DUYARLILIK

Türk Bayrağı’nı İndiren Hain' Tahliye Kararı

Beş ay önce Nusaybin'de Türk bayrağını indirip yere atan Diyar Koç adlı terörist gözaltından serbest bırakıldı.

Nusaybin’de şanlı bayrağımızı indirip yerlerde tekmeleyen PKK sempatizanı tahliye edildi. Çıkar çıkmaz zafer işareti yaptı, vatandaşlar büyük öfke gösterdi.

5 ay önce Mardin’in Nusaybin ilçesinde sınır bölgesinde Türk bayrağına karşı provokatif saldırı gerçekleştiren 25 yaşındaki Diyar Koç, Sincan Cezaevi’nden geçtiğimiz gün tahliye edildi.

'ÖRGÜT ÜYELİĞİ'

Dem Parti’nin 20 Ocak’ta Nusaybin ilçesinde gerçekleştirdiği grup toplantısı ardından Suriye yönetimi, sdg kontrolündeki bölgeye dönük operasyonlarına tepki olarak yapılan toplantının ardından bir grup pkk sempatizanı sınıra doğru yönelmişti. Çıkan arbede de bayrağımızı indirme cüretinde bulunan Koç, ardından çirkin saldırısını bayrağı tekmeleyerek sürdürmüştü.

Koç hakkında, “örgüt üyeliği”, “örgüt propagandası” ve “askeri alana izinsiz girme” suçlamaları ile açılan davanın ilk duruşması Mardin 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Koç, tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanırken, avukatı Rıdvan Kurt duruşmada hazır bulundu.

Kimlik tespiti ile başlayan duruşmada Koç, suçlamaları ret ederek, maruz kaldığı işkenceleri anlattı. Koç, işkence yapanlardan şikayetçi olduğunu belirterek, tahliyesini talep etti. Koç’un avukatı Rıdvan Kurt da suçun yasal unsurlarının oluşmadığını belirterek, tahliye talebinde bulundu.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti Koç’un adli kontrol şartı ile tahliyesine karar verdi. Bir sonraki duruşma 29 Eylül tarihinde görülecek.

Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nden tahliye olan Koç'u cezaevi önünde; Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Ankara İl Örgütü, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatları ile Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED) temsilcileri karşıladı.

Burada konuşan Koç, "Kürt halkı, hiçbir zaman direnişinden vazgeçmedi. Zindanlarda da direnmeye devam etti. Özgürlük ve barış için direnişimizi sürdürüyoruz. diye başlayıp dünya dilleri içinde sayılmayan tuhaf sesler çıkararak sevincini ifade etmeye çalıştı.

Diyar Koç, tahliyesini böyle kutladı.

KARARA TEPKİ

Tahliye ardından sosyal medyada vatandaşlar büyük tepki gösterdi. Böyle bir saldırının gereken cezayı almadığını dile getiren vatandaşlar, “Şanlı Türk Bayrağı’na dokunanların cezası bu olmamalıydı” yorumlarında bulundu. Bazı kullanıcılar ise çözüm sürecine atıfta bulunarak adalet sistemini eleştirdi.

Vatandaşlar, vergilerimizle okuyup hakim savcı olanların Bu Milletinin kutsallarına düşmanca hareket ettiği düşüncesine kapılmak üzere olduklarını, belirttiler; Böylesi kararlara imza koyan hukuk uygulayıcılarına: "Siz hangi ülkenin adaleti adına o kürsüde oturuyorsunuz? "Örgüt üyeliği", "örgüt propagandası" ve "sınır güvenliğini ihlal" gibi ağır suçlamalar ortadayken, en önemlisi de bu devletin namusu olan ay-yıldızlı bayrağı postallarıyla tekmeleyen bir haini, hangi adli kontrol şartı temizleyebilir?

Bu karar, sokaktaki vatandaşın adalet duygusuna indirilmiş en ağır darbedir. Şehitlerimizin kemiklerini sızlatan, terör sevicileri cesaretlendiren bu gevşek tutum, hukukun üstünlüğüyle açıklanamaz! Adalet, terör örgütü sempatizanlarına esneklik gösterme yeri değil; devletin ve milletin onurunu koruma merciidir. Bu fahiş hatadan derhal dönülmeli, Türk Bayrağı'na uzanan o kirli eller hak ettiği en ağır cezayla parmaklıklar arkasına geri gönderilmelidir! Tarih de, bu necip millet de bu kararı verenleri asla unutmayacaktır!" diyen vatandaşlar bu karara saygı duymadıklarını ve böylesi kararlarda imzası olan herkesi not aldıklarını açıkça sile getirdiler.

BAYRAĞI BÖYLE İNDİRMİŞTİ

Diyar Koç adlı hain, olay günü sınır bölgesinde ihlaller gerçekleştirerek, karakol önünde bulunan Türk Bayrağı’nı böyle indirip ardından yerlerde tekmelemişti.

"Adalet mülkün temelidir" düsturu, altındaki asırlık kürsüleri koruyan yegane kalkandır. Unutulmamalıdır ki, ceza muhakemesinde verilen kararlar sadece sanığı değil, o kararın altına imza atan iradenin sadakatini ve basiretini de tartıya çıkarır.

Bugün anayasal düzenin namusu olan bir sembolü ayaklar altına alanları adli kontrol safsatasıyla sokağa bırakanlar, yarın o sokaklarda hukukun koruyucu gölgesini arayacak ilk kişiler olmak zorunda kalabilirler. Devletin egemenlik alametini korumaktan imtina eden bir yargısal refleks, kendi meşruiyet zeminini de kendi elleriyle aşındırır.

Hukuk tarihi, konjonktürel esnekliklerle veya basiretsiz kararlarla devletin ve milletin onurunu pazarlık konusu yapanların, er ya da geç o çok güvendikleri cübbelerin ağırlığı altında nasıl ezildiklerinin ibretlik vesikalarıyla doludur. Unutmayın: Devlet hafızası da, ceza hukukunun sarsılmaz çarkları da zamanı geldiğinde her ihmali ve her rızayı ait olduğu teraziye koymayı çok iyi bilir. Kürsüdeki geçici konfor, yarının kaçınılmaz hukuki ve tarihi sorumluluğundan kimseyi azade kılmaz.

HAYALLERLE UYUTULANLAR ATYIK UYANABİLİRMİ ARTIK...

Terör örgütü pkk'nın sözde yöneticilerinden Murat Karayılan, örgütün yayın organına yaptığı açıklamalarıyla Terörsüz Türkiye sürecini yokuşa sürmeye devam ediyor. Örgütün silah bırakma niyetinin olmadığını açıkça ifade eden Karayılan, İmralı'nın aksine 12. Kongre'de aldıkları kararların tam tersi bir açıklama yaparak örgütsel stratejilerini şu sözlerle özetledi:

"Biz ‘silah bırakacağız’ demedik. Biz ‘Silahlı mücadele stratejisini durduruyoruz’ dedik. Silah bırakmak için Öcalan'ın kendisinin bu süreci geliştirmesi gerekiyor. Başka bir deyişle özgür olmalı. Kararlarda bu var."

KÜÇÜCÜK EVLATLARIN DÖVÜLÜYOR, FAİLLER İKİNCİ DURUŞMADA TAHLİYE EDİLİYOR...

Yalova'da, bir babayı ve 14 aylık kızını kafatası kırılana kadar döven ve "Biz Van'lıyız, biz bir kabileyiz" diye bağıran yaşam formları , ikinci duruşmada yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

𐰇𐰕𐰀:𐱅𐰭𐰼𐰃:𐰉𐰽𐰢𐰾𐰺:𐰀𐰾𐰺𐰀:𐰘𐰼:𐱅𐰠𐰤𐰢𐰾𐰼

𐱅𐰇𐰼𐰰:𐰉𐰆𐰑𐰣:𐰃𐰠𐰤𐰃𐰤:𐱅𐰇𐰼 𐰤𐰏𐰤:𐰚𐰢:𐰺𐱃𐱃𐰃:𐰆𐰑𐰲𐰃:𐰼𐱅𐰃

𐱅𐰇𐰼𐰰:𐰉𐰆𐰑𐰣:𐰼𐱅𐰤:𐰇𐰚𐰤

#SonDakika #DiyarKoç #AdaletSkandalı #TeröreGeçitYok #HukukDepremi #ŞokHaber #YargıdaSkandal #TeröristTahliye