Zeynep Naz’ı ezdiler, şimdi de 300 bin liralık araç hasar bedeli faturasını ailesine kesiyorlar!
Bursa’da yaya geçidinde ehliyetsiz sürücü E. Ş.’ın kullandığı kamyonetin altında kalarak hayatını kaybeden 16 yaşındaki lise öğrencisi Zeynep Naz Sarıkaya’nın ailesi, bir utanç tablosuyla daha sarsıldı.
Katil zanlısının ailesi, kazada hasar gören kamyonet için 300 bin 3 kuruşluk masrafı faiziyle birlikte Sarıkaya ailesinden talep etti. İstenen bedelde, 56 liralık civata ve tampona yapılan 1489 liralık köpük dolgu da var.
9 Ekim 2024’te Nilüfer Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’nda, TOFAŞ-Keravnos basketbol maçı çıkışı evine dönmek için yaya geçidinden karşıya geçmeye çalışan Zeynep Naz Sarıkaya’ya, ehliyetsiz E.Ş. (20) hız sınırının neredeyse 3 katı olan 82,8 km/saat hızla çarptı. Adli Trafik Bilirkişi Raporu’na göre, kavşakta hız sınırı 30 km’ydi. Görüşü engelleyen hiçbir unsur yoktu.
ÇOCUKLARINA SAHİP ÇIKMAYAN,HATTA HERKESİN İÇİNE SUÇLAMAYA ÇALIŞAN AKIL VE VİCDAN FUKARASI (KARŞI TARAFLARA RESMEN EVLATLARINI HEDİYE EDEN) BİR DAVADA ÇIKAN KARARIN PEŞİNE DÜŞMEYEN BELAYI DEF ETTİK ZANNEDEN AİLELER DE BU HABERDEN NASİPLERİ VARSA ALSINLAR...
Kaza sonrası olay yerinden kaçan Katil zanlısı, “Bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan 2 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Şimdi ise Sarıkaya ailesi, maddi manevi tazminat davası açtıkları sırada, katil zanlısının ailesinin tam 48 parça hasar listesiyle birlikte 300 bin 3 kuruşluk kaporta masrafını faiziyle istemesiyle yıkıldı.
Duyarlı hukukçular'ın da şok yaşadığı bu olaydan bağımsız ama ib ret alınması maksadıyla hassasiyet özürü taşıyan bazı dangalak aileler için (ÇOCUĞUNUZU YERLER ÜZERİNE DİLİMİZ DİŞİMİZ, ÇENEMİZ ÇOK YORULDU DİYE DİŞ KİRASI DA İSTERLER...) yorumları yapıldı.
EHLİYETSİZ OLDUĞU ANLAŞILDI
Ehliyetsiz olduğu belirlenen E Ş., çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bu karara yapılan itirazın ardından yeniden gözaltına alınan Efe Şayık, sevk edildiği Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından 'Bilinçli taksirle hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaralama' suçundan tutuklandı. Sarıkaya, kazadan 10 gün sonra 19 Ekim'de tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
SÜRÜCÜNÜN HIZI RAPORDA
Kaza ile ilgili savcılık soruşturması sırasında, bölgedeki hız sınırının 30 kilometre olduğu belirtilen Adli Trafik Bilirkişi Raporu'nda, E Ş.'ın hızı 82,8 kilometre olarak tespit edildi. Raporda, kazanın olduğu yolda hız sınırının 50 kilometre olduğu, kaza noktası olan kavşakta 30 kilometre olduğuna dikkat çekildi.
Savcılık ifadesinde, 'Önünde seyir halinde olan ve kavşakta sola dönüş yapan araç nedeniyle yayayı fark etmediği'ni söyleyen E Ş.'ın beyanının da gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, "Olay yeri incelendiğinde görüşü etkileyen engelleyici bir unsurun var olmadığı ve asfalt olan satıh üzerinde yol arızasının mevcut olmadığı görülmüştür. Aracın yavaşlama evresi ile katetmiş olduğu mesafenin yerinde yapılan ölçüm ile ortalama 23 metre olduğu ve bu veriyle kamera görüntüleri eşleştirildiğinde yapılan hesaplama ile aracın ışıklara girişteki ortalama hızının 82,8 kilometre/saat olduğu değerlendirilmiştir" ifadelerine yer verildi.
İLK DURUŞMADA EV HAPSİYLE TAHLİYE EDİLDİ
Savcılık soruşturmasının ardından E.Ş. hakkında 'Bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçlamasıyla Bursa 52'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. 6 Aralık 2024’te ilk kez hakim karşısına çıkan ve savunmasında kendisine yeşil ışık yandığını, Sarıkaya'nın yaya geçidinde yola aniden atladığını iddia eden ve “Her ne kadar rahmetli geri gelmeyecekse de kasıtlı ve isteyerek yapmadığımın bilinmesini istiyorum" diyen tutuklu sanık E.Ş., konutu terk etmeme şartıyla tahliye edildi. E.Ş.’ın adli kontrol şartı da kısa süre sonra kaldırıldı.
9 YILA KADAE HEPSİ İSTENDİ AMA 2 YIL 8 AY CEZA ALDI
Cumhuriyet savcısı, suçunu sabit gördüğü sanığın, 'Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek' suçundan 9 yıla kadar hapsini istedi. Şayık, 20 Haziran 2025’te görülen karar duruşmasında, 'Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek' suçundan 2 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.
56 LİRALIK CIVATA BEDELİNİ DE İSTEDİLER
Cezayı az bulan aile davayı istinaf mahkemesine taşırken, sanık hakkında da asliye hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açtı.
Hukuk Mahkemesi'ndeki yargılama devam ederken, E.Ş.’ın ailesi de avukat aracılığı ile kazaya, yayalar için yanan kırmızı ışıkta karşıya geçtiğini öne sürdükleri Zeynep Naz Sarıkaya'nın neden olduğunu belirtip, olay sonrası şirketlerine ait kamyonetin kaportasında oluşan toplam 300 bin 3 kuruş tutarındaki masrafın kaza sonrası geçen süredeki faizleriyle birlikte Sarıkaya ailesinden alınmasını istedi. Hasar tespit raporunda aracın 48 parçasında hasar oluştuğu belirtilirken, 56 liralık cıvata bedelinden, tampona yapılan 1489 liralık köpük dolguya kadar tüm masrafların eklenmesi dikkat çekti.
Karşı tarafın kendilerinden aracın masrafını talep etmeleri karşısında şok olduklarını ve karara itiraz edeceklerini söyleyen Yetkin Sarıkaya, “Tazminat duruşmamız vardı, oraya gittik. Bir şokla daha karşılaştık. Kızımın ölümüne sebep olan E.Ş.’ın ailesi, bu insanlar, kızıma çarpan kamyonetin kaza sonrası 48 parçasında hasar oluştuğunu söyleyip, tutan 300 bin 3 kuruşu bizden almak istediler. Biz bunu görünce itiraz ettik. Bize mahkemede söz verilmedi. Orada yanıltıcı bir lamba vardı. İzin almadan kamyoneti alıp kaçıyor. Sonrasında gelip, kızıma çarpıp, ölümüne neden oluyor. Kızımın kemiklerini kırıp, ciğerlerini patlatan kaportanın parasını benden istiyorlar. Bunun da faturasını bize kesiyorlar. Kızımın ölümüne neden olan bütün parçaların parasını bizden almak istiyorlar” diye konuştu.
"DEMİR PARÇASININ PEŞİNE DÜŞMÜŞLER"
Ehliyetsiz sürücü E.Ş.'ın ambulans bile çağırmadan olay yerinden kaçtığını söyleyen anne Ümmügülsüm Sarıkaya ise “Benim kızım polis olmak istiyordu. Geleceği olan bir kızdı. Bir kendini bilmez yüzünden hayatını kaybetti. Benim kızımın tek amacı maç çıkışı eve gelmekti. Devlet oraya lamba koyup, yaya geçidi çizmiş. Yetmemiş hız sınırı koymuş. Fakat E.Ş. bu kuralları hiçe sayıp, hızla kızıma çarpıyor ve sonrasında kaçıyor. Benim kızım 16 yaşında, sen araç sürücüsü olarak dikkatli gitmelisin. Benim kızımın kafası patlamış, vücudu kırık içinde kalmış. 18 aydır hukuk mücadelesi veriyorum. En sonunda da o çarptıkları aracın hasarının parasını istediler. Sanki Zeynep arabayı parçalayıp, kendisine çarptırtmış gibi davranıyorlar. Bu ailenin paraya ihtiyacı yok. Benim kızıma vurup, kaçıyorsun. Ambulans bile çağırmıyorsun. Şimdi demir parçasının peşine düşmüşler” ifadelerini kullandı.