Zafer Partisi’nden "Seçim Güvenliği" Hamlesi

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ  “2023 seçimlerinin sonuçlarını değiştirmek üzere 900 bin Suriyeliye vatandaşlık verildiği” iddiasını gündeme getirmişti. Resmi gazetede yayımlanan kararnameyle vatandaşlığa geçişin kolaylaştırılması Zafer Partisi’ni harekete geçirdi. 

5901 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun vatandaşlık verilmesini düzenleyen 11. Maddenin B, H, I, J bentlerine ilaveler yapılmasını öneren Özdağ; oy kullanılmasını düzenleyen 43. Maddenin de “Sonradan kazanılan vatandaşlık hakkına sahip olanlar, Türkiye’de en az 10 yıl süre ile yasal oturma şartları çerçevesinde yaşamadıkça, Türk tarihi ve devleti hakkında bilgi sahibi olmadıkça, dil, tarih, anane, görenekler ve kültür gibi temel hususları içeren konular ile vatandaşlık bağlılık yemininde belirtilen sadakat konusunda yapılacak değerlendirmeleri başarı ile geçmedikçe oy kullanamaz.” şeklinde değiştirilmesini teklif etti.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın bir süre önce gündeme getirdiği “2023 seçimlerinin sonuçlarını değiştirmek üzere 900 bin Suriyeliye vatandaşlık verildiği” bilgisinin ardından, resmi gazetede yayımlanan kararnameyle vatandaşlığa geçişin kolaylaştırılması Zafer Partisi’ni harekete geçirdi.

Seçme ve seçilme hakkının, 250 bin dolarlık yatırımla kazanılmasının, Türk milletinin haklarının gasp edilmesi anlamına geldiğini savunan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, İstanbul Milletvekili sıfatıyla TBMM’ye Kanun Değişikliği teklifinde bulundu.

5901 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun vatandaşlık verilmesini düzenleyen 11. Maddenin B, H, I, J bentlerine ilaveler yapılmasını öneren Özdağ; oy kullanılmasını düzenleyen 43. Maddenin de“Sonradan kazanılan vatandaşlık hakkına sahip olanlar, Türkiye’de en az 10 yıl süre ile yasal oturma şartları çerçevesinde yaşamadıkça,  Türk tarihi ve devleti hakkında bilgi sahibi olmadıkça, dil, tarih, anane, görenekler ve kültür gibi temel hususları içeren konular ile vatandaşlık bağlılık yemininde belirtilen sadakat konusunda yapılacak değerlendirmeleri başarı ile geçmedikçe oy kullanamaz.” Şeklinde değiştirilmesini teklif etti. 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

5901 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun teklifim gerekçesi ile birlikte EK’te sunulmuştur.

Gereğini saygılarımla arz ederim.

Ümit Özdağ

İstanbul Milletvekili

5901 SAYILI TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- Başvuru için aranan şartlar maddesi b) bendine, “b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye'de kesintisiz beş yıl ikamet etmek” ifadesinden sonra gelmek üzere bahse konu bende ilave olarak aşağıda belirtilen ifadenin eklenmesini,

Madde 11  b)…………….etmek, (Geçici koruma ve uluslar arası koruma statüsünde geçen süreler hariç)

MADDE 2- Başvuru için aranan şartlar maddesine, Madde 11 g) bendinden sonra gelmek üzere aşağıda belirtilen bentlerin ilave edilmesini,

Madde 11   h) Türk Tarihi ve devleti hakkında bilgi sahibi olmak,

ı)  Vatandaşlık, bağlılık yemini için istekli olmak,

j) Anane, görenekler ve kültür gibi temel hususları bilmek şartları aranır.

MADDE 3- Madde 42 den sonra gelmek üzere, aşağıdaki maddenin ilave edilmesini,

Oy Kullanma Şartları

 Madde 43 – (1) Sonradan kazanılan vatandaşlık hakkına sahip olanlar, Türkiye’de en az 10 yıl süre ile yasal oturma şartları çerçevesinde yaşamadıkça,  Türk tarihi ve devleti hakkında bilgi sahibi olmadıkça, dil, tarih, anane, görenekler ve kültür gibi temel hususları içeren konular ile vatandaşlık bağlılık yemininde belirtilen sadakat konusunda yapılacak değerlendirmeleri başarı ile geçmedikçe oy kullanamaz.

MADDE 4- Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5- Bu kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

GENEL GEREKÇE

Türkiye‟de, seçme ve seçilme hakları Anayasa‟da, “Siyasi Haklar ve Ödevler” bölümünde düzenlenerek, bir temel hak ve özgürlük olarak kabul edilmiş ve temel bir takım ilkelerle koruma altına alınmıştır. 1982 Anayasasının 67. Maddesi ise, vatandaşlara seçme ve seçilme hakkını tanımaktadır. Kişinin devlet yönetimine katılmasını sağlayan haklara da, “aktif statü hakları” denilmektedir. Bu haklara bu nedenle “katılma hakları” da denir.

Seçimin temel unsurları olan seçme ve seçilme hakları, demokratik bir yönetimin vazgeçilmez, olmazsa olmaz (sine qua non) koşullarının başında gelmektedir. Bu sebeple bu hakkın kullanılmasında yabancıların vatandaş olarak seçim kriterleri ülkenin bekası ve güvenliği açısından son derece önem arz etmektedir. Kaldı ki ülkenin tarihi ve devleti hakkında bilgi sahibi olmayan yabancıların vatandaşlığa kabul edilmeleri durumunda gelecek açısından telafisi mümkün olamayacak sonuçlara neden olacağı aşikardır.

Bu durumda bu hakkın kullanılmasında son derece dikkatli olunmasını gerektirdiği açıktır. Bunun içindir ki dünyanın birçok ülkesinde vatandaşlık konusu dikkatli ve kapsamlı bir seçim kriterlerine bağlanmakta, ülkede yaşayan yabancıların vatandaşlık başvurularından önce ülkeye yatırım yapması, ülkede belirli bir süre yasal çerçevede oturması (oturum izni), müteakiben yapılacak değerlendirmeyi müteakip vatandaşlık haklarına sahip olması amaçlanmaktadır. Kısaca ifade etmek gerekirse vatandaşlığın 250.000 USD yatırım yaparak para ile alınması gibi bir yöntem uygulanmamaktadır. Bu durum, Nilli gelenek ve göreneklerimiz dikkate alındığında para ile vatandaşlık verilmesi durumunu ortaya çıkaracaktır ki, bu ise kanla ve mücadele ile kurduğumuz bu devlete, şehitlerimize, ecdadımıza karşı en büyük saygısızlık olacaktır.

Yabancılara seçme hakkı tanınması konusundaki itirazlardan büyük bir kısmı potansiyel menfaat çatışması ve sadakat sorunsalından kaynaklanmaktadır. Bu görüşe göre, pek çok ülkede yabancılar yetkili makamın takdirine bağlı olarak, bazen geçici koruma, bazen de uluslararası koruma ile düzenli/düzensiz göç kapsamında ülkede ikamet edebilmektedirler. Bu durum ikamet gibi hassas bir konuda geniş bir takdir yetkisine sahip olan hükümetin, ülke vatandaşlığı başvurusu esnasında, yabancı seçmenlerin ne yönde oy kullanması gerektiğini dikte ederek, vatandaşlığa alınma konusunu manipüle edebileceği sonucunu ortaya çıkarmaktadır.

Doktinde yabancılara seçme hakkının şartlara bağlı olarak tanınması gerektiğini savunan görüşün bu bağlamdaki dayanaklarından bir diğeri de, yabancıların yaşadıkları topluma ve devlete yeterince bağlı olmadığı, vatandaşı olduğu ülkenin menfaatlerini koruyacakları konusunda sadakat yemini etmedikleri, ülke hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları, geldikleri ülkenin milliyetçi duygularını sürdüreceği bu nedenle onlara güvenilemeyeceği endişesidir.

Bu konudaki bir diğer endişe ise, yabancıların seçme hakkına nasıl sahip olacağına ilişkin net kıstaslar olmadan, verilecek oy hakkının yaratacağı durumdur. Yabancılara kıstaslar bulunmadan seçme hakkı verildiği takdirde tüm yabancıların geçmişe yönelik birlikteliklerinden veya milliyetçi duygularından etkilenerek aynı yönde oy kullanarak, ülkemizin siyasî çerçevesini bozacak koalisyonlar oluşmasına neden olacağı, endişesi bir diğer gerekçedir.

Yabancılara seçme hakkı tanınmaması yönündeki görüşün bir diğer gerekçesi de, yabancıların bu hakkı kullanmak için başta dili, ülke tarihi, gelenek ve görenekleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığı iddiasıdır. Kısacası vatandaşlık verilen yabancı, belki dil sorunu nedeniyle seçim döneminde yapılan tartışmaları dahi tam olarak anlamayabilecektir.

Bu çerçevede, yabancıların Türk Vatandaşlığına kabul koşulları ile kabul edildikten sonra yukarda maruz nedenlerle ifade edilen oy kullanma haklarının en az 10 yıl süre ile başlangıçta sınırlanmasına, müteakiben sadakatinden endişe edilmeyen yabancılar için yapılacak değerlendirme sonrasında oy kullanma hakkı verilmesi konusunda değişiklik teklifi yapılmıştır.

Bilindiği üzere bir yabancının ülkesine vatandaşlık bağı ile bağlı olabilmesi için, her şeyden önce ülkesinin dili, tarihi, anane, görenekleri ile kültür gibi temel hususlarını bilmesi, daha önemlisi bunlara sahip olması bunun da bir değerlendirme ile tespiti gerekir. Bu çerçevede dünyada birçok ülke tarafından alınan ve uygulanan seçim kriterlerinin ve oy kullanma hususlarının düzenlenmesi hususu, benzer şekilde ülkemizde de vatandaşlık sorumluluğu çerçevesinde yasal olarak düzenleyici ve bağlayıcı tedbirlerin alınmasının önemini ortaya çıkarmaktadır.

Bu kapsamda değişiklik teklifi ile çeşitli nedenlerle ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılardan, 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 91 inci maddesi çerçevesinde, uluslararası koruma dâhil ülkemizde bulunan yabancıların, ülkemizde bulundukları sürelerin bu kanun kapsamında değerlendirmemesi için değişiklik teklifi yapılmıştır. Madde ile gerek geçici koruma gerekse uluslararası koruma kapsamında ülkemizde bulunan yabancıların başvuru için şart koşulan 5 yıllık ikamet  süresinden sayılmaması amaçlanmıştır.

Ayrıca kanun teklifi kapsamında, tekliflerin yasalaşması durumunda, yabancıların Türk tarihi ve devleti hakkında bilgi sahibi olması, sadakatinin artmasını, vatandaşlığa alınmasını müteakiben en az 10 yıl süre geçtikten sonra oy hakkına sahip olması, geçici koruma altında ve uluslararası koruma kapsamında zorunlu şartlarla ülkemizde bulunan kişiler için kanunda öngörülen 5 yıllık sürenin vatandaşlık açısından durdurulması, bu sürenin kişinin vatandaşlık için aranan ikamet şartının, ülkemizdeki bulunma statüsüne uygun, vatandaşlık kanununu ruhuna ve amacına uygun olarak olması durumunda kabul edilmesi amaçlanmıştır.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1 –Bu madde ile çeşitli nedenlerle ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen, sınırlarımızı geçen yabancıların veya 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 91 inci maddesi çerçevesinde, uluslararası koruma dâhil ülkemizde bulunan yabancıların, ülkemizde bulundukları sürelerin bu kanun kapsamında ikamet süreleri içinde değerlendirmemesi için değişiklik teklifi yapılmıştır. Madde ile gerek geçici koruma gerekse uluslararası koruma kapsamında ülkemizde bulunan yabancıların, vatandaşlık için istenen ikamet süreleri içinde değerlendirilmemesi, bu insanların ülkemizde bulunma sebeplerinin zorunlu nedenlerle olduğu düşünülerek, kanun kapsamında istenen başvuru için şart koşulan 5 yıllık kesintisiz ikamet süresinden sayılmaması amaçlanmıştır.

MADDE 2 –Bu madde ile Türk vatandaşlığına başvuran yabancıların, milli birlik ve bütünlüğümüzün en öenmli hususlarından sayılan Türk Tarihi ve devleti hakkında bilgi sahibi olması, vatandaşlık bağlılık yeminine istekli olması, yabancının vatandaşlık bağı ile bağlı olabilmesi için dil, tarih, anane, görenekler ve kültür gibi temel hususları sahip olması maksadıyla değişiklik teklifi yapılmıştır.

MADDE 3 – Bu madde ile Türk vatandaşlığına başvuran yabancıların, sadakatlerinin artması amaçlanmış, bu çerçevede Türk tarihi ve devleti hakkında bilgi sahibi olması ve vatandaşlık bağlılık yemininde belirtilen sadakat hususlarına sahip olması kaydı ile en az 10 yıl süre geçmedikçe oy hakkına sahip olmaması amaçlanmıştır. Yine Türk vatandaşlığına başvuran bir yabancının ülkeye vatandaşlık bağı ile bağlı olabilmesi için ülkenin dil, tarih, anane, görenekler ve kültür gibi temel hususlarına sahip olması gerekir. Bunun için değerlendirmeye tabi olması gerekir. Bu çerçevede bahse konu değerlendirmenin esasları arasında ise ülkesine sadakat hususlarını kapsayan, Türk Tarihi ve devleti hakkında bilgi sahibi olmak, vatandaşlık, bağlılık yemini için istekli olmak, Türk anane, görenekler ve kültür gibi temel hususları bilmek esas olmalıdır. Tüm bu hususların yerine getirildiğini sağlamak üzere, 10 yıl süre sonunda sadakat ve madde kapsamında belirtilen hususlarda yapılacak değerlendirmeyi başarı ile geçme yükümlülüğü getirilmiştir.

MADDE 4 - Yürürlük maddesidir.

MADDE 5 - Yürütme maddesidir.

Suriyeli Sayısı 2021

KAMU KURULUŞLARI VE CİMER ÜZERİNDEN YAPTIĞIMIZ BAŞVURULARA 2 YILDIR YANIT VERİLMİYOR O SEBEPLE BAZI İSTATİSTİK VE RAKAMSAL VERİLER 2019-2020 YILLARINA AİT .BİLGİNİZE...

Türkiye’de kayıt altına alınmış geçici koruma altındaki Suriyeli sayısı 30 Aralık 2021 tarihi itibarıyla bir önceki aya göre bin 233 kişi azalarak toplam 3 milyon 736 bin 799 kişi oldu. Bu kişilerin 1 milyon 771 bin 83’ünü (%47,4) 0-18 yaş arası çocuklar oluşturuyor. 0-18 yaş arası çocuklarla kadınların toplamı ise 2 milyon 646 bin 828. Son 1 yılda Türkiye’deki kayıtlı Suriyeli sayısı 95 bin 429 kişi artmış oldu.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER  MİLTECİ ÖRGÜTÜ ( UNCHR) TARAFINDAN YAYINLANAN SURİYELİLER BAROMETRESİ 2019 TIKLAYIN  https://www.unhcr.org/tr/wp-content/uploads/sites/14/2020/09/SB2019-TR-04092020.pdf

Türkiye'de bulunan kayıtlı Suriyelilerin sayısı. Geçici koruma kapsamındaki Suriyeliler.  .

YAŞ ARALIĞI

ERKEK

KADIN

TOPLAM

0-4

264.306

246.733

511.039

5-9

294.539

276.631

571.170

10-14

221.374

207.962

429.336

15-18

139.804

119.734

259.538

19-24

287.125

216.317

503.442

25-29

223.863

162.468

386.331

30-34

168.813

122.519

291.332

35-39

126.668

99.197

225.865

40-44

86.557

75.465

162.022

45-49

58.670

57.358

116.028

50-54

46.543

45.397

91.940

55-59

35.414

35.466

70.880

60-64

23.346

24.106

47.452

65-69

15.206

16.054

31.260

70-74

8.986

9.898

18.884

75+

8.780

11.500

20.280

TOPLAM

2.009.994

1.726.805

3.736.799

Suriyelilerin %70,8’i Kadın ve Çocuklardan Oluşuyor
Göç İdaresinin yayınladığı yaş aralığı tablosuna göre Suriyeli erkekler, toplam Suriyeli sayısının %53,8’ini oluşturuyor. Suriyeli kadınların oranı ise %46,2. 10 yaşın altındaki Suriyelilerin sayısı 1 milyon 82 bin 209 (%29). Tabloya göre Suriyeli erkeklerin sayısı Suriyeli kadınların sayısından 283 bin 189 kişi fazla. Erkek-Kadın sayısı arasındaki en büyük fark 70 bin 808 kişi ile 19-24 yaş aralığında. Yaş aralığı artıkça bu fark azalıyor. 55 üzeri yaş aralıklarında kadınların sayısının erkeklerden daha fazla olduğu görülüyor.

Geçici koruma statüsüyle Türkiye'de bulunanlar dışında bir de ikamet izni ile Türkiye'de yaşayan Suriyeliler var. Bu kesim, ekonomik durumu nispeten daha iyi olan Suriyelilerden oluşuyor.

Bu izinle Türkiye'de bulunan Suriyeli sayısı ise 97 bin 658. Bunların yanında Türkiye'ye yasal giriş, çıkış veya ikamet kurallarını ihlal eden ve düzensiz göçmen konumunda olan kayıt dışı Suriyeliler de oluyor.

Yasadışı giriş, giriş koşullarının ihlali, vizenin geçerlilik tarihinin sona ermesi, izinsiz çalışma veya yasadışı çıkış nedenleriyle, bulundukları ülkedeki hukuki statüden yoksun olan kişilere düzensiz göçmen deniyor.

Suriyelilerin geçici koruma statüsünden doğan haklarını kullanmaları için bu statüde kayıt yaptırmış olmaları gerekiyor.

Bu yüzden düzensiz göçmen olan Suriyelilerin, başka bir ülkeye yasadışı yollarla göçün de aralarında olduğu çeşitli hedeflerle hareket ettiği ve sayılarının kayıtlı olanlara kıyasla yüksek olmadığı düşünülüyor.

Göç İdaresi'nin verilerine göre 2021 yılında, 19 Ağustos tarihine kadarki sürede 12 bin 328 Suriye uyruklu düzensiz göçmen yakalandı. 2014'te 24 bin 984, 2015'te 73 bin 422, 2016'da 69 bin 755, 2017'de 50 bin 217, 2018'de 34 bin 53, 2019'da 55 bin 236, 2020'de 17 bin 562 düzensiz Suriyeli göçmen yakalanmıştı.

Suriyeli Genç Nüfus Oranı
Genç nüfus olarak tanımlanan 15-24 yaş aralığında 762 bin 980 kişi bulunuyor. Suriyeli genç nüfusun toplam Suriyeli sayısındaki oranı %20,4.

Suriyelilerin Yaş Ortalaması
Yaş tablosuna göre kayıtlı Suriyelilerin yaş ortalaması 22,2

Kamplarda Yaşayan Suriyelilerin Sayısı (Geçici Barınma Merkezleri)
30 Aralık 2021 tarihi itibarıyla geçici barınma merkezlerinde kalan Suriyelilerin sayısı 51 bin 471 kişi olarak açıklandı. Bu sayı geçen ay (25 Kasım 2021) 51 bin 677 kişi, 2021’in başında 58 bin 752, 2020’nin başında 63 bin 247 kişi, 2019’un başında 143 bin 558 kişi, 2018’in başında ise 228 bin 251 kişiydi. Suriyelilerin yalnızca %1,4’ü kamplarda yaşıyor.

Kayıtlı Suriyelilerin 3 milyon 647 bin 973'si, barınma merkezlerinde değil şehirlerde ikamet ederek yaşamlarını sürdürüyor.

Türkiye'de Doğan Suriyeli Sayısı Ne Kadar?
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Haziran 2019'da yaptığı açıklamada Türkiye'de 450 bin Suriyeli çocuğun doğduğunu belirtmişti.

Türkiye'de yaşayan 0-4 yaş arası Suriyeli çocukların sayısı 506 bin 223, 5-9 yaş arasındaki çocukların sayısı ise 565 bin 787.

Şehirlerde Yaşayan Suriyelilerin Sayısı
30 Aralık 2021 tarihi itibarıyla şehirlerde yaşayan Suriyeli sayısı 3 milyon 685 bin 328 kişi olarak açıklandı. Şehirlerde yaşayan Suriyeli sayısı geçen aya göre bin 27 kişi azaldı. Suriyelilerin %98,6’u şehirlerde yaşıyor.

İstanbul, ülkede en büyük Suriyeli nüfusuna sahip kent. Şehirde, 530 bin 234 geçici koruma statüsündeki Suriyeli yaşıyor.

İstanbul'u Gaziantep, Hatay, Şanlıurfa ve Adana takip ediyor.

Gaziantep'te 455 bin 702, Hatay'da 436 bin 472, Şanlıurfa'da 424 bin 401, Adana'da 253 bin 969 Suriyeli yaşıyor.

Şehirlere Göre Suriyelilerin Sayısı
Göç İdaresinin 30 Aralık 2021 tarihli verilerine göre en çok Suriyelinin yaşadığı 30 şehir ve bu şehirlerdeki Suriyeli sayısı aşağıdaki tabloda yer almaktadır:

* işaretli illerde Geçici Barınma Merkezi bulunmaktadır.

-NO-

Şehir

Suriyeli Sayısı

1.

İstanbul

534.096

2.

Gaziantep

460.664

3.

*Hatay

435.650

4.

Şanlıurfa

427.640

5.

*Adana

255.911

6.

Mersin

238.396

7.

Bursa

183.313

8.

İzmir

149.708

9.

Konya

122.736

10.

*Kilis

106.803

11.

Ankara

101.846

12.

*Kahramanmaraş

95.602

13.

Mardin

91.456

14.

Kayseri

82.726

15.

Kocaeli

56.237

16.

*Osmaniye

44.079

17.

Malatya

31.868

18.

Diyarbakır

24.201

19.

Adıyaman

22.904

20.

Batman

15.925

21.

Sakarya

15.741

22.

Şırnak

14.914

23.

Manisa

14.200

24.

Denizli

13.998

25.

Nevşehir

13.148

26.

Elazığ

12.959

27.

Tekirdağ

12.497

28.

Afyonkarahisar

12.421

29.

Muğla

11.505

30.

Burdur

8.541

.

.

.

.

.

.

40.

Bolu

4.428

.

.

.

.

.

.

77.

Erzincan

132

78.

Iğdır

77

79.

Artvin

60

80.

Tunceli

43

81.

Bayburt

34

Suriyelilerin En Yoğun Olduğu Şehirler
En çok Suriyeli barındıran şehir 534 bin 96 kişi ile İstanbul. İstanbul’u 460 bin 664 kişi ile Gaziantep435 bin 650 kişi ile Hatay takip ediyor. Suriyelilerin yerli nüfusa oranla en yoğun olduğu şehir ise %42,8 ile Kilis. Kilis’te 142 bin 792 Türk Vatandaşı ile kayıt altına alınmış 106 bin 803 Suriyeli bulunuyor. Suriyeli yoğunluğunda Kilis’i %20,8 oran ile Hatay takip ediyor. Hatay’da 1 milyon 659 bin 320 Türk Vatandaşı ile 435 bin 650 kayıtlı Suriyeli bulunuyor.

Suriyelilerin En Seyrek Olduğu Şehirler
Suriyelilerin en az olduğu şehir 34 kişi ile Bayburt. Bayburt’u 43 kişi ile Tunceli, 60 kişi ile Artvin takip ediyor. Suriyelilerin Türk nüfusuna oranla yoğunluğunun en az olduğu şehir ise %0,04 oran ile Bayburt. Türkiye’de Suriyelilerin olmadığı bir şehir bulunmuyor.

En fazla sayıda Suriyelinin yaşadığı kentler. .  .

Türkiye'de en az Suriyelinin yaşadığı kent ise 24 Suriyeliyi barındıran Bayburt.

Yine en az Suriyelinin yaşadığı kentlerden Artvin'de 39, Tunceli'de 44, Iğdır'da 75, Gümüşhane'de 89 Suriyeli ikamet ediyor.

En az sayıda Suriyelinin yaşadığı kentler. .  .

Suriyelilerin Türk Nüfusa Oranı
Geçici koruma altına alınan kayıtlı Suriyelilerin Türk nüfusuna oranı ise ülke genelinde %4,28. TÜİK tarafından Türkiye’nin nüfusu son olarak 83 milyon 614 bin 362 olarak açıklandı. (31 Aralık 2020 tarihine göre)


*Aşağıdaki veriler resmi kurumlar ve ilgili bakanlıklar tarafından düzensiz olarak açıklanan verilerden oluşmaktadır.

Ülkesine Dönen Suriyeli Sayısı
3 Kasım 2021 tarihinde İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı tarafından yapılan açıklamada ülkesine dönen Suriyeli sayısının 469 bin 170 olduğu açıklandı. Bu sayı en son 15 Eylül 2021 tarihinde açıklanmış ve ülkesine dönen Suriyeli sayısının 462 bin 26 olduğu belirtilmişti. 6 Aralık 2020 tarihinde ise bu sayı 419 bin 40 olarak açıklanmıştı. Açıklanan rakamlara göre yaklaşık olarak son 1 yılda ülkesine geri dönen Suriyeli sayısının 50 bin 130 kişi olduğu söylenebilir.

Devlet Üniversitelerinde Okuyan Suriyeli Öğrenci Sayısı
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Haziran 2021’de yapılan açıklamada 2021-2022 Eğitim-Öğretim döneminde üniversitelerde okuyan Suriyeli öğrenci sayısının 48 bin 192 olduğu belirtilmiştir.

Anaokulu, İlkokul, Ortaokul ve Lisede Okuyan Suriyeli Öğrenci Sayısı
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 8 Haziran 2021 tarihinde yapılan açıklamada anaokulunda 35 bin 707, ilkokulda 442 bin 817, ortaokulda 348 bin 638 ve lisede 110 bin 976 öğrencinin eğitim gördüğünü açıklanmıştır. Toplamda 771 bin 428 çocuk eğitim hayatına devam etmektedir. Eğitim çağında olup okula gitmeyen 432 bin 956 çocuk bulunmaktadır.

Çalışma İzni Verilen Suriyeli Sayısı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 31 Mart 2019 tarihinde yapılan açıklamada Türkiye’de çalışma izni verilen Suriyeli sayısının 31 bin 185 kişi olduğu belirtildi.

En Az Bir Ortağı Suriyeli Olan Şirket Sayısı
Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada 26 Şubat 2019 tarihi itibarıyla en az bir ortağı Suriye uyruklu olan şirket sayısının 15 bin 159 olduğu belirtildi.

Türk Vatandaşlığı Verilen Suriyeli Sayısı
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Türk vatandaşlığı verilen Suriyeli sayısının 110 bin olduğu belirtildi. Bu kişilerin 53 bini yetişkin, 57 bini ise çocuklardan oluşuyor. (30 Aralık 2019 tarihi itibarıyla)

Türkiye’de Doğan Suriyeli Sayısı
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 19 Eylül 2019 tarihinde yaptığı açıklamada,Türkiye’de doğan Suriyeli bebek sayısının 450 bin civarında olduğu belirtti.

Suriyeliler Kamu Kurumları Üzerinden Nasıl ve Ne Kadar Mali Yardım Alıyor?

Suriyeliler kamu kurumları üzerinden farklı yardımlardan yararlanabiliyor.

Çok amaçlı bir nakit yardım programı olan Sosyal Uyum Yardımı Programı (SUY) bunların en önemlisi.

Avrupa Birliği (AB) tarafından fonlanan SUY programı; Türk Kızılay, Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında oluşturulan işbirliğiyle uygulanıyor.

SUY kapsamında, yardım için uygun bulunan ailelere, Halkbank üzerinden Kızılay kart veriliyor ve ailede kayıtlı her fert başına ayda 155 TL yardım yapılıyor.

Kızılay Kart

  • 155 ₺1 milyon 372 bin 335 Suriyeli, Sosyal Uyum Yardımı kapsamında Kızılay Kart vasıtasıyla ayda 155 TL nakit yardımı alıyor.

Kaynak: Kızılay

Bu, programın Kızılay tarafından finanse edildiği anlamına gelmiyor.

Program, AB Sivil Koruma ve İnsani Yardım Operasyonları Birimi (ECHO) tarafından finanse ediliyor.

Kızılay kartlarının üzerinde hem Türkiye'nin hem de AB'nin bayrakları bulunuyor.

Kızılay'ın bu yılın Temmuz ayında yayımladığı infografiğe göre Türkiye'de 1 milyon 513 bin 736 yabancı SUY'dan yararlanıyor.

Bu kişilerin yüzde 90,7'si yani 1 milyon 372 bin 335'i Suriyeli.

Türkiye'de bu programdan en fazla yararlananların bulunduğu on kent sırasıyla şöyle: Gaziantep, İstanbul, Şanlıurfa, Hatay, Adana, Mersin, Ankara, Konya, Bursa, İzmir.

Yine AB tarafından finanse edilen Tamamlayıcı Sosyal Uyum Yardımı (T-SUY) ise "iş gücüne yönlendirilmeleri mümkün olmayan en kırılgan bireylerin temel ihtiyaçlarını onurlu bir şekilde karşılamalarını sağlamak üzere hazırlanan nakit temelli bir destek projesi" olarak tanımlanıyor.

Bu proje kapsamında da 346 bin 929 kişiye düzenli nakit yardımı yapılıyor.

Projede kişi başı aylık yardım tutarı 250 TL.

Bu projeden yararlananların yüzde 85,9'u yani 298 bin 115 kişi Suriyeli.

Okul çağında çocukları olan ve maddi imkanı kısıtlı Suriyeli aileler, Şartlı Eğitim Yardımı'ndan da (Ş.E.Y.) yararlanabiliyor.

Bu program, AB'ye bağlı ECHO, ABD Dışişleri Bakanlığı ve Norveç Hükümeti tarafından fonlanıyor ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Türk Kızılayı ve Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) iş birliğiyle yürütülüyor.

Ş.E.Y. kapsamında kamp dışında yaşayan ailelere, çocuklarının düzenli okula devam etmeleri koşuluyla nakit yardımda bulunuluyor.

Buna göre ilköğretime devam eden erkek öğrencilere aylık 45 TL, kız öğrencilere 50 TL, ortaöğretime devam eden erkek öğrencilere aylık 55 TL, kız öğrencilere aylık 75 TL ödeme yapılıyor.

Kızılay'ın bu yılın Mayıs ayında yayımladığı verilere göre Ş.E.Y. kapsamında ulaşılan toplam çocuk sayısı 695 bin 556, aylık ödeme alan çocuk sayısı ise 535 bin 612.

Programdan yararlananların yüzde 85'i yani 591 bin 308 kişi Suriye uyruklu.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İl Müdürlükleri kapsamındaki Sosyal Hizmet Merkezleri de sosyo-ekonomik destek ve engellilere yönelik evde bakım hizmeti programlarıyla ilgili başvuruları kabul ediyor.

Suriyeliler illerde bulunan valilikler tarafından koordine edilen sosyal yardımlara da başvurabiliyor.

Valiliklerin idaresinde bulunan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları (SYDV); tek seferlik nakit yardımı, gıda dışı ihtiyaç malzemeleri yardımı, kömür yardımı, eğitim, barınma, sağlık, vb. yardımı talebiyle hazırlanan dilekçeleri değerlendiriyor.

Belediyeler de Suriyelilere yardım sağlayabiliyor. Hangi kriterlere göre yardım verildiği, bu yardımların türü ve yoğunluğu belediyelere göre değişiklik gösterebiliyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.