İ.P'in UCU FETÖ'de Mİ!? 

İYİ Parti  Milletvekili Prof.Dr. Ümit ÖZDAĞ, CNN Türk'te Ahmet Hakan'ın sunduğu Tarafsız Bölge programında, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu'nun FETÖ'cü olduğunu iddia etti. 

Katıldığı bir programda İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu'nun FETÖ'cü olduğunu iddia eden İYİ Partili Ümit Özdağ'ın ihracı için ilk adım atıldı. İstanbul'daki İYİ Parti ilçe başkanları, Özdağ'ın partiden ihracı ve disipline sevkine yönelik imza verdi.

İHRACI İÇİN İLK ADIM ATILDI

İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı'nda, İl Başkanı Buğra Kavuncu başkanlığında toplanan İYİ Parti İstanbul ilçe başkanları Ümit Özdağ'ın partiden ihracı ve disipline sevkine yönelik imza verdi.

İlçe başkanlarının imzaladığı disiplin ve ihraç dilekçesi İYİ Parti Genel Merkezi'ne gönderildi. İYİ Parti İstanbul ilçe başkanlarının İYİ Parti Genel Merkezi'ne Ümit Özdağ'ın partiden ihracı ve disipline sevkine ilişkin gönderdiği dilekçe şöyle:

 

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bugün TBMM grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. İYİ Parti İstanbul milletvekili Ümit Özdağ'ın partisinin il başkanı Buğra Kavuncu'nun "FETÖ'cü" olduğunu iddia etmesi ile ilgili olarak Akşener, Kavuncu’nun Özdağ hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyledi. Akşener ayrıca, Özdağ'ın "partinin HDP ile yakınlaştığı" açıklamasına "Çok büyük bir yalandır, yalancıdır bunu söyleyen" tepkisini verdi.

ONGUNHABER ARŞİVLERİNDEN BİR KAÇ YAPRAK; İ.P'in UCU FETÖ'de Mİ!? 

Eski İyi Parti Medya ve Propaganda Başkan Yardımcısı Adem Taşkaya, Twitter hesabından Buğra Kavuncu’yla ilgili bilgiler paylaştı. Taşkaya, Kavuncu’nun İyi Parti’ye gelmeden önce, Kazakistan’da bulunduğu yıllarda KATİAD kurucuları arasında olduğunu açıkladı.

Taşkaya paylaşımlarında “Buğra Kavuncu'nun CV'sinde hiç bahsetmediği, Orta Asya'nın en büyük derneği KATİAD- Kazakistan Türkiye İşadamları Derneği Başkan Yardımcılığı görevini neden gizliyor? KATİAD'da, Fettah Tamince'nin yardımcısı olan Buğra Kavuncu'nun dernekle ilgili neden hiç bir yerde resmi yok!” sorularını sordu.

Taşkaya, KATİAD’ın Türkiye'nin telkini ve baskısıyla FETÖ'den dolayı kapatıldığını da yazdı. Taşkaya’ya cevap veren eski KATİAD yöneticilerinden Tayfun Nuri Bıyıklı da Kavuncu’nun 2011-2013 döneminde KATİAD’da Yönetim Kurulu üyeliği ve Başkan Yardımcılığı görevlerini yürüttüğünü açıkladı.

Ayrıca, Ahmet Yesevi Üniversitesi’nin dergisi Ayhaber’in 2010 kış sayısında yer alan haberde KATİAD ile toplantı yapıldığı yazıldı, kapanış konuşmasını yapan Buğra Kavuncu da KATİAD Genel Başkan Vekili olarak tanıtıldı. Kavuncu, Linkedin hesabında üstlendiği görevleri yazmadan ‘Başarılar’ başlığı altında KATİAD’a da yer verdi.

Kazakistan'daki FETÖ Faaliyetleri

Kazakistan, Sovyetler’in yıkılmasından sonra FETÖ’cülerin özel ilgi gösterdiği ülkeler arasında yer alıyor. 2016’da Anadolu Ajansı’nda çıkan habere göre 1993'te bu ülkede faaliyetlere başlayan FETÖ, 29 lise, bir üniversite, bir kolej, bir ilkokul ile bir ortaokulu 1997 yılında Türk Eğitim Vakfı (KATEV) şemsiyesinde topladı. KATEV bünyesindeki Süleyman Demirel Üniversitesi'nin, yine FETÖ'ye yakın işadamlarının kontrolünde olduğu belirtilen KATİAD tarafından desteklendiği vurgulanıyor. Kazakistan'da, FETÖ'ye yakın okullardan mezun olanlara, KATİAD aracılığıyla iş imkanı sağlandığı, böylece bu okullarının cazip hale getirildiği ifade ediliyor.

KAZAKİSTANDAKİ KATİAD YEMEĞİNDEN İLGİNÇ İLİŞKİ AĞINA BİR BAKIŞ

İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu'nun FETÖ ile bağlantısı Kazakistan Almatı’daki restorantta çekilmiş kare üzerinden sorgulandı. Kavuncu'nun aile fertlerinin bulunduğu fotoğraf karesi sosyal medyada hızla yayıldı. KATİAD yemeğinin yapıldığı restorant, eski istihbaratçı FETÖ'cü Enver Altaylı’nın kardeşi Taha Altaylı’ya ait “G BALIK” Almatı’dır.

G Balık Restoranta çekilen karede soldan itibaren; FETÖ'nün Kazakistan sözde İmamı M. Mesut Ata, Buğra Kavuncu'nun babası Orhan Kavuncu, Enver Altaylı, Bank Asya Katılım ortağı Mehmet Artukaslan, Kazakistan Zaman Gazetesi Başyazarı Ahmet Alyaz, Oruç Burak Kavuncu olduğu görülüyor.

Buğra Kavuncu-Canan Kaftancıoğlu-Ekrem İmamoğlu Yakınlığı

İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, mevkiidaşı CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu seçim döneminde bir çok defa yan yana olmuş, birlikte verdikleri röportajda da “Ortada başarılı olmuş bir ittifak var. Bunun sonuçlarını yerel seçimlerde hep birlikte gördük." diye konuşmuştu. 

Çoğu kez CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, FETÖ'cü olduğu iddia edilen İYİ Parti İl Başkanı Buğra Kavuncu ile yan yana gelmiş, samimi pozlar vermişti.

Buğra Kavuncu ve Ekrem İmamoğlu

İBB'deki İYİ Parti Kontenjanı Merak Konusu Oldu

Şimdi kamuoyu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne İYİ Parti kontenjanından yani Buğra Kavuncu referansıyla alınan daire başkanı, genel müdür, müdür, şef ve personelin olup olmadığı eğer varsa da bunların kimler olduğu merak edilmeye başlandı.

KATİAD yemeklerinin birinde gözüken, FETÖ’nün CIA ile olan bağlantısını kuran eski MİT’çi Enver Altaylı’nın Gülen’e gönderdiği raporda, Kaşif Kozinoğlu için "MİT Müsteşarı olmaya çalışıyor. Böyle bir şey olursa Allah Fethullah Hoca Efendi’yi korusun" diyordu!

Basında yer alan haberlere göre, 2010 yılında Almatı’da KATİAD’ın Ankara Oteli’nde düzenlediği Süleyman Demirel Üniversitesi tanıtım toplantısında açılış konuşmasını yapan KATİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kavuncu, üniversitenin verdiği eğitimle kalitesini ispatladığını vurgulayarak üniversiteye verdikleri desteğin süreceğini dile getirdi.

FETÖ Destekçisi Şirketin CEO'su

Kavuncu’nun FETÖ’yle ilişkili kuruluşlarla tek bağlantısı KATİAD üzerinden değil. Alman Zeit gazetesinde yer alan habere göre Türkiye 2017’de, içinde 68 kişi ve şirket adının bulunduğu bir listeyi Alman Federal Emniyet Teşkilatı'na (BKA) verdi. Türkiye'nin teröre destek verdikleri iddiasıyla suçladığı kişi ve şirketler arasında Almanya'nın önde gelen büyük şirketlerinden Daimler ve BASF’ın da bulunduğu bildirildi. BASF'ın internet adresinde yer alan bilgiye göre, Buğra Kavuncu bu şirkette genç yaşta üst düzey görevler üstlendi, 2016 yılında BASF Türk Ceo’su oldu. BASF, KATİAD’ın Ocak 2016’daki üye listelerinde de yer aldı.

KAVUNCU’NUN KUZENİ KATİAD’A SUİKAST DOSYASINDA

7 Ekim 2009’da KATİAD kurucularından Hayri Ersoy ve dönemin Genel Başkanı da olan Zeki Pilge, İstanbul’da Bank Asya Genel Müdürlüğü’nde yaptıkları iş toplantısından çıktıktan sonra saldırıya uğradı. Saldırıda Turkuaz Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Pilge yaralı kurtulurken şirket CEO’su Ersoy yaşamını yitirdi. Saldırıyla ilgili 2015’te yürütülen soruşturmada Buğra Kavuncu’nun kuzeni Eski Eyüp Belediye Başkanı İsmail Kavuncu da Ersoy ve Pilge’yi öldürtmeye teşebbüs suçlamasıyla yer aldı.

Eski Sabah Gazetesi yazarı Ersin Ramoğlu konuyu günlerce köşesine taşıdı. Ramoğlu, suikastı, 1996’da kurulan ve büyüyerek milyarlık ciroya ulaşan şirketin ortakları İsmail Kavuncu ve Müjdat Güler’in şirketi Pilge’den almak için düzenlettiğini iddia etti. Ramoğlu şunları yazdı: “İsmail Kavuncu, hem Zeki'ye hem de Ersoy ailesine, yakın arkadaşı olan dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın'ın katilleri bulmak için gece gündüz çalıştığını söyleyip durdu. Evler ve altınlara boğulan Çapkın müdür ise cinayet defterini çoktan kapatmıştı. Milleti uyuttular.”

‘ENVER AĞABEYİMİN YANINDA YER ALACAĞIM’

Taşkaya Twitter'dan yaptığı paylaşımda KATİAD’ın Enver Altaylı’nın kardeşi, Taha Altaylı’nın Kazakistan Almatı’daki “G Balık” Restoranında düzenlenen yemeğinde Buğra Kavuncu’nun babası Orhan Kavuncu ve FETÖ Kazakistan İmamı Mesut Ata’nın bir arada olduğunu da iddia etti. Orhan Kavuncu’nun resmi internet sitesinde E. Altaylı kategorisi altında Altaylı’ya sahip çıktığı yazısı bulunuyor. Kavuncu şunları yazdı: “Enver Altaylı benim halamın oğlu, kayınbiraderim, benden beş yaş büyük ağabeyimdir. Fikri yapımın oluşmasında katkısı olmuştur. Dolayısıyla onunla ilgili davayı takip etmek, yardım etmeye çalışmak benim en tabii vazifemdir. Dosyanın içeriğinden hareketle hukuki bir mücadele de verilecektir. Ama siyasi gerekçelerin daha ağır bastığını düşündüğüm bu olayda, ilkelerden de hareket ederek Enver ağabeyimin yanında yer alacağım.

ULUDERE OLAYINDA DA BİR KAVUNCU VAR

 Yeni Şafak yazarı ve eski Kültür Bakan Yardımcısı Abdülkadir Selvi, sınırdan geçmeye çalışan kaçakçıların bombalanması konusunda emrin kimden geldiğine dair çok önemli bir iddiayı seslendirmişti.
Selvi'ye göre o dönemde Genelkurmay Komuta Kontrol Daire Başkanı olan Tuğg. Salim Cüneyt Kavuncu, Uludere'de vurma kararı verilmesini sağlayan raporu yazan isimdi.
O soruşturmadan bir sonuç çıktı mı bilmiyorum ama Tuğg. Kavuncu, Uludere olayından hemen sonra sürpriz biçimde emekliliğini istedi.

Gazeteci Celal Eren Çelik Twitter üzerinden yüzü aşkın tweetiyle Kavuncu ailesi hakkında çok önemli bir yazı yazdı. Çelik’in Kavuncu ailesine yönelik iddiaları şöyle: 

ÖZBEKİSTAN'DAN GELEN "PRENS": BUĞRA KAVUNCU...

1-24 Haziran seçimlerinden sonra İYİ PARTİ'de taşlar yerinden oynarken, Meral Akşener önce istifa etmiş sonrasında ise teşkilatın baskısı ile olağanüstü kongre kararı almış ve burada yeniden güven tazelemişti...

2-Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen İYİ PARTİ olağanüstü büyük kongresinde 1061 delegenin, geçerli 1060 oyunun tamamını alarak yeniden genel başkan seçilen Akşener'in GİK üyesi olarak yanına aldığı bir isim ise dikkat çekmekteydi...

3-Bu isim ise Buğra KAVUNCU isminden başkası değildi ve KAVUNCU, İYİ PARTİ kulislerinde AKŞENER'in yeni "PRENSİ" olarak adlandırılmaktaydı... Peki kimdi bu genç ve yıldızı birden bire parlayan Buğra Kavuncu?

4- Hangi girift ilişkiler ağının tam da ortasında bulunuyordu, ailesinin ne gibi bağlantıları vardı? Almanya'dan Orta Asya'ya kadar uzanan bir ilişkiler ağı içerisinde Buğra KAVUNCU ve KAVUNCU ailesi neredeydi?

6- Tarih yaprakları 1997'yi gösterirken, SSCB'nin dağılmasının hemen ardından bağımsızlıklarını ilan eden Türk Cumhuriyetleri yabancı yatırımcılara kapılarını sonuna kadar açmıştır... Hele ki bu yatırımcılar Türk ise o dönemlerde çok daha rahat iş yapabilmektedir...

7-İşte 1997'de Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinden Türk iş adamları ve girişimciler için "en cazip yatırım yapılacak ülkelerden bir tanesi" de KAZAKİSTAN'dır... Ve genç bir girişimci Kazakistan'a o tarihlerde adımını atacaktır... Evet, o isim Buğra KAVUNCU'dan başkası değildir...

8-1999'da Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü'nden mezun olmasına henüz 2 yıl varken KAZAKİSTAN'a adımını atan Buğra KAVUNCU bu ülkede "YAPI KİMYASALLARI" üreterek satışını gerçekleştirmek üzere ciddi bir girişimcilik örneği gösterecektir...

9-Ama sakın "Daha üniversiteden mezun olmamış gencecik bir adam, nasıl olur da hem de yabancı bir ülkede böyle bir yatırım yapar, bu bağlantıları nasıl kurar?" falan diye sormayın zira ne Buğra KAVUNCU sıradan bir isimdir ne de KAVUNCU ailesi sıradan bir ailedir...

10-Zaten ailesinden devraldığı ve ilerleyen dakikalarda detayları ile yazacağımız girift ilişkiler ağı ile son derece başarılı hamleler yapan Buğra KAVUNCU 9 sene gibi kısa süre sonra Alman kimya ve boya devi BASF'a hem de önemli bir yönetici olarak transfer olacaktır...

11-Buğra KAVUNCU'nun 2006 yılında BASF Construction Chemicals Central Asia LLP’de Genel Müdür olarak başladığı BASF serüveni durmaksızın yükselerek 2016 BASF Türk Kimya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. CEO’su olduğunda artık "zirveye" ulaşmıştır...

12- Şimdi burada bir nefes alalım ve kısaca BASF firması ve önemine değinelim isterseniz... BASF firması Dünya'nın en büyük kimya ve boya firmalarından bir tanesi olan bir Alman firması... Küresel firmalar arasında en güçlü firmalardan birisi olarak kabul edilmekte...

13-Firma Almanya'nın en köklü firmalarından bir tanesi... 2.Dünya savaşı öncesinde Almanya'nın en büyük 6 kimya firması I.G FARBEN bünyesinde birleştirilmiş ve I.G FARBEN savaş boyunca Alman ordusunun kimyasal ihtiyacını karşılamıştır.

14-İşte I.G FARBEN bünyesinde toplanan 6 dev kimya firmasından bir tanesi de BASF'tır...

15- 2.Dünya Savaşı'nın hemen akabinde ABD 1945 İLA 1950'lerin ortasına kadar süreçte zamana yayarak I.G FARBEN'i parçalara ayırarak tasfiye etmiş,+++

16-+++BASF yeniden bağımsız bir firma olarak karşımıza çıkmış, daha sonra ise Dünya kimya ve boya sanayisine yön veren küresel bir firma olmuştur

17-+++.Bu küresel ekonomik güç pek tabii ki gerek Alman Derin Devleti, gerek BND, gerekse büyük Amerikan sermayesi ile girift ilişkiler kurmuştur.

18-+++Zira Alman Derin devleti kadar ABD Derin sermaye yapısı içerisinde de 1945'de I.G FARBEN yeniden dizayn edilirken BASF'ın önünü açan odaklar vardır...

19-BASF'taki bu tepe yöneticiliğini bir yana iterek İYİ PARTİ saflarında siyaset denilen bir "meçhule" doğru adımını atan Buğra KAVUNCU nasıl olmuştur da KAZAKİSTAN'a adım atışının 9. senesinde böylesi küresel bir şirkette Genel Müdür,19.senede CEO olmuştur?

20-Bu sorunun cevabı için yazımızın başında da belirttiğimiz noktaya bakacağız ve oradan hareketle biraz daha derine doğru ineceğiz. Ne demiştik efendim

"KAVUNCU AİLESİ SIRADAN BİR AİLE DEĞİL"

... Bakalım isterseniz KAVUNCU Ailesini"Sıradışı" hale getiren o girift ilişkiler ağına.

KAVUNCULARIN GRİFT İLİŞKİLERİ

Orhan KAVUNCU... Bu isim ülkücü, milliyetçi camiaya hiç ama hiç yabancı olmayan bir isim...TÜRKOCAKLARI gibi bol soru işaretli bir derneğin Genel Başkanlığını da yapan Kavuncu 20. Dönem Adana milletvekili

Orhan KAVUNCU, Buğra KAVUNCU'nun babası olmakla birlikte daha pek çok önemli ve ilginç ilişkileri de mevcut... Örneğin FETÖ soruşturması ile gözaltına alınan eski MİT görevlisi, ünlü istihbaratçı Enver ALTAYLI'nın ablası Fazilet Hanım ile evli kendisi...

Yani eski MİT'çi, FETÖ tutuklusu Enver ALTAYLI bu "parlak girişimci, üst düzey BASF yöneticisi" Buğra KAVUNCU'nun öz be öz dayısı...

Türk Ocakları Vakfı Başkanı Orhan Kavuncu’nun oğlu olan Satuk Buğra Kavuncu’nun ismi, dünyayı ve Türkiye’yi sarsan Panama Belgeleri'nde de geçiyor. Belgelerde Kavuncu’nun Tolleport Assets Management adlı şirketle bağlantısı olduğu iddia ediliyor.

46-Buna göre GLADİO artık örgütlenmesini Cemaat/Tarikatlar üzerinden gerçekleştirecektir.Türkiye merkez olmak üzere Orta Asya ve Kuzey Afrika örgütlenmesinin "ihalesini" ise Gülen Cemaati almıştır.Gülen Cemaati 1991 itibariyle artık YEŞİL GLADİO'dur...

47-Ve Türki Cumhuriyetler teker teker bağımsızlığını ilan ederken YEŞİL GLADİO halini alan Gülen Cemaati'nin Orta Asya "Açılımı" okullar üzerinden gelmekte gecikmeyecek.

ŞİRKETLEŞEN KAVUNCULAR

48-Bu arada tarih yaprakları 1992'yi gösterdiğinde Enver ALTAYLI'nın bir diğer kuzeni -dayıoğlu- olan bir başka KAVUNCU AİLESİ mensubu; İsmail KAVUNCU "TURKUAZ LTD. ŞİRKETİ" ni kurmaktadır...

49-Aradan çok değil 2 sene geçtikten hemen sonra 1994 yılında bu İsmail KAVUNCU'nun kurduğu şirketi KAZAKİSTAN'da görmekteyiz... Ancak 1 "küçük" farkla... TURKUAZ artık bir "LTD.ŞTİ" değil bir ŞİRKETLER GRUBU olarak Kazakistan'dadır... Merkez Almatı'dadır...

50-Şirketin Türkiye merkezi ise İstanbul'dadır... Bu arada şirketin ortaklık yapısında da değişiklikler vardır...

51-Şirketin yeni ortaklık dağılımı şu şekildedir: %35 İsmail KAVUNCU, %35 Zeki Pilge,%15 Müjdat GÜLER ve %15 Mert SARI...

KAZAKİSTAN’DAKİ TEK TEMSİLCİ

52-Şirket İsmail KAVUNCU VE ZEKİ PİLGE üzerinden GÜLEN CEMAATİ'nin tam desteğini arkasına almıştır. Çok kısa sürede UNILEVER,HENKEL,NESTLE,DANONE gibi onlarca küresel markanın KAZAKİSTAN'daki tek temsilcisi konumuna gelen şirketin yıllık cirosu 1 milyar$'a ulaşmıştır...
53-Kısa süre daha da büyüyen şirketin mali durumu, GÜLEN İLİŞKİLER AĞI ile de birleşince TURKUAZ ŞİRKETLER GRUBU bir şirket olmanın çok ötesine geçerek, GÜLEN'in CIA adına "ORTA ASYA'yı DİZYN ETME" projesinin ana yürütücüsü konumuna gelmiştir...

54-Ve şirket adeta KAZAKİSTAN "DEVLETİNİ" ESİR ALMIŞ, istediği her şeyi yaptırabilir bir konuma ulaşmıştır...

55-Ve işte İsmail KAVUNCU'nun TURKUAZ ŞİRKETLER GRUBU'NUN bu devasa güce ulaştığı yıllarda 1997'de KAZAKİSTAN'a kim adım atmıştı hatırlayalım? Bingo! BUĞRA KAVUNCU!

56-Şimdi sanırım daha net anlaşılmıştır sanırım 9 senede küresel Alman devi BASF'a BUĞRA KAVUNCU'nun Genel Müdür olarak transfer oluşunun hikmeti...

KAVUNCULARIN TURKUAZ’I BAŞ DÖNDÜRÜYOR

59-TURKUAZ ŞİRKETLER GRUBU bu devasa güçle KAZAKİSTAN başta olmak üzere Kırgızistan ve Özbekistan'ı adeta bir ağ gibi GÜLEN adına sararken şirket içerisinde ilk büyük ayrışma da 2007 yılında yaşanacaktır...

60-Şirketin %15 hissesine sahip olan Müjdat GÜLER, 2007 seçimlerinde milletvekili adayı olarak Meclis'e girmek istemektedir. Şirketin %35 hissesine sahip olan Zeki Pilge ise buna şiddetle karşı çıkmaktadır. İki isim arasında ciddi tartışmalar yaşanır.

ÖNCE DYP SONRA AK PARTİ

61-Ancak Müjdat GÜLER kararından vazgeçmeyecek ve 2007 seçimleri için Türkiye'ye dönecek ve DYP Tekirdağ 1.sıra milletvekili adayı olarak seçimlere katılsa da milletvekili seçilemeyecektir. Ancak GÜLER'in siyasette önü açıktır ve önemli "referansları" vardır...

TRAKYA BÖLGESİNİN ADAYLARI ONLARDAN SORULDU

62-Ve kısa süre içerisinde Müjdat GÜLER karşımıza AKP İstanbul İl Başkan Yardımcısı olarak çıkacaktır... Hatta Aziz Babuşçu ile 2009 yerel seçimlerinde TRAKYA BÖLGESİ adaylarını belirleyen isim olduğu ifade edilmektedir...

2008 KRİZİ SONRASI TURKAZ ŞİRKETLERİ’NE TANINAN AYRICALIKLAR

63-Bu arada tarih yaprakları 2008 yılını gösterdiğinde Dünya, ABD merkezli bir finans krizi ile alt üst olmuş ve kriz KAZAKİSTAN'ı ve hali ile giderek büyüyen ve aldığı kredilerin hacmi de genişleyen TURKUAZ ŞİRKETLER GRUBU'nu da vurmuştur...

64-Türkiye'de kamuoyunun ŞEKERBANK'I satın alması ile tanıdığı BANK TURAN ALEM de sıkıntıya düşmüştür ve TURKUAZ ŞİRKETLER GRUBU'NUN bu şirkete yaklaşık 50 milyon $ kredi borcu bulunmaktadır...

65-Bir süre sonra KAZAK devleti BANK TURAN ALEM'e el koyarken ödemeler için TURKUAZ ŞİRKETLER TOPLULUĞU'na da cazip bir yapılandırma planı teklif eder...

66-Bu yapılandırma planına göre TURKUAZ ŞİRKETLER GRUBU, BANK TURAN ALEM'e olan borcunun 15 milyon$'lık biçimde öderse, geri kalan borcun yarısı silinecek ve kalan kısımda uzun vadeye yayılacaktı. Yani borç 35 milyon$a düşecek, bunun yarısı olan 17,5 milyon $ silinecekti...

İSMAİL KAVUNCU BELEDİYE BAŞKANI OLUYOR

67-Bu teklif yapıldığında tarihler 2009'un Ekim ayını göstermekteydi...Ama bu tarihten 7 ay önce yaşanan önemli bir gelişmeyi not edip öyle devam edelim... TURKUAZ ŞİRKETLER GRUBU'nun %35 ortağı İsmail KAVUNCU 2009 Mart Yerel seçimlerinde AKP'den Eyüp Belediye Başkanı seçilmiştir

68-2007'de DYP'den aday olup seçilemedikten sonra AKP'ye geçip "önemli referanslar ile" jet hızı ile AKP İL BAŞKAN YARDIMCISI olan TURKUAZ'ın bir ortağı Müjdat GÜLER,şirketin bir diğer ortağı olan İsmail KAVUNCU'nun aday olmasını sağlamıştı...BANKASYA DEVREYE GİRİYOR

69-Bu notumuzdan hemen sonra tekrar dönelim TURKUAZ'A yapılan "yapılandırma " teklifine... Yapılandırma teklifi "cazipti" ve TURKUAZ'ın sıkıntıya düşmesi YEŞİL GLADİO GLÜLEN ÖRGÜTÜ için kabul edilemez bir durumdu... Ve devreye derhal BANK ASYA sokuldu...

70-Kısa süre önce FORBES TÜRKİYE'de "KAZAK KRAL" şeklinde kapak olan şirketin büyük ortaklarından Zeki Pilge ve şirketin CEO'su Hayri Ersoy Ekim ayında BANK ASYA'nın Genel Merkezi'ne gelerek 15 milyon$'lık bir kredi anlaşmasına imza atarlar... Tarih 7 Ekim 2009'dur...

TURKUAZ’IN HAKİM ORTAĞI ZEKİ PİLGE VE CEO’SUNA SUİKAST

71-Ve bu iki isim yaptıkları bu anlaşmanın hayatlarındaki son anlaşma olduğundan habersiz biçimde siyah Mercedes E 200 arabalarına binerek arka koltuğa geçtiler... Az ilerde ise bir ışıklı kavşak vardı...

72-İçerisinde TURKUAZ'ın hakim ortağı Zeki Pilge ve CEO'sunu taşıyan siyah Mercedes, ışıklarda durduğu an, bir kişi aracın arka sağ camına doğru aracın önünden geçerek yanaştı ve içeriye doğru 5-6 el ateş etti... Hayri Ersoy'un atardamarı parçalanmıştı ve hastaneye giderken öldü.

73-Zeki Pilge ise ağır yaralanmıştı ve hayatının geri kalanını belden aşağısı felç biçimde geçirecekti...

74-Hayatını kaybeden şirket CEO'su Hayri Ersoy Ümraniye Araştırma Hastanesi'nden önce Adli Tıp'a götürüldü sonrasında toprağa verildi. Cenazede TURKUAZ'ın ortaklarından Müjdat GÜLER gözyaşı dökerek "En yakın dostumu kaybettim diyordu" Acaba öyle miydi gerçekten...

KARANLIĞA GÖMÜLMEK İSTENEN SUİKAST

75-Şirket CEO'su Hayri Ersoy'un ailesi İsmail KAVUNCU'ya ulaşmıştı... KAVUNCU, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin ÇAPKIN ile çok samimi olduğunu söylemiş çok titizlikle araştırmanın yapılacağını, kendisinin de olayın üzerine bizzat düşeceğini aileye bildirmişti...

76-Ancak İstanbul'u n göbeğinde alenen işlenen cinayetle ilgili bölgedeki kamera görüntülerinden tutun MOBESE kayıtlarına kadar her şeyden kolaylıkla zanlı tespiti yapılabilecekken,

77-Bir "el" adeta delillerin toplanmasını istemiyor ve engelleyerek soruşturmayı sümenaltı ediyordu...

ATLANTİK ÖTESİNDEN DESTEK

78-Bu arada İsmail KAVUNCU başkanlığındaki Eyüp Belediyesi'nin 2010 YILINDA "ATLANTİK ÖTESİNDEN" misafirleri vardı...

79-Bu misafirler Fethullah GÜLEN'e bağlı derneklerin oluşturduğu Türk Amerikan Derneği Orta Atlantik Federasyonu (MAFTAA)'dan geliyordu... Eyüp belediyesi ile "KÜLTÜRLER ARASI DİYALOG" için Türkiye'deydiler...

80-YENİ ŞAFAK GAZETESİ'nin yazdığı ve daha sonra 13.08.2017 tarihinde STAR GAZETESİ'nde de yayınlanan habere göre ve Eyüp Belediyesi’nin 2010’da gerçekleştirdiği organizasyonda çok sayıda ABD’li senatör ağırlandı.

HÜSEYİN ÇAPKIN’A 3 MİLYON DOLARLIK VİLLA

81-Bu arada SABAH Gazetesi Ersin Ramoğlu ORTAYA BOMBA BİR İDDİA ATACAKTI: İsmail KAVUNCU, "Yakın arkadaşım" dediği Hüseyin ÇAPKIN'a cinayetin işlendiği günlerde "hülle" yolu ile 3 milyon dolarlık villasını vermişti...

82-Bakalım Ersin Ramoğlu 5 Eylül 2016 tarihinde SABAH gazetesindeki köşesinde ÇAPKIN'A 3 MİLYON DOLAR'LIK HEDİYE EV başlıklı makalesinde neler söylemiş: "Florya'daki evini FETÖ'den tutuklanan eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın'a hediye ettiği söyleniyor.+++

83-+3 milyon dolar değerindeki ev, hülle yoluyla önce bir başkasına satılmış, ondan da Hüseyin Çapkın'a geçmiştir.+++

84-Kavuncu,Çapkın'ın eşine de milyonlarca liralık takılar hediye aldığı söyleniyor." İşte tecrübeli gazeteci Ersin Ramoğlu'nun yazdıkları. Ve Ramoğlu bu yazdıkları ile de kalmadı KAVUNCU AİLESİ-FETÖ bağlantısı ve-HAYRİ ERSOY cinayeti ile bağlantılı seri yazılar kaleme aldı

85-Ve tecrübeli gazeteci Ramoğlu'na bu yazılarından ötürü, bu konuyu işlememesi için ciddi manada baskı da geldi... Hatta bu yazılardan önce kendisi çok daha etkim bir konumdaydı gazetede dersek sanırız olay daha net anlaşılır...

86-Şimdi ne alaka Hüseyin Çapkın, villa falan demeyin... Az sonra daha net anlayacaksınız...

87-"Davayı inceliyor delilleri topluyorlar, ona bakıyorlar, bunu bekliyorlar" diyerek HAYRİ ERSOY'un öldüğü, Zeki PİLGE'nin ağır yaralandığı olay 2015 YILINA KADAR "SÜMENALTI" edilir...

GELEN İHBAR MEKTUBU HER ŞEYİ DEĞİŞTİRİYOR

88-Ne zamana kadar? Ali BAŞARAN isimli kişinin ihbar mektubuna kadar... Ali BAŞARAN ihbar mektubunda saldırıyı kendisinin gerçekleştirdiğini, hedefinin sadece Zeki PİLGE olduğunu, Hayri ERSOY'un onun yanında olduğu için öldüğünü söylerken talimatı kimden aldığını da anlatıyordu...

89-Bu cinayet için talimatı veren olarak Ali BAŞARAN'ın ismini verdiği kişi ise kim dersiniz? Sıkı durun...

SUİKASTİN ARKASINDAN ÇIKAN ŞOK İSİM

90-TURKUAZ ŞİRKETLER GRUBU'NUN %15 ortağı, cenazede göz yaşları içerisinde kalan MÜJDAT GÜLER!

91-Ali BAŞARAN suikast karşılığı kendisine 1 milyon 500 bin dolar vaat edildiğini, bunun 100 bin peşin 1.400.000$'I iş bitiminde alacağını ancak parasının verilmediğini anlatıyor...

92-Müjdat GÜLER'in altında ise birbirine bağlı şekilde Allahverdi Ölmez,Recai Kurnaz ve Rıfkı Kamburoğlu isimlerinin olduğunu belirtiyor...

93- Ve "Adam öldürmetye azmettirmek" suçlaması ile 08.07.2015 tarihinde açılan davada Müjdat GÜLER hakkında 18 yıl hapis kararı çıkıyor...

İSMAİL KAVUNCU DEVREDE

94-Müjdat GÜLER içeri girerken 2. dönem belediye başkan adayı gösterilmeyen ve KAZAKİSTAN'A dönen İsmail KAVUNCU apar topar Türkiye'ye dönüyor... Zira Müjdat GÜLER'i kurtarması lazım,zira ilişkiler ağını anlatmasından korkuyor...

95-Ve 2016 Temmuz ayında davada vekil hakim olarak bulunan hakim Ufuk Alaybeyoğlu'nun kararı ile Müjdat GÜLER "TUTUKSUZ YARGILANMAK" üzere serbest kalıyor.Dava 2 tarafında talebi ile İstinaf Mahkemesi'ne gönderiliyor...

MÜJDAT GÜLER KAÇIYOR

96-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Asliye Dairesi'nin önüne gelen dosya'da Müjdat GÜLER'in 18 yıllık cezası 20 yıla çıkartılıyor...Ama ortada bir sorun var...

97-Müjdat GÜLER çoktan yurt dışında kaçmış durumda... Son gelen bilgiler Almanya'da olduğu yönünde...

98-Peki İsmail KAVUNCU? Yani Gülen'in kendisi eli ile "ORTA ASYA DİZAYNI" YAPTIĞI İSİM? DARBE SONRASI HEPSİ BİRDEN REİSÇİ OLUYOR

99-İsmail KAVUNCU, 15 Temmuz Darbesi sonrasında Yenikapı Mitingi, demokrasi mitinglerine katılıyor, Twitter'a buradaki fotoğraflarını yüklüyor,aşırı AKP'li ve "reisçi"paylaşımlar yapıyor...

100-Ama kısa süre sonra 15 TEMMUZ sonrası FETÖ üst düzey yöneticilerinin adeta üstlendiği KAZAKİSTAN'A yerleştiğini ve artık Türkiye'ye çok nadir geldiğini görüyoruz...

101-Peki size desek ki bu Buğra KAVUNCU'nun babası ORHAN KAVUNCU bu İSMAİL KAVUNCU'nun amcası... Ve Orhan kavuncu sıkça TURKUAZ ŞİRKETLER GRUBU İstanbul merkezine uğrayan isim..

102-Nasıl iyi mi?

PANAMA BELGELERİNDE BUĞRA KAVUNCU İSMİ

103-Bu arada BUĞRA KAVUNCU isminin Dünya'nın en büyük yolsuzluk belgeleri olan PANAMA BELGELERİ'NDE DE GEÇTİĞİNİ ekleyelim...

104-Tam olarak Mehmet Satuk Buğra KAVUNCU olarak geçiyor belgelerde ismi... Ve vergi kaçakçılığı ve kara para aklama işlemleri ile ilgili olduğu ifade edilen TOLLERPORT ASSETS MANAGEMENTS S.A ile ilişkili olduğu ifade ediliyor...

106-Babasının yeğeni İSMAİL KAVUNCU, Orta Asya'daki GÜLEN OPERASYONUN en önemli ismi olarak 15 TEMMUZ SONRASI KAZAKİSTAN'A yerleşmiş, ortağı bir başka şirket ortağını öldürmeye azmettirmekten 20 sene yemiş firari...

107-Büyükbaba Abdurrahman KAVUNCU, CIA'nın en ünlü ajanlarından RUZİ NAZAR'ın yakın dostu...

108-Buğra KAVUNCU, ALMAN DERİN DEVLETİ ve BND ile yakın ilişkisi olan BASF'da CEO...

MERAL AKŞENER’İ TESLİM Mİ ALDILAR? SORUSUNU DAHA SONRA SORACAĞIZ,TAKİPTE KALIN...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.