Abla Ayygül DOKU:"Gülistan DOKU dosyasında üst düzey kamu görevlisi olarak kodlanan fail Tuncay SONEL'dir."
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisiyken kaybettirilen ve 5 Ocak 2020’den bu yana akıbeti bilinmeyen 21 yaşındaki Gülistan Doku’nun soruşturmasına ilişkin avukat ve aile tarafından yapılan açıklamalarda, dosyada delil karartma ve dijital kayıtların silinmesine yönelik yeni iddialar gündeme geldi. Abla Doku, gözaltında olan polisin delilleri silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi.
6 yıl önce kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’inci sınıf öğrencisi Gülistan Doku dosyasında 14 Nisan’da 13 kişinin gözaltına alınmasının ardından, yeni gelişmeler devam ediyor.
Doku ailesinin avukatı Ali Çimen ve Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, Tunceli Adliyesi önünde soruşturma dosyasına ilişkin gazetecilere açıklama yaptı.
'TUNCAY SONEL GÖRÜŞMELERİ SİLMİŞ'
Avukat Ali Çimen, dosyanın gelişimine ilişkin daha önce de basın mensuplarına aşama aşama bilgi verdiklerini belirterek, şunları söyledi:
"Geldiğimiz noktada dosyanın örtbas edilmesine ilişkin sürekli bahsettiğimiz kamu görevlisi (dönemin Tunceli Valisi) Tuncay Sonel’dir. Gülistan Doku’ya ait telefonun sim kartı, soruşturma birimlerine teslim edilmek üzere kendisine verilmiş, ancak bu sim kart siber çetelerle iş birliği yapılarak Ankara’da bulunan ve şu an gözaltında olan bir polis memuruna teslim edilmiştir. Bu polis memuru da 18 Ocak 2020 tarihinde Gülistan’a ait ve Tuncay Sonel ile yakınlarına ilişkin delillerin bulunduğu görüşmeleri silmiştir.”
Çimen, bu iddiaların delillere dayandığını bildirerek, “Bu eylemi gerçekleştiren kişiyle Tuncay Sonel’in HTS kayıtları dosyaya girmiştir. Ayrıca bu kişiye para verildiği, paranın da Tuncay Sonel’in koruma amiri tarafından gönderildiği banka kayıtlarıyla sabittir” dedi.
HÂLÂ KAMU GÖREVİNDE'
Çimen, Tuncay Sonel’in halen kamu görevinde olmasının soruşturmayı zora soktuğunu ifade ederek, “Tuncay Sonel’in İçişleri Bakanlığı’na bağlı mülkiye başmüfettişi olarak görevini sürdürmesi, dosya açısından kabul edilemez. Delilleri kararttığı maddi bulgularla ortadadır. Bu nedenle derhal görevden alınmasını ve gözaltına alınmasını talep ediyoruz” diye konuştu.
'EN BÜYÜK FAİL TUNCAY SONEL'
Aygül Doku, olaya ilişkin yeni bilgileri paylaştı. Dosya ile ilgili bilgileri dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in arkadaşı Umut Altaş ve ailesinden öğrendiklerini belirten Aygül Doku, “Umut Altaş beni 2-3 defa arıyor, anlatmak istiyor aslında ama bir türlü cesaret edemiyor. Sonra gidip Dêrsim Barosu’na not bırakıyor ve ‘Gülistan’ı öldüren Vali Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’dir’ diye bir not bırakıyor. Dönemin savcısı o notla pek ilgilenmiyor. Biz sonra aileyle görüşmeye gittik. Biz daha oturmadan ‘Allah rahmet eylesin’ dediler. Orada kuşkulandık. Bugüne kadar hiç kimse böyle bir şey demedi. Döndük, ‘Neden bize böyle bir şey söylüyorsun’ diye sorduk. Üsteledik ve annesi, ‘Benim oğlumun tek bir suçu var; valinin oğluyla arkadaş olmasıdır. Biz oğlumuzu çok uyardık, bu tekin değil dedik. Benim çocuğum onunla arkadaş oldu, başını yaktı’ dedi” ifadelerini kullandı.
Umut Altaş’ın Amerika’ya kaçtığını dile getiren Aygül Doku, “Anne ve babasına, ‘Oğlunuz Amerika’ya kaçtığına göre sizin oğlunuz Gülistan’ı öldürmüş’ dedik. Bunu kesin bir dille reddettiler. Ardından Umut’un numarasını verdiler aradım. Umut Altaş bu olay olduğunda daha 18 yaşında. Bu olayı kaldıramamış. Baroya notu o şekilde bırakmış. Bana ulaşmaya çalışmış. Tuncay Sonel hemen Amerika’ya göndermiş. Umut, ‘Ben yapamadım ama sana yardımcı olacağım, bana 2-3 gün ver’ dedi. Umut benle konuşacaktı. Umut’un ailesi ve buradakiler susturdu. Ondan sonra Umut’a ulaşamadık. Umut, Gülistan öldürülürken arabada olduğunu söylüyor. Öldürürken yanında Umut vardı. Eğer Umut katil olsaydı bana yardımcı olacağını söylemezdi. Bugün Umut olmasaydı Tuncay Sonel’in oğlunun ismini bilmiyordum” diye belirtti.
Gülistan Doku’nun ablası canlı yayında vali oğlunu işaret etti – Kan parası, siber çete ve Amerika’ya kaçırılan tanık detayı şok etti.
Aygül Doku, Özel bir TV canlı yayınında kardeşinin **bir şantaj veya yasa dışı işe zorlandığını, “Sizi ifşa edeceğim” dediği için öldürüldüğünü** söyledi. **“Katil Mustafa Türkay Sonel’dir”** (dönemin Valisi Tuncay Sonel’in oğlu) dedi. İddiasını, **Amerika’ya kaçırılan tanık Umut Altaş**’ın baroya gönderdiği nota dayandırdı.
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi **Gülistan Doku**’dan 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamıyor. Yaklaşık yedi yıldır süren dosyada, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı yeni süreç ve 13 kişinin gözaltına alınmasıyla birlikte sarsıcı iddialar gündeme geldi.
Abla Aygül Doku, Özel bir TV canlı yayınında dönemin mülki amirlerini ve kamu görevlilerini doğrudan hedef alarak kardeşinin bir cinayete kurban gittiğini ve olayın organize bir şekilde örtbas edildiğini söyledi.
Aygül Doku, olayın ilk gününden itibaren kamuoyunun ve ailenin “intihar” algısıyla yanıltıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bizi o kente ilk geldiğimiz zaman hemen dönemin valisi Tuncay Sonel apar topar köprüye götürdü. ‘Kızınız intihar etti’ dedi. Biz 7 yıldır papağan gibi tekrar ediyoruz: Kızımız intihar etmedi. Çünkü kızım beni aramıştı, benden KPSS kitaplarını istemişti, anneme hediyeler almıştı. Aslında Tuncay Sonel, Gülistan’ın o suda olmadığını ilk günden beri biliyordu.”
“KATİLİ İLK DEFA AÇIKLIYORUM: MUSTAFA TÜRKAY SONEL”
Aygül Doku, yıllardır süren sessizliğini bozarak cinayetin faili olduğunu iddia ettiği ismi ilk kez kamuoyuyla paylaştı. İddiasını, şu an **Amerika’da bulunan Umut Altaş isimli bir tanığın baroya gönderdiği nota dayandırdı:
“Kızımızın katili Mustafa Türkay Sonel’dir (dönemin valisinin oğlu). Biz bu katili, onun en yakın arkadaşı olan Umut Altaş’tan öğrendik. Umut bana, ‘Abla benim bildiğim çok şey var, ben sana yardımcı olacağım’ dedi. Tuncay Sonel her şeyi o kadar şeytani hesaplamış ki; sadece bizi o köprüye götürüp delilleri silmekle yetinmemiş, Umut’u da o sürede apar topar Amerika’ya göndermiş." ifadelerini kullandı.
KÖTÜ BİR ŞEYE ZORLADILAR, KABUL ETMEYİNCE ÖLDÜRDÜLER”
Cinayetin nedenine ilişkin çarpıcı bir iddia ortaya atan Aygül Doku, kardeşinin bir şantaj veya yasa dışı bir işe zorlandığını, direnmesi üzerine ortadan kaldırıldığını öne sürdü:
ESKİ SEYDİŞEHİR KAYMAKAMI SN. TUNCAY SONEL BU KÖTÜ ŞEY NE ?
Kızımızı "kötü bir şeye zorluyorlar". Kızımız da bunu kabul etmediği için, "Sizi ifşa edeceğim’" dediği için Gülistan’ı öldürüyorlar. Gülistan o gece Zaynal’a (Zeinal Abakarov) gidiyor, bunu anlatıyor. Orada Gülistan’ı bir şeye zorluyorlar. Gülistan böyle bir yolun yolcusu değil, kabul etmiyor. ‘Sizi şikayet edeceğim’ dediği için **‘Gülistan’dan kurtulalım’** diyorlar. Gülistan’ıma tuzak kurmuşlar.”*
“GÜLİSTAN’IN KAN PARASINI YEDİLER – VALİ TATİL YAPTIRDI”
Tunceli'de, 5 Ocak 2020'den bu yana haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan ihraç polis memuru Gökhan Ertok'un, Doku'nun kaybolduktan 13 gün sonra sim kartını kullandığı ve yaklaşık 3 saat boyunca kullanıp veri transferi yaptığı soruşturma dosyasına girdi. Dosyada ayrıca, Ertok'un dönemin valisi Tuncay Sonel ile gözaltında bulunan eski koruma Şükrü Eroğlu'yla görüşmeleri ve para transferinin olduğu tespit edildi.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Celal ve Nurşen Altaş çifti hakkında da konuşan Aygül Doku, bu kişilerin olayı bildiklerini ancak maddi menfaat karşılığında sustuklarını iddia etti:
Susma karşılığında **Gülistan’ın kan parasını yiyenler, bugünkü gözaltında olan Celal ve Nurşen Altaş’tır. Biz ve dalgıçlar karda kışta Gülistan’ı ararken, bunlar susmayı tercih edip Ordu’ya valiyi ziyarete, tatile gidiyorlar. Sahilde fotoğrafları var. Vali bunları yediriyor, içiriyor; Gülistan’ın kan parasını yediriyor. Çok korkunç bir felaketle karşı karşıyayız.”
Altı yıl sonra yeniden açılan dosyada gizli tanık, JASAT’a Gülistan Doku’nun öldürüldüğünü ve naaşının bulunma endişesiyle birden fazla kez yer değiştirdiğini anlattı. Bunun üzerine şüpheli bölgede yeraltı görüntüleme cihazı (YGS) ile inceleme yapıldı.
Yeraltı Görüntüleme Cihazı Arama Sonuç Raporu”nda operatör şu ifadelere yer verdi:
YGS cihazının uyarı vermesi ile şüpheli bir boşluk olduğu, bu boşluğun ebatlarının ortalama olarak **1.60-1.70 cm uzunluğunda, 70-80 cm genişliğinde, 80 cm derinliğinde mezar görüntüsünde** olduğunu tespit ettim. Tespit ettiğim boşluğa bir şahsın **gömülüp belli bir süreden sonra çıkarıldığı**, bu sürenin yaklaşık **1-2 yıl** arasında olduğunu, tespit edilen boşluğa ceset ile birlikte **sırt çantası tarzında bir cisim ile silahın da gömülmüş olabileceğini** değerlendirmekteyim.”*
SİM KART VALİLİKTEN SİBER ÇETEYE: GECE 04.00 VERİ KATLİAMI
Doku ailesinin avukatı Ali Çimen’in belgelere dayandırdığı iddialara göre:
- Gülistan’ın kullandığı telefona ait **sim kart**, kaybolmasından günler sonra **dönemin üst düzey bir kamu görevlisine** (kulislerde Tuncay Sonel olarak biliniyor) teslim edildi.
- Sim kart **resmi soruşturma dosyasına hiç girmedi**. Daha sonra **Ankara’da faaliyet gösteren bir siber çeteye** iletildi.
- **18 Ocak 2020 gecesi, saat 04.00’te**, sim kart **polis memuru Gökhan Ertok**’un telefonuna takıldı.
- Aynı saatlerde Gülistan’ın **Instagram ve WhatsApp** hesaplarına giriş yapılarak tüm dijital veriler silindi.
Çimen, Gökhan Ertok’un **itirafçı olarak kendilerine mail yoluyla başvurduğunu** ve şu an gözaltında olduğunu açıkladı. Çimen, **HTS ve banka kayıtlarının** Tuncay Sonel ile Gökhan Ertok arasında **para trafiği ve sürekli görüşme** olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.
ZEİNAL ABAKAROV’UN MESAJLARI: “DEVLET DE BİR ŞEY YAPAMAZ”
Dosyaya giren yazışmalarda, başşüpheli Zeinal Abakarov’un Gülistan Doku’ya gönderdiği mesajlar soruşturma makamları tarafından “tehdit ve alıkoyma” ihtimali üzerinde yoğunlaştırdı:
“Seni zorla bir yerde tutuyorlar diye korkuyorum. Gülistan korkma, güven bana. Ben geleceğim, isterse öldürsün beni ama seni çıkarmaya çalışırım. Devlet de bir şey yapamaz. ” ifadelerini kullandığı anlık mesajlaşma programı yazışma içeriklerinde görüldü.
Abakarov’un ayrıca **Rus vatandaşlığını kullanarak** konsolosluk kanalıyla Gülistan’ı yurt dışına kaçırma planları yaptığı da kayıtlara geçti.
Görgü Tanıkları: Gülistan Doku kaybolmadan bir gün önce Abarok ile tartıştı, Abarok onu zorla arabanın içine sokmaya çalıştı, Gülistan çevredekilerin yardımıyla kurtuldu Kaybolduğu gün Abarok’un çalıştığı pastanenin otoparakında buluştular. Abarok, Doku’ya bağırdı.
7 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON: 12 GÖZALTI, 2’NCİ DALGA BEKLENİYOR
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, JASAT ve Ulusal Kriminal Büro’nun sunduğu yeni raporlar doğrultusunda **“kasten öldürme” ve “delilleri karartma”** şüphesiyle **7 ilde eş zamanlı operasyon** düzenlendi. 13 kişi hakkında gözaltı kararı verildi, ilk etapta 11 kişi gözaltına alındı, gün içinde bu sayı 14’e yükseldi.
Gözaltına alınanlar arasında şu isimler yer alıyor:
- **Mustafa Türkay Sonel** (dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu)
- **Zeinal Abakarov** (başşüpheli, Rus vatandaşı)
- **Gökhan Ertok** (ihraç eski polis memuru, hacker)
- **Engin Yücer** (Zeinal’ın eski polis olan üvey babası)
- **Cemile Yücer** (Zeinal’ın annesi)
- **Şükrü Eroğlu** (dönemin valisinin koruması)
- **Celal Altaş ve Nurşen Arıkan** (“kan parası” ile suçlanan çift)
- **Savaş Gültürk ve Süleyman Önal** (Munzur Üniversitesi’nde kameralardan sorumlu görevliler)
- **Uğurcan Açıkgöz** (Mustafa Türkay Sonel’in arkadaşı)
- **Erdoğan Elaldı** (o dönem Tunceli İl Özel İdare’de çalışan kişi)
Bugün de Bursa’da Eski polis Ferhat Hanedan Güven'in gözaltına alındığı öğrenildi.
Güven ifadesi alınmak üzere Tunceli’ye getirildi.
İfade İşlemleri Başladı
Şu anda gözaltında bulunan 14 şahıstan ifadeleri ilk alınanlar Celal Altaş ve Nurşen Arıkan oldu. Geçmişte evli olan Nurşen Arıkan ve Celal Altaş’ın oğulları şu anda Amerika’da bulunuyor. Amerika’da bulunan oğullarının Türkiye’ye getirilmesi için resmi girişimlerde bulunulacağı iddiası da konuşulanlar arasında yer alıyor.
Avukat Ali Çimen, olaya iştirak edenlerin “insan öldürme” suçlamasıyla alındığını belirterek şunları söyledi:
"Üst düzey kamu görevlileri henüz gözaltına alınmadı, muhtemelen onlar da alınacak. Bundan sonrasında üst düzey kamu görevlisi ve onun etrafında şekillenen suç örgütünün ortaya çıkarılması gerekiyor. **2’nci dalganın bir an önce failler kaçmadan yapılmasını istiyoruz."
KAMERALAR NEDEN “ARIZALIYDI”? 700 SAATLİK YENİ GÖRÜNTÜ
Dosyada dikkat çeken bir başka unsur ise kamera kayıtları. Gülistan Doku’nun kaybolduğu gün valilik karşısındaki duraktan minibüse bindiği biliniyor ancak minibüsten nerede indiği belirlenemedi. Viyadüğü gören bazı kamera kayıtlarının ya hiç alınamadığı ya da net olmadığı, bir üniversite kamerasının da “arızalı” olduğu belirtildi.
Gülistan’ın kaybolmadan önceki gece Abakarov’un evine girdiği görüntülendi. **Ertesi gün kameranın açısının değiştiği** ve ev kapısının görünmediği tutanaklara yansıdı.
Dosya, yeni savcıyla birlikte yeniden derinleştirildi. **31 Ekim 2025**’te kaybolma günü ve öncesine ait **700 saatlik KGYS ve işyeri kamerası görüntüsü** soruşturmaya eklendi.
AVUKATA İSİMSİZ NOT
NTV ve Habertürk’ün haberlerine göre aile avukatına bırakılan **isimsiz not** da soruşturmada dikkat çeken başlıklardan biri oldu. Notta Mustafa Türkay Sonel’in adı geçiyordu. Yapılan incelemelerde, Mustafa Türkay Sonel’in **olay günü ve gecesine ilişkin araç hareketlerinin olağan akışla bağdaşmadığı** değerlendirildi.
TUNCAY SONEL YARGILANMADAN DOSYA ÇÖZÜLMEZ
Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu'’nun “iğneyle kuyu kazar gibi” çalıştığını belirten Aygül Doku, adaletin tecelli etmesi için İçişleri Bakanlığı’nın da harekete geçmesi gerektiğini vurguladı:
Abla Aygül Doku: "Başsavcımız Sayın Ebru Cansu gerçekten tarih yazıyor. Ama bu kıymetli adım kadar **İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi**’nin de bir adım atması gerekiyor. Dönemin valisi Tuncay Sonel’in yargılanıp sorgulanabilmesi için **görevden alınması (açığa alınması)** lazım. Bu dosyada Tuncay Sonel yargılandığı, gözaltına alındığı zaman dosya çözülecek. **Bütün ipler onda kopuyor." dedi.
Gözaltındaki 14 şüphelinin sorgusu devam ediyor. Emniyet birimleri, özellikle dijital müdahaleyi gerçekleştiren şahıslar ile Gülistan Doku’nun son görüldüğü anlar arasındaki kronolojik bağı çözmeye odaklanmış durumda. Kamuoyu, yedi yıldır süren bu karanlık dosyanın aydınlanmasını ve Tuncay Sonel’in de gözaltına alınmasını bekliyor.