Karaman merkez cedit mahallesi 702. Sokakta bulunan üzerinde kitabesi olan, tarihi çeşme günden güne derin tahribata uğrarken dış cephesi, birçok tarihi eser gibi sprey boyalardan nasibini almış. Nedeyse her tarafı çöplüğe dönen çeşme yetkililerin ilgisini bekliyor.

Maalesef Karaman sokaklarında bulunan bunun gibi onlarca Tarihi çeşmelerin hemen hepsi bu durumda. Yetkililerden ve vatandaşlarımızdan isteğimiz Atalarımızdan kalan bu miraslara sahip çıkmaları ve korumaları…

B.M. Kör ve Sağır; Güney Türkistan Tamamen Sular Altında B.M. Kör ve Sağır; Güney Türkistan Tamamen Sular Altında

Karaman’da toplamda ecdat yadigarı bir dönemler 500’e yakın çeşme olduğu, şu an kayıt altında 60 kadarının olduğuna dair bilgi alındı. Ama bu çeşmelerin yaklaşık 60-70 tanesinden su akıyor.  Diğerlerinin hiçbirinden su akmıyor. Pek çok çeşme de tahrip edilmiş durumda. 

Bir kamu kurumunun bazı çalışanları marifetiyle sonradan üzerine kireçli su sürülmek suretiyle kapatılmaya çalışılan "salça çekimi  reklamı içeren duvar yazısı" tarihi çeşmedeki bu rezaletin üzerine mum dikti. Bu duyarsızlık karşısında Söyleyeceğimiz Çok Şey Var Ama Suratımıza Boş Boş Bakılacağını Düşündük Vazgeçtik. 

“SU KAYNAKLARININ ÜZERİNE BİNALAR YAPILDI, ÇEŞMELER KURUDU”
Karaman’ın çeşmelerinin makus bir talihi olduğunu dile getiren bilim insanları, şöyle devam etti:
“1930’larla beraber, yaklaşık 1940’lara kadar Karaman’da bulunan yaklaşık 900 tane çeşme var. Bu çeşmelerin tamamına yakınında sular akıyor. 1930 ve 40’larda şehirde evlere Terkos suyu şebekesi verilmeye başlayınca mahalle çeşmelerinin önemi ortadan kalkıyor. Devamındaki süreçte 1960’larla beraber şehrin hızlıca büyümesi ile bu çeşmelerin pek çoğunun su kaynağı buranın çok yakın yerleri.pek çok çeşmenin su kaynakları üzerine bina yapınca, çeşmelerin suyu kuruyor. Kuruduktan sonra da bu çeşmeler atıl duruma geliyor. çeşmelerin büyük bir kısmı zamanla yolun kot farkının yükselmesi ile yolun altında kalmış.

Büyük bir kısmın üzerine  yazılar yazılmış, çeşmeleri çalınmış, mermerleri ve kitabeleri kırılmış durumda. Halbuki bunların büyük bir kısmı vakıf eseri ve vakıf eserlerinin kıyamete kadar devam edilmesi konusunda vakıf senetleri var. Ama maalesef bu eserleri ayakta tutamamak bizi yöneten ve yönlendirenlerin ayıpları aslında.”

“KORUMA ALTINA ALINMASI İÇİN RESMİ STATÜLERİ BELİRLENMELİ"                          Böylesi çeşmelerin koruma altına alınması için öncelikle çeşmenin resmi statüsünün kesinleşmesi gerektiğinin altını çizen akademisyenler ve tarihçiler “Karaman’da tarihi eserlerde çeşmeler bazında şöyle bir sorun var. Bir tarihi yapının, aynı tipteki tarihi yapıların 5-6 tane farklı sahibi çıkıyor.Karaman da görülen böylesi birçok çeşmenin sahibi Vakıflar Genel Müdürlüğü iken, başka bir çeşmenin il veya ilçe belediyelerinde, başka bir çeşmenin bir özel kurumda olduğu görülüyor. Bu çift başlılık, çok başlılık yüzünden çeşmelere bazı kurumların, özellikle Kültür Bakanlığı’nın direkt müdahale etmesi söz konusu olmuyor.

ŞEHRİN KÜLTÜR ENVANTERİ BİR AN EVVLE EN GÜNCEL HÂLİYLE ÇIKARILMALI..."
İlk yapılması gereken bir kültür envanterinin net bir şekilde çıkartılması. Ondan sonra çeşmelerin özellikle resmi bir kuruma bağlanması. Ya da Belediye su işletmesine…Daha sonra o kurum üzerinden çeşmelerin sırayla onarılarak, hepsinin sularının akıtılması lazım” dedi.

“ÇEŞMENİN SUYUNU AKITMAZSANIZ HARAP OLUYOR”
Suyu akıtılmayan çeşmelerin gün geçtikçe harap olduğunu vurgulayan Akademisyen ve Tarihçiler: “Çeşmeyi istediğiniz kadar imar edin, eğer çeşmenin suyunu akıtmazsanız, çeşme yeniden harap oluyor. Çünkü her çeşme kendi çevresinde bir Habitat barındırıyor. Sadece insanlar değil, sokak hayvanları da özellikle çok sıcak yaz aylarında. Karaman’ın cadde ve sokaklarındaki sahipli yada sahipsiz,sosyal hayvanlar gelip o çeşmelerden su içiyor. Bir Çeşme suyunu kesmek demek etrafındaki bütün habitatı yani kediyi, köpeği çimenleri bile yok etmeniz demek. Dolayısıyla İstanbul’daki çeşmelerin suyunun mutlaka akması lazım. Bu çeşmelerin onarılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.