Sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren klinik, hastane ve aracı kuruluşları yakından ilgilendiren gelişmede, komplikasyon sigortasını zorunlu kılan düzenleme hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verildi. Ancak uzmanlara göre karar, sağlık kuruluşlarının diğer hukuki sorumluluklarını ortadan kaldırmıyor.

İSTANBUL (İGFA) - Sağlık turizminde faaliyet gösteren kuruluşlar açısından önemli bir hukuki gelişme yaşandı. Son yönetmelikle getirilen komplikasyon sigortası zorunluluğuna karşı açılan davada, ilgili madde hakkında yürütmenin durdurulması kararı verildi.

Kararla birlikte sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren klinik, hastane ve aracı kuruluşlar açısından komplikasyon sigortası yaptırma zorunluluğu şimdilik ortadan kalktı. Ancak bu durum, sağlık hizmeti sunan kuruluşların hukuki sorumluluklarının sona erdiği anlamına gelmiyor.

'ARTIK ZORUNLU DEĞİL AMA İSTEĞE BAĞLI YAPILABİLİR'

İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, kararın yalnızca komplikasyon sigortası zorunluluğuna ilişkin olduğunu belirtti. Korkut, uygulamanın başlangıcında düşük teminatlı ve ihtiyacı karşılamayan sigortaların yapılmaya başlandığını ifade ederek, yürütmenin durdurulması kararının bu açıdan olumlu değerlendirilebileceğini söyledi.

Korkut'a göre sağlık kuruluşları artık komplikasyon sigortasını zorunlu olarak yaptırmak durumunda değil, ancak isteyen kuruluşlar bu sigortayı yaptırabilecek.

DÜZENLEME AMACINA ULAŞAMADI

Komplikasyon sigortasının temel amacının, tıbbi müdahale sonrasında ortaya çıkabilecek istenmeyen durumlarda hastaların korunması ve oluşabilecek zararların sigorta yoluyla karşılanması olduğunu belirten Korkut, mevcut düzenlemenin bu hedefe tam olarak ulaşamadığını savundu. Sigortanın kapsamı, hangi durumlarda devreye gireceği ve teminatların nasıl belirleneceği konusunda yeterince açık düzenleme bulunmamasının uygulamada belirsizlik oluşturduğunu ifade eden Korkut, bu nedenle sigorta şirketleri açısından da sorunlar ortaya çıktığını söyledi.

'DİĞER SORUMLULUKLAR DEVAM EDİYOR'

Yürütmenin durdurulması kararının sağlık turizmi alanındaki diğer yükümlülükleri ortadan kaldırmadığını vurgulayan Korkut, klinik, hastane ve aracı kuruluşların mevzuattan kaynaklanan sorumluluklarının devam ettiğini belirtti. Sağlık turizminin yalnızca komplikasyon sigortasından ibaret olmadığını ifade eden Korkut, özellikle kişisel verilerin korunması, sözleşmeler, tercüme hizmetleri, hastanın aydınlatılması ve onam süreçlerinin doğru şekilde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti.

Ordu Akkuş'ta 250 hanenin su sorunu çözüldü
Ordu Akkuş'ta 250 hanenin su sorunu çözüldü
İçeriği Görüntüle

Korkut, yabancı hastaların tıbbi işlemler ve olası komplikasyonlar konusunda kendi dillerinde, doğru ve anlaşılır biçimde bilgilendirilmesinin önemini vurguladı. Özellikle tercüme hizmetlerinde alanında yetkin kişilerle çalışılması gerektiğini belirten Korkut, aydınlatılmış onam formlarının da hastanın anlayabileceği şekilde hazırlanması gerektiğini söyledi.

'HASTA HER ZAMAN DAVA AÇABİLİR'

Korkut, komplikasyon sigortası zorunluluğunun durdurulmasının sağlık kuruluşlarının komplikasyonlar veya diğer sağlık hizmetleri süreçlerindeki tüm sorumluluklarını ortadan kaldırmadığının altını çizdi. Korkut, 'Hasta, yaşadığı bir sorunla ilgili olarak her zaman dava açabilir ve hukuki yollara başvurabilir' değerlendirmesinde bulundu.

Böylece yürütmenin durdurulması kararı, sağlık turizmi sektöründeki kuruluşların sigorta yükümlülüğüne ilişkin önemli bir değişiklik getirirken, hasta hakları ve sağlık hizmetinin sunumundan doğan diğer hukuki yükümlülükler açısından mevcut sorumlulukların devam ettiği vurgulanmış oldu.

Kaynak: RSS