Üniversite mi, Truva Atı mı?
Bilgi Üniversitesi Santralistanbul Kampüsün'de kadınların 8 Mart etkinliğine turnikelerden atlayarak içeriye giren 20-30 kişi olduğu öğrenilen bir gurup ile arbede yaşandı. 
 


Yaşanan arbeden'nin ardından kendilerine yakın duruş gösteren yönetime de tepkilerini gösteren öğrenciler, daha önce de benzer şeyler yaşandığını ama güvenlik alınmadığını söyledi.

Çıkan arbedede Medya ve İletişim Sistemleri 4’üncü sınıf öğrencisi İrem Esmer, gözünden aldığı darbe ile yaralandı. Saldırı sonrasında okula çağırılan polis ekipleri 6 kişiyi gözaltına aldı.
Bilgi Üniversitesi’nden saldırıya ilişkin yapılan açıklamada ise “Üniversitemiz tüm saldırganlar hakkında savcılığa ilgili başvuruyu yapmak üzere gerekli süreci başlatmış olup, saldırganlar arasında yer alan İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri hakkında ayrıca disiplin soruşturması açmıştır” denildi.

Hak Arayışımı ? Tahrik mi? Olay Twitter'dan Böyle Duyuruldu: 
 




YARALANDIĞI BİLDİRİLEN ÖĞRENCİ'NİN PAYLAŞIMLARINA BAKARMISIN EY BİLGİ ÜNİVERSİTESİ

Bilgi Üniversitesindeki olaylarda dayak yediği söylenen ve kahraman ilan edilen İREM ESMER' de Terörist destekçisi çıktı.


 


Bu Paylaşımları Yapan Bir Öğrenci Hakkında Gerekli Yasal İşlem başlatacakmısınız BİLGİ Üniversitesi?
Üzerinde Bulunduğunuz Coğrafya'nın Adı Almanya Değil,TÜRKİYE

Ülkesi ve Milleti ile bölünmez ve parçalanamaz bir bütün olan Türkiye Devleti'nin toprakları üzerinde Bilim ve Eğitim Faaliyetlerini Ticari bir amaçla yürüten bir üniversite olarak,içinde faaliyet gösterdiğiniz toplumun değerlerine hiç olmazsa saygılı bir biçimde harreket etme zorunluluğunuz var, aynı mantalite ve paradigmal seyir ile bir başka ülkede ne kadar,nereye kadar faaliyetlerinize devam edebilirsiniz,Sayın BİLGİ Üniversitesi.
Bu Genel Geçer Bir Dünya Kanunu'dur, bulunduğunuz yerin sosyolojik zemini ve birleştirici değerlerine saygı göstermez iseniz,o yerde kalıcı olamazsınız,bu her toplumda böyledir,istisnaları var ise lütfen bizi bilgilendir Sayın BİLGİ Üniversitesi.

 

Teröristlere destek veren,Öğrenci kılığındaki "Stajer Terörist"leriniz için Planlarınız Nelerdir?
TERÖRÜ VE TERÖRİST'İ ÖVMEK VE DESTEK OLMAK SUÇTUR,CESUR BİR CUMHURİYET SAVCISI ARANIYOR HABERİMİZ VE BELGELERİMİZ İHBARDIR...
Bilgi Üniversitesi'nde öğrenciler 8 Mart saldırısını protesto etti Bilgi Üniversitesi Santralistanbul Kampüsü'nde 8 Mart Kadınlar Günü etkinliği için açılan standa, dışarıdan gelen grup tarafından saldırılmasının ardından bugün öğrenciler üniversitenin bahçesinde toplandı. Saldırıdan üniversite yönetimini sorumlu tutan öğrenciler, rektörlük binasına yürüdü.
Bilgi Üniversitesi'nde öğrenciler 8 Mart saldırısını protesto etti "Yaşasın kadın dayanışması", "Erkek adalet değil, gerçek adalet", "Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz" diye slogan atan öğrenciler, rektörlük önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı grup adına İletişim Fakültesi öğrencisi Rabia Demiroğlu okudu. Demiroğlu, "Faşist bir erkek grubu tarafından saldırıya uğradık. Tekbir getirerek ellerinde bıçaklarla bize saldıran erkek grubuna karşı öz savunma yaptık. Dün yaşanan olayın ayak seslerini 2 yıldır duyuyoruz. Üniversite yönetimi bu durumdan haberdar olmasına rağmen bu tehditlere göz yummuştur" diye konuştu. 
Yeri Gelmişken Belgelerle Soralım,Bilgi Üniversitesi'nde Neler Oluyor? 
PKK'ya destek veren 1100 akademisyenden biri olan Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Esra Arsan'ın, daha önce de derste pkk  propagandası yaptığı belgelenmişti.
Bilgi Üniversitesi için bu ne ilk ne de son skandal...

Daha önce terörle mücadele operasyonlarına karşı çıkan ihanet bildirisine imza atan pekçok akademisyenin Bilgi Üniversitesi bünyesinde olduğu ortaya çıkmıştı.
O akademisyenlerden biri de Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Esra Arsan'dı.

Arsan'ın daha önce de derste terör örgütü PKK propagandası yaptığı ortaya çıkmıştı.
27 Ekim’de ‘World in Pictures’ isimli derste bir saat boyunca PKK, PYD ve YPG gibi silahlı terör örgütlerini aklayıcı ifadeler kullanan Esra Arsan öğrencilerinin tepkisini de toplamıştı.
Arsan daha önce de PKK’nın haber ajansı ANF’ye demeç vererek terör örgütünün söylemlerini dillendirmişti.
Esra Arsan, bu görüntülerin gündeme gelmesi üzerine Medya ve İletişim Sistemleri Bölümü’ndeki görevinden tepkileri dindirmek için alınmıştı.


ARŞİV YALAN SÖYLEMEZ,İLİŞKİ ORTADA...
ALMAN HENRICH BÖLL VAKFI İLE BİRLİKTE BÖLÜCÜ KONFERANSLAR,ALGI ZEMİNİ OLUŞTURMA HAREKETLİLİĞİ
9-10 Mayıs 2014 tarihlerinde İstanbul Bilgi Üniversitesi Kuştepe Kampüsün'de yapılan ‘‘2000lerde Kürtler ve Kürdistan’’ Konferansı
WEB SAYFASI LİNK'İ: 
calendar.boell.de/en/event/2000lerde-kuertler-ve-kuerdistan-konferansi

 

“2000lerde Kürtler ve Kürdistan” başlıklı konferansa alanlarında uzman uluslararası konuklar katılacak. Irak'taki Amerikan Üniversitesi Sulaimani’den  Bilal Wahab, araştırmacı yazar Vicdan Dêrik, gazeteci Îmad Talatî, University of Reading’den Marianna Charountaki, Université Paris 1, Panthéon-Sorbonne’dan  Hardy Mohammed, University of Exeter’den Seevan Saeed, Wageningen Universitesity’den Joost Jongerden ve Princeton University’den Onur Günay’ın aralarında bulunduğu akademisyen ve uzmanlar sunumlarını paylaşacak.
Konferansın sonunda yer alan “Gelecek Perspektifleri” başlıklı oturumda ise farklı bakış açıları, akademisyenler Bülent Bilmez (İstanbul Bilgi Üniversitesi), Cuma Çiçek (Mardin Artuklu Üniversitesi) ve Harun Ercan (Koç Üniversitesi) ile gazeteci yazar Fehim Işık tarafından tartışılacak.
Geçen sene düzenlenen “1990larda Kürtler ve Kürdistan” başlıklı konferansın tebliğlerinden oluşan ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları tarafından hazırlanan kitap da konferansta okurlarla buluşacak.
PROGRAM
9 Mayıs 2015, Cumartesi
10:30 Açılış Konuşmaları

Hebun Dinçer (BİLGİ Kültür ve Düşünce Topluluğu)
Emre Gönen (İstanbul Bilgi Üniversitesi – Rektör Danışmanı)
11:00 – 13:00
I. Oturum: Devlet ve Ekonomi: Güney Kürdistan
Moderatör: Tahir Baykuşak (Boğaziçi Üniversitesi)
Marianna Charountaki (University of Reading)
Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin Dış Politika Analizi:
Irak Savaşı'ndan İslam Devleti'nin Doğuşuna
Bilal Wahab (American University of Sulaimani)
Petrofederalizm: Güney Kürdistan Üzerine İnceleme
Hardy Mohammed (Université Paris 1, Panthéon-Sorbonne)
Kürdistan Bölgesel Yönetimi Parlamentosu ve Siyasal Partiler
13:00 – 14:30 Yemek arası
14.30 - 17.30
II. Oturum: 2000’lerde Batı Kürdistan: Değişen Dinamikler
Moderatör: Seda Altuğ (Boğaziçi Üniversitesi)
Vicdan Dêrik (Araştırmacı – Yazar)
Batı Kürdistan'da 1995'den 2005'e Siyasi Değişim
Îmad Talatî (Gazeteci)
Suriye ve Batı Kürdistan'da Kürt Kimliğinin İnşası
Zana Omer (Dengê Amerîka)
Kanton Deneyimi Askeri Mobilizazyon ve Göçler Üçgeninde Batı Kürdistan
Îlham Ahmed (TEV-DEM Yönetim Kurulu Üyesi)
Rojava’da Kadın Mücadelesi
10 Mayıs 2015  Pazar
11.00- 13.00
III. Oturum: 2000’lerde Kuzey Kürdistan, PKK ve Kürtler
Moderatör: Rokan Baysal (BİLGİ Kültür ve Düşünce Topluluğu)
Seevan Saeed (University of Exeter)
2000'lerde Kuzey Kürdistan: Toplumsal Değerlerin Dönüşümü
Joost Jongerden (Wageningen University)
PKK ve İlişkiselliğin Siyaseti
Onur Günay (Princeton University)
Emek, Şiddet ve İslam Kardeşliği:
İstanbul'da Göçmen Kürt İşçilerin "Bir arada Yaşama"   Deneyimi
13.00-14.30 Yemek arası
14.30 - 17.30
IV. Oturum: Gelecek Perspektifleri
Moderatör: Ayhan Işık (Utrecht University)
Harun Ercan (Koç Üniversitesi)
Demokratik Özerklik ve 'Çözüm':
İnşanın Sınırları ya da Sınırın İnşası
Cuma Çiçek (Mardin Artuklu Üniversitesi)
Kürt Bölgesi'nin İslami Tahayyülleri:
Din ve Ulus Arasında Kürt İslamcıları
Fehim Işık (Gazeteci – Yazar)
Kürt Örgütleri'nde Bağımsızlıkçılık
Bülent Bilmez (İstanbul Bilgi Üniversitesi)
Kapitalist Moderniteyi Aşma Perspektifiyle
21. Yüzyılda Kürtler ve Kürdistan



SÜREKLİ, ETNİK BÖLÜCÜLÜĞE AYARLANMIŞ PROĞRAMLARDAN BİR BAŞKA ÖRNEK DAHA


İstanbul Bilgi Üniversitesi "Tarih Araştırmaları Kulübü'nün" düzenlediği "Türkiye'de Ötekileştirilenleri Anlamak" sempozyumunun "Aleviler" paneli, dün Santralistanbul'da gerçekleşti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün, Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Bülent Bilmez, İstanbul Şehir Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Taha Köse ve araştırmacı-yazar İhsan Eliaçık'ın konuşmacı olarak katıldığı panelde, sorunların önyargılardan kurtularak ve birbirini anlayarak çözülebileceğinin altı çizildi.

Aleviliğin solla ilişkisi 60'larda başladı

Bilmez, 'Kemalist modernleşme sürecinden aleviler ve Alevilik' başlıklı konuşmasında, Aleviliğin tarihsel gelişiminden bahsetti.
1923-1980 arası Kemalizm sürecine dönük araştırmaların literature ve kaynak sıkıntısıyla karşılaştığını belirten Bilmez, Kemalist düşüncenin ağır olarak hissedildiği tek partili dönemde din ve inanç gruplarının tasfiye edilmesi gereken bir grup muamelesi olarak görüldüğünü, Alevilerin Kemalist rejimle olan ilişkilerindeki sorunun ise Dersim olayı olduğunu söyledi.
Göçün başladığı 1950'lerin yerel örgütlerin ortaya çıkmasındaki önemini vurgularken, Aleviliğin solla ilişkisinin ise 1960'larda başladığını belirtti.

90'lar Alevi uyanışı

Talha Köse ise, 80 darbesinin baskıcı tutumundan en çok etkilenenlerin Aleviler olduğunu, 90'lı yılları alevi uyanışı olarak gördüğünü söyledi.
Bu dönemde Alevilerin ya sol örgütlerde ya da köy ve hemşeri derneklerinde organize odluklarının altını çizen, Köse, Alevi yayınlarının, kasetlerinin, radyolarının 1990'larda ortaya çıktığı yıllar olduğuna vurgu yaptı.
Köse "2000'lerde Aleviliğe yönelik açılımlar yapıldı, çalıştaylar kuruldu, fakat bunlarında somut bir karşılığı yok" derken, CHP'deki Kılıçdaroğlu dönemiyle alevi açılımında geriye gidildiğini söyledi.

Ötekilik sorununda ortak hareket edilmeli

Alevi ve sunilik ayrımının tarihten kaldığını ve zamanımızın ayrılığı olarak görmediğini vurgulayan İhsan Eliaçık, İslamın özünün Alevilik ve Suniliğin ortak yapısında aranması gerektiğini, suniliğin islamın aklı, Aleviliğin ise ruhu olduğunu belirtti.
Eliaçık "Sorunlar ancak farklılıkların ortak bir payda da bütünleşmesiyle çözülür. Ötekililik sorununda ortak hareket edilmeli" dedi.

Anayasa herkese özgürlük vermeli

Hüseyin Aygün, "Demokrasilerin tam uygulanması için farklılıkları kabul etmek gerekir. Anayasalar herkese özgürlük vermelidir" dedi.
Sivas davası zamanaşımına uğrayınca Başbakanın hayatını kaybedenlerin değil, faillerin yanında bir tutum sergilediğini ifade etti. "Bu zihniyet yapısıyla oluşacak anayasa nasıl olacak merak ediyorum" diye konuştu.
Çözüm getirmeyen bir anayasanın değişmesinin gerekli olmadığını vurgulayan Aygün, "zaten baktığınızda anayasa darbeden beri 17 kez değiştirildi.  Mıntıka temizliği yapılmadan yeni bir anayasa yapılmaz" dedi. 




 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.