EKONOMİ

15 Maddelik Kanun Teklifi TBMM'ye Sunuldu

15 maddelik yasa teklifi Meclise sunuldu. 31 Temmuz 2027’ye kadar yurtdışından altınını, dövizini getiren varlık barışından yararlanacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçtiğimiz günlerde açıklanan İstanbul’un küresel ölçekte bir yatırım ve finans üssü olması hedefi doğrultusunda yabancı yatırımcılara vergi teşvikleri getiren 15 maddelik yasa teklifi AK Parti tarafından Meclise sunuldu.

AK Parti, kanun teklifi ile 8. kez varlık barışı getirdi. Yasa teklifine göre, gerçek ve tüzel kişilerce sahip olunan para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlere ilişkin olarak 31 Temmuz 2027 tarihine kadar yapılacak bildirimlerde, varlıkların devlet iç borçlanma senetleri veya kira sertifikaları gibi araçlarda tutulma süresine göre yüzde sıfır ile yüzde 5 arasında değişen kademeli vergi oranları uygulanacak.

Bu varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacak. Bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 2 ay içinde Türkiye'deki banka ya da aracı kurumlarda adlarına açılan hesaplara transfer edilmesi veya yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması gerekiyor.

Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden yüzde 5 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın 15. günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyannameyle bağlı bulundukları vergi dairesine beyan edecek ve aynı sürede ödeyecek. Vergi oranı, bildirilen varlığın vadeli hesaplarda veya Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında en az 5 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde yüzde 0, en az 4 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde yüzde 1, en az 3 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde yüzde 2, en az 2 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde yüzde 3, en az 1 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde ise yüzde 4 olarak uygulanacak. 1 Ocak 2027'den itibaren 31 Temmuz 2027'ye kadar yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım yapılacak.

Geç Getirenin Vergisi Artacak

31 Temmuz 2027 tarihinin yetkiyle uzatılması halinde ise bu tarihten sonra yapılacak bildirimlerde vergi oranı ilave yarım puan artışla toplamda 1 puan artırımlı olarak uygulanacak. Bu hüküm kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamayacak ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecek. Bildirime konu edilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmeyecek.

Cumhurbaşkanı Bir Yıla Kadar Uzatacak

Cumhurbaşkanı, 31 Temmuz 2027 tarihini, bitim tarihinden itibaren her defasında 6 ayı geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatmaya, Hazine ve Maliye Bakanlığı hüküm kapsamına giren varlıkların Türkiye'ye getirilmesi ve bildirimi ile işletmeye dahil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim ve beyana esas şekli ile hükmün uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.

İhracatçının Kurumlar Vergisi İniyor

Yasa teklifi ile ihracatı desteklemek amacıyla kurumlar vergisi oranlarında indirime gidiliyor. Yapılan düzenlemeyle, ürettiklerini ihraç eden imalatçıların bu ihracat işlemlerinden elde ettikleri kazançlarına 16 puan indirimle yüzde 9, ihracat yapan kurumlarda ise 11 puan indirimle yüzde 14 olarak uygulanacak.

Amme (Kamu) Alacaklarında Vade 72 Ay

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle vergi ve diğer kamu borçlarının tecil işlemlerinde taksit süresi 36 aydan 72 aya çıkarılıyor. Teminat aranmaksızın tecil edilebilecek borç tutarı ise 50 bin liradan 1 milyon liraya yükseltiliyor.

İFM’de 2047’ye Kadar Vergi İndirimi

İstanbul Finans Merkezi'ndeki finansal hizmet ihracı kazançlarına uygulanan yüzde 100 oranındaki kurumlar vergisi indiriminin süresi 2031’den 2047 yılına kadar uzatılıyor. Ayrıca, katılımcı finansal kuruluşların finansal faaliyet harçlarından muafiyet süresi de 5 yıldan 20 yıla çıkarılıyor.

Teknogirişim Çalışanlarına Destek

Yasa teklifi ile teknogirişim şirketi çalışanlarına verilen pay senetlerindeki vergi istisnası sınırı yıllık brüt ücretin bir katından iki katına çıkarılıyor. Ayrıca, söz konusu payların tam istisna ile elden çıkarılması için gereken 12 aylık süre 6 aya düşürülüyor. Yeni düzenlemeyle, payların 2 yıl içinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı, 2 ile 4 yıl arasında yüzde 75’i, 4 ile 6 yıl arasında ise yüzde 25’i gecikme faiziyle birlikte işverenden tahsil edilecek. Bu düzenleme ile teknoloji çalışanlarının ve girişim ekosisteminin desteklenmesi ile nitelikli iş gücünün korunması amaçlanıyor.

20 Yıl Gelir Vergisi Muafiyeti

Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle, Türkiye’ye yeni yerleşen ve son 3 yılda Türkiye’de mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin, yurt dışından elde ettikleri kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna tutulacak. Bu kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmeyecek. Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'da yapılan değişiklikle; Türkiye dışında elde ettikleri kazançları için Gelir Vergisi Kanunu kapsamında istisnadan yararlanan kişilerin, bu istisna süresi içinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikallerinde vergi oranı yüzde 1 olarak uygulanacak.

Personele Vergi İstisnası

Gelir Vergisi kanunda yapılan diğer bir değişiklikle nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personelin ücretlerine yönelik yeni bir vergi istisnası getiriliyor. Buna göre, nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin 3 katını aşmayan kısmı (Katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi’ndeki merkezler için beş katı) gelir vergisinden müstesna tutularak toplamda brüt asgari ücretin 4 ve 6 katına kadar bir vergi avantajı sağlanacak. Cumhurbaşkanı 3 ve 5 katlarını birlikte veya ayrı ayrı bir kata kadar belirlemeye ve iki katına kadar artırmaya yetkili olacak.

Nitelikli Hizmet Merkezi Tanımı

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na eklenen madde ile Türkiye’nin nitelikli hizmet ihracatını artırmak ve uluslararası firmalar için bölgesel bir merkez olmasını sağlamak amacıyla "Nitelikli Hizmet Merkezi" tanımı yapılıyor. En az üç ülkede faaliyeti olan ve yıllık hasılatının yüzde 80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde eden sermaye şirketlerine bu statü verilerek; finansal danışmanlık, stratejik yönetim ve teknoloji danışmanlığı gibi üst düzey hizmetlerin Türkiye’den koordine edilmesi hedefleniyor.

Transit Ticaretten Elde Edilen Kazançlara Yönelik Vergi İndirimi Kapsamı Genişliyor

Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle; transit ticaret ve nitelikli hizmet faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik vergi indirimlerinin kapsamı genişletiliyor. İstanbul Finans Merkezinde katılıcı belgesi alarak faaliyette bulunan kurumların kazanç indirim oranı yüzde 50’den yüzde 100 çıkarılıyor. Ayrıca İFM dışında faaliyette bulunan kurumlara da yüzde 95 kazanç indirimi imkanı tanınıyor. Kanun teklifiyle, transit ticaret, nitelikli hizmet merkezleri ve İstanbul Finans Merkezi kapsamında sağlanan kazanç indirimlerinin, "Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi" hesaplamasında matrahtan düşülmesine imkan tanınıyor. Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle; "teknogirişim rozeti" sahibi halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmeleri yoluyla yatırım almaları kolaylaştırılıyor. Ayrıca "Dijital Şirket" statüsündeki girişimler, kuruluşlarından itibaren 3 yıl boyunca oda kayıt ücreti ve aidatlarından muaf tutulacak. İstanbul Finans Merkezi (İFM) Kanunu’nda yapılan diğer bir değişiklikle; İFM bünyesinde istihdam edilen ve yurt dışı tecrübesi bulunan personele sağlanan gelir vergisi istisnasının kapsamı genişletiliyor. Mevcut durumda sadece finansal kuruluş çalışanlarına tanınan bu hak, tüm katılımcı kurum personeline yaygınlaştırılıyor.

KANUN TEKLİFİNİN DEĞERLEDİRİLMESİ

Bu kanun teklifi, Türkiye ekonomisinin kısa vadeli döviz ve sermaye girişi ihtiyacını hedefleyen, çok katmanlı bir teşvik paketi niteliğinde. Genel gerekçe ve maddeler, ihracatı, nitelikli hizmet ihracatını, teknoloji ekosistemini, İstanbul Finans Merkezi'ni (İFM) ve varlık barışını merkeze alıyor. Değerlendirme pozitif ve negatif yönleriyle, reel ekonomik etkiler, vergi politikası prensipleri, uluslararası karşılaştırmalar ve Türkiye'ye özgü riskler üzerinden derinlemesine yapıldığında;

Pozitif Yönleri (Güçlü ve Potansiyel Etkili Hususlar)

1. Döviz Girişi ve Sermaye Çekme Odaklı Tasarım (Madde 4, 10, 2) :

- Yurt dışında yaşayan veya son 3 yılda Türkiye'de yerleşik olmayan gerçek kişilere 20 yıl süreyle yabancı kaynaklı kazanç/irat istisnası (Mükerrer 20/D) ve veraset/intikal vergisinde %1 oran, güçlü bir "golden visa" benzeri cazibe yaratabilir. Benzer uygulamalar Portekiz, Yunanistan, Malta gibi ülkelerde başarılı oldu (döviz ve emlak girişi sağladı). Türkiye'nin coğrafi konumu, maliyet avantajı ve İFM ile birleşince, özellikle Körfez, Rusya, Orta Asya ve Avrupa'dan HNWI (yüksek net değerli bireyler) ve dijital nomad'ları çekebilir.

- Varlık barışı (Geçici Madde 19): %0-5 arası düşük oranlarla (vade taahhüdüne göre) yurt dışı varlıkların getirilmesi ve yurt içi kayıt dışı varlıkların beyanı. Geçmiş uygulamalarda (2008'den beri tekrarlanan) kısa vadede döviz girişi sağladı. Rezervlerin güçlendiği bir dönemde (2026 itibarıyla brüt rezervlerde iyileşme) ek likidite yaratır, cari açığı finanse eder. Yurt içi kayıt dışı varlıkların da kapsama alınması vergi tabanını genişletme potansiyeli taşır.

2. İhracat ve Üretim Teşvikleri (Madde 8, 7) :

- İmalatçı ihracatçılara %9, genel ihracatçılara %14 kurumlar vergisi (genel %25'ten indirimli). Transit ticaret ve nitelikli hizmet merkezlerinde %95-100 indirimler. Bu, katma değerli ihracat (yazılım, mühendislik, danışmanlık) için rekabet gücünü artırır. Türkiye'nin kronik cari açık sorunu düşünüldüğünde reel sektörü destekler. İFM'de uzatmalar (2047'ye kadar) ve genişletmeler, bölgesel hub olma hedefini güçlendirir.

3. Teknoloji ve Girişimcilik Ekosistemi (Madde 3, 11, 5, 6) :

- Teknogirişim hisse senedi teşviklerinin üst limitinin brüt ücretin 2 katına çıkarılması ve elde tutma sürelerinin kısaltılması, yetenek çekmeyi kolaylaştırır. Paya dönüştürülebilir borç (convertible note) kolaylığı ve dijital şirket muafiyetleri (oda ücretleri), erken aşama startup'ları destekler. Nitelikli hizmet merkezlerinde ücret istisnası (brüt asgari ücretin 4-6 katı) ve kurum kazanç indirimleri, küresel firmaların shared service center'larını Türkiye'ye çekebilir (örneğin finansal danışmanlık, IT, R&D).

- Bu unsurlar, yüksek katma değerli büyüme ve istihdam yaratma potansiyeli taşır. Uzun vadede vergi gelirlerini artırabilir (vergi istisnası ile giren sermaye, dolaylı vergiler, tüketim ve istihdam üzerinden döner).

4. Diğer Pratik İyileştirmeler :

- Amme alacaklarında tecil süresinin 72 aya, teminatsız tutarın 1 milyon TL'ye çıkarılması (Madde 1), işletmelerin likiditesini destekler.

- Damga vergisi istisnaları ve usul kolaylıkları idari yükü azaltır.

Genel Artı : Paket, mevcut ekonomik programla (enflasyon düşüşü, rezerv birikimi) uyumlu. Kısa vadede döviz girişi ve yatırımcı güveni artırabilir; İFM'yi ve tech ekosistemini hızlandırabilir.

Negatif Yönleri ve Eleştiriler (Riskler ve Zayıf Yönler)

1. Vergi Adaleti ve Moral Hazard Sorunu :

- Tekrarlanan varlık barışları (bu 8-9. kez civarı) "vergiye gönüllü uyumu" artırmak yerine, kayıt dışılığı ödüllendiriyor. Muhalefet ve uzmanlar, kara para/uyuşturucu geliri riskine işaret ediyor. Uluslararası itibara zarar verebilir (FATF gri liste riski artsa da geçmişte eleştiri azdı). Kaynakların ne kadar kalıcı kaldığına dair şeffaf etki analizi eksik.

- Yabancı kazanç istisnası ve düşük veraset vergisi, yerli mükelleflerle yabancılara/sonradan yerleşenlere ayrımcılık yaratır. Vergi rekabeti (tax competition) faydalı olsa da, iç adaleti zedeler ve "vergi cenneti" algısı doğurabilir.

2. Bütçe ve Kamu Maliyesi Riskleri :

- Geniş istisnalar (kurumlar vergisinde %9-14, %95-100 indirimler, 20 yıl istisnalar) vergi gelirlerini eritir. Enflasyonun hâlâ %25+ olduğu, büyümenin %3-4 civarında seyrettiği bir ortamda (2026 tahminleri) kamu açıklarını artırabilir. İstisnaların kötüye kullanımı (transfer pricing, sahte ihracat, nitelikli personel tanımı gevşekliği) yüksek.
- Varlık barışında ödenen düşük vergi gider yazılamaz, zararlar indirilemez; ama inceleme koruması geniş. Matrah farkı tespitlerinde tartışmalar (geçmiş uygulamalardan bilinir) yargı yükü yaratır.

3. Uygulama ve Etkinlik Sorunları :

- Nitelikli hizmet merkezleri: %80 yurt dışı hasılat şartı, en az 3 ülkede faaliyet gibi kriterler idari bürokrasi yaratır. Bakanlık yetkileri (usul/esas belirleme) keyfiliğe açık.
- İhracat indirimlerinde "münhasıran ihracat" tanımı, karma faaliyetlerde (üretim + iç satış) karmaşıklık ve uyuşmazlık doğurur. Geçmiş indirim uygulamalarında benzer sorunlar yaşandı.
- Tech teşviklerinde elde tutma sürelerinin kısaltılması spekülatif çıkışları teşvik edebilir (long-term taahhüt azalır).

4. Makro ve Yapısal Eleştiriler :

- Kısa vadeci yaklaşım: Döviz girişine odaklanmak enflasyon kontrolü, yapısal reformlar (eğitim, yargı bağımsızlığı, yatırım ortamı) yerine geçmez. Rezervler artsa da kalıcı büyüme için verimlilik ve kurumlar kritik.

- Enflasyonist ortamda ücret istisnaları (nitelikli personel) talep baskısı yaratabilir.

- Küresel riskler: Jeopolitik gerilimler (Orta Doğu), ticaret savaşları bu teşviklerin etkisini sınırlayabilir. Benzer hub girişimleri (Dubai, Singapur) güçlü kurumlar ve istikrarla başarılı oldu; Türkiye'nin zayıf noktaları burada.

Paket reaktif ve teşvik ağırlıklı; proaktif reform eksik (vergi sistemi basitleştirme, kayıt dışı azaltma kalıcı politikalar). Teşvikler "picking winners" (kazananları seçme) riski taşır ve rant yaratabilir. Etki analizi, maliyet-fayda çalışması ve sun set (otomatik sona erme) hükümleri zayıf.

Bu teklif, kısa vadede olumlu etki potansiyeline sahip (döviz, FDI, tech büyümesi) ancak uzun vadede sürdürülebilirlik riskli. Türkiye'nin 2026 bağlamında (ılımlı büyüme, düşen ama yüksek enflasyon, rezerv iyileşmesi) acil döviz ihtiyacı için mantıklı, ama yapısal sorunları (kayıt dışılık, vergi adaleti, üretkenlik) çözmüyor.

Önerilerimiz:

- Varlık barışını son kez yapıp, kalıcı uyum mekanizmalarına (otomatik bilgi paylaşımı, basit beyan) geçin.

- İstisnalara katı denetim, şeffaf raporlama ve performans kriterleri ekleyin (istihdam, ihracat hedefleri).

- Bütçe etkisi için bağımsız etki analizi yayınlayın.

- İFM ve nitelikli merkezleri gerçekten küresel standartlara (regülasyon, şeffaflık) yükseltin.

Sonuç: Desteklenmeli ama güçlü denetim ve tamamlayıcı reformlarla. (Aksi takdirde, tekrarlanan "barış"lar ve istisnalar ekonomiyi daha kırılgan hale getirir.) Bu tür paketler araçtır, strateji değildir. Reel değerlendirmede başarı, uygulamadaki disiplin ve makro istikrara bağlıdır.