Hesap Günü Yaklaştı, Millet Notunu Alıyor....

Ezan'ı Gürültü Kirliliğine ve Eziyete Araç Yapmayın

Cüneyt DİLER

Cüneyt DİLER

E-Posta : cuneythoca2071@hotmail.com

Öncelikle her türlü yanlış anlaşılmaya ve kötü niyetli ahlaksız iğrenç tiplerin yanlış anlatmasına karşı şunun altını kırmızı renkle ve kalınca çizerek  söylemek isterim ki, Ezan-ı Muhammedî ile İlgili zerre kadar bir rahatsızlığım yok, bilâkis,Cenab-ı Hakk'a ne zaman el açsam, minareleri sen ezansız bırakma Allahım diye dûa ederim.


Rahmetli Mehmet Akif'in değimiyle; Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

Meselemiz asla ve kat'a Ezan ile değil, onu okuyup yorumlayan kişiler iledir.

Evime yakın alanda bulunan bazı camilerin Hoca-efendileri (!) ismiyle müsemmâ bir tavır güncellemesine giderek bendeniz bizar kullarına,bi etrak muamelesini reva görüp, çevresine ve dolayısı ile bizlere kafasındaki islâmı kasmak için beni itibarsızlaştırma çalışmasına girmişler haberini alıyorum o onursuzlar da bunun farkındalar,bendenizle selamı,kelamı kestikleri gibi,şahsımı kırk yıllık laik,İslâm ile  kavgalı, dinsiz imansız,mankurt felan ilan ilan etmek üzereler, yakalasalar belkide ümüğümü sıkıp oraya seriverecekler,bir bakışları var ki göz hizası'nın bir hayli altında,esasen bu kendilerine hocaefendi denilen muhterem zevat beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor, en ufak bir hakaret, kötü söz yada fiziki kalkışmada olayı kaydedip avukatıma kayıtları veririm,yasal süreç başlar tarafınızada kayıtları sunar, diğer yasal gerekleri her ne ise saniyesinde yerine getiririm, beni asıl ilgilendiren kısımları,hernedense yapıldığı söylenen denetimlere rağmen hocaefendiler nerdeyse size, inat asla istiflerini bozmuyorlar,halen kafalarındaki yada kulaklarına fısırdanan islâmı kasmaya devam ediyorlar...
Ezan ile ilgili meselemiz olmadığı halde, konuyu ezan düşmanlığına çevirip, ilmi gerçeklikler tıbbi ve psikolojik veriler ortada olmasına rağmen, bu ısrardan ne murad edilmektedir, bana mı savaş açılıyor, amacı nedir bu hocaefendilerin, imanometrenin birimi desibel değildir kıymetli hocam,desibel ne kadar yükselirse imani etki o kadar artmaz demek istiyorum ama, hocaefendilere bunu anlatmak mümkün değil.
Cehallette ısrar,,hem kibiri, hem de vehameti besler,gerçekten bu hocaefendiler kızım sana söylüyorum,gelinim sen anla kabilinden, bana mı kafa tutmakta yoksa tembihlerinizi dikkate almayarak size mi kafa tutmakta? bunu iyi niyetimle söylüyorum farklı bir niyet aranmasın sesli düşündüğümde aklıma gelenleri yazdım
Sevgili Okurlar
Milli Gazetemizin yazarı ve Ümmet'in değerli Kalemlerin den,Mehmet Şevket EYGİ dahi bu konuda rahatsızlığını belirtmiş; makalesini aynen aşağıya veriyorum.
Mehmet Şevket Eygi
(Milli Gazete, 26 Temmuz 2012)
"Nasıl Okunmalı?
Küçük bir Avrupa şehrinde yaşayan Müslümanlara bir mescid izni verilmiş. Müslümanlar (çoğu yabancı işçi) buna sevinmişler. İmkanlarına göre bir mescid yapmışlar, bir imam bulmuşlar. Namaz kılmaya başlamışlar, bilhassa Cuma namazlarında 100 kadar cemaat oluyormuş. Ne güzel...
Lakin ortaya bir problem çıkmış. Bizim Müslümanlar Ezanı hoparlörle okumuşlar, çoğunluk Hıristiyan, bundan tedirgin olmuş. Bilhassa sabah vakti... Üstelik de müezzinlik yapan zatın sesi güzel değil, Ezan okumasını da bilmiyor, Ezan okumuyor, Ezan bağırıyor... Şikayetler olmuş, tatsızlıklar çıkmış, polis, adliye ve medya işe karışmış... Bir yığın problem, fitne fesat...
Böyle bir durumda ne yapılması gerekirdi:
Ezanın cami içinde okunması gerekirdi.
Böyle küçük bir mescide hoparlör tesisatı takmak israftır.
Sesi güzel olmayanların ve güzel Ezan okuyamayanların, İslam ülkelerinde de Ezan okumaları caiz değildir. İlle okuyacaklarsa hoparlörsüz, uzatmadan çabucak okusunlar.
Nasıl herkes güzel Kur'an okuyamazsa, yine herkes güzel Ezan okuyamaz.
Müezzinin sesi çok güzel ve çok güzel de Ezan okuyor... Hoparlörler 100 desibelin üzerinde ses çıkartıyorsa bu ses yüksekliği ve şiddeti Ezana çok zarar verir.
Bütün din görevlileri akustik ilminin esasları, ses birimi desibel, hoparlör tesisatı nasıl olmalıdır gibi konularda eğitilmelidir.
Halkın beş vakit namazı terk ettiği bir İslam ülkesinde, herkesin gaflet uykusunda olduğu seher vakitlerinde hoparlörleri sonuna kadar açmak bazı kişilerin küfrüne yol açabilir.
Onların gafleti kulakları duymadığı için değil, gönül kulakları tıkalı olduğu içindir.
Ezanlar hiçbir zaman 65 desibeli, bilemediniz 70-80 desibeli geçmemelidir.
İstanbul'da Sultanahmet Firuzağa camiinin tek minaresinde 8 hoparlör var. Bahçedeki ağaçlara da iki hoparlör asmışlar, yekun 10 hoparlör eder...
O camiye, iki hoparlör yeter. Onlar da akustik ilmine göre ayarlanacak, sesi gerekenden şiddetli vermeyecek.
Diyanet İşleri Başkanlığı Türkiye'nin bütün camilerindeki hoparlörleri, ses ayarlarını bir nizama bağlamalıdır.
Mahalle arasında apartmanlar içinde bir cami... Şimdi yaz mevsimi saat 4,30'da Ezan okunuyor. Bu Ezan o kadar güzel okunmalıdır ki, namaz kılmayanlar bile doğrulup tatlı tatlı dinlemeli... Küçük çocuk uyanmalı gülümsemeli... Hasta, yatağında dinlemeli biraz olsun iyileşmeli...
Evime yakın lüks bir butik otel var. Sahibi anlatmıştı: Son on sene içinde bir turist Sultanahmet'in altı minaresindeki otuz iki hoparlörlerinden birden, belki de 120 desibel şiddetinde (Gök gürler gibi) sabah Ezan okunmaya başlayınca neye uğradığını şaşırmış ve yataktan düşmüş!..
Tezelden bir Ezan Enstitüsü kurulmalı ve sesleri müsait medenî Müslüman gençlere Ezan dersleri verilmelidir.
Birkaç yıl sonra bu gençlerin seçkin ve en başarılı bazıları tv'lerde, radyolarda beş vaktin Ezanlarını okumalıdır.
Şu yetmiş milyonluk ülkede çok güzel Ezan okuyacak kaç süper müezzin çıkar?.. Bin kişi çıkar mı acaba?
Süper olmamakla beraber yine de güzel Ezan okuyabilecekler de vardır. Onlar da yetiştirilmelidir.
Güzel Ezan okuma işini, hoparlör meselesini, desibel sınırını halledemiyorsak vah bize, yazık bize...
Bu yazımdan dolayı beni Ezan düşmanlığı yapmakla suçlayan biri çıkarsa ona özürlü derim... Bendeniz hoparlör düşmanıyım... Aşırı yüksek desibel düşmanıyım...
Ezan Tevhid'in sesli bayrağıdır. Ona karşı olan kafir olur."

Ezan'ın Gürültü Kirliliğine ve Eziyete Araç Yapılması konusunda Türkiye'nin önde gelen din alimlerinde Ali Rıza Demircan Hocaefendi bakın aşagıda rahatsızlığını dile nasıl getirmiş
Ezan'ın Gürültü Kirliliğine ve Eziyete Araç Yapılması
Merak Eden Varsa Bu Satırda Kırmızı Renkle belirttiğimiz Link'i Tıklasın İzlesin: youtu.be/FOVKwQ-n8KQ

5 YILDIR ÇOK ÖNEMLİ BİR TEHLİKE GELİYOR DEDİM KİMSE ALDIRMADI, İTİBARIMLA OYNAMAYA DEVAM EDİLDİ, NETEKİM GELDİ YAŞIYORUZ AMA FARKINDA DEĞİLİZ TEKRAR UYARIYORUM,YÜKSEK SES VE HOPARLÖR TELEGRAM YÖNTEMİNDE KULLANILIR, STRES ÜRETİR,BEYİN DALGALARINI STRESLE YÖNETİP YÖNLENDİRME İNSANI TEHLİKELİ BİR SİLAH HALİNE GETİRMEKTİR, YAPMAYIN, İNTİHARLAR, CİNAYETLER, ÇILGIN DAVRANIŞLARIN ANA SEBEPLERİNDEN BİRİ YÜKSEK SESTİR, YAPMAYIN VEBAL ALIYORSUNUZ, ÖNLEYİN LÜTFEN. (BU GÖNDERİMİN EKLERİNDE BİLİMSEL VERİLER VAR AÇIN BİR İNCELEYİN LÜTFEN)
07.03.2008 tarih ve 26809 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği 26. madde ( c) bendinde “Dini tesislerde ses yükseltici kullanımından çevreye yayılan gürültünün kontrolüne ilişkin düzenlemeler 8 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde yapılır.” hükmü yer almaktadır.
Yönetmeliğin 8 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde “Diyanet İşleri Başkanlığı; dini tesislerde ses yükseltici -kullanımından çevreye yayılan gürültünün kontrolüne ilişkin esasların belirlenmesiyle ilgili hususlarda gerekli tedbirleri alır.” denilmektedir.
Desibel (dB) : Belirli bir referans güç yada miktar seviyeye olan oranı belirten genelde ses şiddeti için kullanılan logaritmik ve boyutsuz bir birimdir.
DESİBEL ORANLARI VE SEBEP OLDUĞU RAHATSIZLIKLAR (T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI VE - WHO -DÜNYA SAĞLIK TEŞKİLATI  VERİLERİ)
30-65 dB: konforsuzluk, rahatsızlık, sıkılma duygusu, kızgınlık, konsantrasyon ve uyku bozukluğu
65-90 dB: kalp atışının değişimi, solunum hızlanması, beyindeki basıncın azalması
90-120 dB: metabolizmada bozukluk, başağrısı
120-140 dB: iç kulakta bozukluk
140 dB ve üzeri: kulak zarının patlaması
80-85 db üzeri zararlı olarak kabul edilmekte. 80 db’de uzun süreli gürültü veya 100 db üstünde 15 dakikadan fazla ya da 110 db de 1 dakika maruz kalmak kalıcı işitme azlığına yol açabilir.
DESİBEL SEVİYELERİ 
10 desibel: Yaprak hışırtısı 
20 desibel: Kol saatinin sesi 
30 desibel: Fısıldamak 
40 desibel: Hafif müzik 
45 desibel: Aparmandaki sesler 
50 desibel: Yağmur 
55 desibel: Normal sohbet 
60 desibel: Dikiş makinesi, grub sohbeti (stres sınırı) 
65 desibel: Yemekhane sesi 
70 desibel: TV, bağırmak, çim biçme makinesi 
75 desibel: Trafik gürültüsü 
80 desibel: Aşırı trafik gürültüsü; elektrikli süpürge,kabul gören Ezan sesi seviyesi 
90 desibel: Korna; kamyon; yüksek sesle horlamak
100 desibel: Motosiklet; disko müziği; daire testere; havalı çekiç 
110 desibel: Yakından geçen hızlı tren; walkman; rock konser,Karaman da ölçülen  Ezan Sesi seviyesi
120 desibel: Yakından geçen uçak sesi; bağırma rekoru 
130 desibel: 20 metre uzaklıkta bir siren; yakından geçen jet uçağı (acı sınırı, kulağına zarar olabilir) 
140 desibel: Tüfek sesi; roket fırlatma (AB sınırı) 
160 desibel: Top patlaması (kulak zarının patlaması olabilir) 
80-85 db üzeri zararlı olarak kabul edilmekte. 80 db’de uzun süreli gürültü veya 100 db üstünde 1,5 dakikadan fazla ya da 110 db de 1 dakika maruz kalmak kalıcı işitme azlığına ve 48 saat kalıcı strese yol açabilir.
Aşağıdaki tablolarda, gürültü türlerinin desibel derecelerine göre sebep olduğu psikolojik etkiyi görebilirsiniz.
gürültü türleri ve psikolojik etkileri

Kaynak: turcek.org.tr
Ayrıca; Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 
Gürültü Hakkında Genel Bilgiler  Verdiği İnternet Sayfasında Gürültünün İnsan Sağlığı Üzerine Etkilerine Yönelik Bazı Bilgiler Vermiştir.
İnternet Link'i: " http://gurultu.cevreorman.gov.tr/gurultu/AnaSayfa/gurultu/sagliketkileri.aspx?sflang=tr  "olan bu sayfada;
"Gürültü herkesi etkileyen bir sorundur. Yüksek gürültü seviyesi olan ortamlarda, uzun süre bulunan kişilerde, kalıcı işitme eşiği değişimleri olduğu bir çok araştırmacı tarafından saptanmıştır. Daha düşük seviyeler ya da kısa süreli etkilenmelerde, işitme duyusuna yönelik belirgin bir zararın saptanması çok kolay olmasa da, gürültünün insan sağlığı, davranış biçimi ve mutluluğu üzerindeki olumsuz etkileri belirlenebilmektedir.Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından 1996 yılında yayımlanan bir raporda aşağıdaki tabloda verilen tespitler elde edilmiştir.

Gündüz (Leq) (dBA)
Etki
55-60
Gürültü rahatsız eder
60-65
Rahatsızlık belirgin bir şekilde artar
65 üzeri
 
Davranış biçiminde engellemeler oluşur, gürültü kaynaklı zararlı semptomlar oluşur

Gürültünün fiziksel etkileri
Gürültünün işitme duyusunda oluşturduğu olumsuz etkilerdir. Geçici ve kalıcı olarak iki bölümde incelenebilir. Geçici etkilerin en çok karşılaşılanı geçici işitme esiği kayması ve duyma yorulması olarak bilinen işitme duyarlılığındaki geçici kayıptır. Etkilenmenin çok fazla olduğu ve işitme sisteminin eski özelliklerine kavuşmada tekrar gürültüden etkilendiği durumlarda işitme kaybı kalıcı olmaktadır.
Gürültünün fizyolojik etkileri
Bunlar insan vücudunda oluşan değişikliklerdir. Başlıca fizyolojik etkiler; kas gerilmeleri, stres, kan basıncında artış, kalp atışlarının ve kan dolaşımının değişmesi, göz bebeği büyümesi, solunum hızlanması, dolaşım bozuklukları ve ani reflekslerdir.
Gürültünün psikolojik etkileri
Gürültünün psikolojik etkilerinin basında ise; sinir bozukluğu, korku, rahatsızlık, tedirginlik, yorgunluk ve zihinsel etkilerde yavaşlama gelir. Ani olarak yükselen gürültü düzeyi insanlarda korku oluşturabilmektedir.
Gürültünün performans üzerine etkileri
Gürültünün is verimini azaltması ve işitilen seslerin anlaşılmaması gibi görülen etkileridir. Konuşmanın algılanabilmesi ve anlaşılabilmesi türünden fonksiyonların engellenmesi, büyük ölçüde arka plan gürültüsünün düzeyi ile ilgilidir. Gürültünün is verimliliği ve üretkenlik ile ilgili etkileri konusunda yapılan çalışmalar karmaşık islerin yapıldığı ortamın sessiz, basit islerin yapıldığı ortamların ise biraz gürültülü olması gerektirdiğini göster mistir. Özetle ortamda belli bir iş ya da fonksiyon için belirlenen arka plan gürültüsünün fazla olması durumunda is verimliliği düşmektedir.

Gürültü Derecesi
Etkilenme Aralığı (dBA)
Sağlık Üzerine Etkileri
1.Derecedeki gürültüler
30-65
Konforsuzluk, rahatsızlık, öfke, kızgınlık, uyku düzensizliği ve konsantrasyon bozukluğu.
2.Derecedeki gürültüler
65-90
Fizyolojik reaksiyonlar; kan basıncı artışı, kalp atışlarında ve solunumda hızlanma, beyin sıvısındaki basıncın azalması, ani refleksler
3.Derece gürültüler
90-120
Fizyolojik reaksiyonlar, baş ağrıları.
4.Derece gürültüler
120-140
İç kulakta devamlı hasar, dengenin bozulması
5.Derece gürültüler
>140
Ciddi beyin tahribatı, kulak zarının patlaması

 
 Kıymetli Diyanetimiz, Saygıdeğer Müftü Hocalarımız ve İdarecilerimiz
Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığımızın çalışmaları ile ilgili haberlerden örnekler vereyim
Ezan sesi 80 desibeli aşmayacak
20.02.2017 - 07:08 | TÜRKİYE GAZETESİ
Ezanın usulüne uygun ve güzel bir seda ile okunmasını isteyen Diyanet İşleri Başkanlığı, gerek okuma gerek cihazlar konusunda yeni standartlar belirledi.
Diyanet İşleri Başkanlığı, ezan ve sala hizmetleri başta olmak üzere cami odaklı din hizmetlerinde karşılaşılan sorunları ve çözüm önerilerini görüşmek ve din hizmetlerinde verimliliği arttırmak için Ankara’da ve İstanbul’da “Ezan ve Cami Odaklı Din Hizmetleri Çalıştayı” düzenledi. Çalıştayda, ezanda ses ve mikrofon kullanım tekniklerinden, ezan süresine; ezan ve sala hizmetlerinde karşılaşılan problemlere ve çözüm tavsiyelerine kadar pek çok konuda sunumlar yapıldı. Toplantılar sonucunda teklif, öneri ve alınan kararlar şu şekilde:
¥ Birbirine çok yakın camilerin ezan seslerinin karışması ezanı dinlenemez hâle getiriyor. Bunun için mahalle düzeyinde lokal merkezler oluşturacak.
¥ Din görevlilerince standart ezan formları ile ilgili örnek okuyuşların yer aldığı materyal veya video çalışması yapılacak.
¥ Din görevlilerinin istifadesine yönelik ezan portalı oluşturulacak.
¥ Bazı camilerde kasetten yayın yapan cihazlar kullanılıyor. Bu kullanımın yaygınlaşmadan gerekli tedbirler alınacak.
¥ 85 desibelin (dB) üzerindeki ses şiddetinin insan sağlığı açısından tehlikeli olduğu göz önünde bulundurularak camilerde ses cihazı kullanımına makul bir dB sınırı getirilecek. Cami içi ve dışında kullanılan ses cihazlarının dB ölçümleri yaptırılarak ezanların 80 dB’i aşmamasına özen gösterilecek.
¥ Yeni yapılacak camilerde profesyonel ses teknisyenlerinden teknik destek alınacak. Taşrada ses sistemlerinin meselelerinin çözümünde teknik personel istihdamı sağlanacak.
¥ Müezzin kayyım atamalarında öncelikle görevlinin ezanı usulüne uygun okuyup okuyamadığına dikkat edilecek.
Din görevlilerine özel ses eğitimi
Dinî öğrenim gören öğrencilerden din görevlisi olmayı hedefleyenlerin tespit edilmesi, bunların özel olarak ses eğitiminden geçirilmesi ve personel alımlarında değerlendirilmeleri sağlanacak. Diyafram kullanımı ile ilgili din görevlilerine eğitim verilecek. Kıraat, kendi usul ve edebi dairesinde icra edilecek, bir şova dönüştürülmeyecek.

Tehlike şu anda beynimizin içinde,artık ses gürültüsünü terör haline getiriyor Ezan-ı Muhammedi ve vaazlarımız, ama 7/24 camii çevrelerinde gürültüden insanlar uyuyamıyor,hastalar var çocuklar var, sevap sınırı desibel ilemi ölçülüyor, bu gürültü sevap katsayısını yükseltiyormu?Ezanımız,namazlarımız ve vaazlarımız,onurumuz,gururumuz,huzurumuz ama huzur ve huşu ile dinlenecek Ezanımızı çok sesli ve şiddetli bir gürültü haline getirmekten vazgeçsin yoksa yasal haklarımızı kullanacağız.
Bakın aşağıdaki haber Akit Gazetemizin belirgin bir rahatsızlık var
bu sadece bizim sorun yaptığımız bir olgu değil.
 
Diyanet: Ezan 80 desibeli aşmayacak
Diyanet, İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilen Ezan Çalıştayı’nda, ezanın usulüne uygun ve güzel bir seda ile okunması, camilerde ses cihazı ve kullanımı konusunda standartlar belirledi. Bundan sonra cami içi ve dışında kullanılan cihazların ses şiddeti (desibel-dB) ölçümleri yaptırılarak ezanların 80 dB’i aşmamasına özen gösterilecek.
Eklenme: 20 Şubat 2017, 10:26
Diyanet İşleri Başkanlığı, ezan ve sala başta olmak üzere cami odaklı din hizmetlerinde karşılaşılan sorunları ve çözüm önerilerini görüşmek ve din hizmetlerinde verimliliği artırmak amacıyla 8 Şubat'ta Ankara'da "Ezan ve Cami Odaklı Din Hizmetleri Çalıştayı" düzenledi. Ezanın usulüne uygun ve güzel bir seda ile okunması, din görevlilerinin ezanı güzel okuma yeterliklerinin artırılması ile camilerde ses cihazı ve kullanımından kaynaklı sorunların görüşülmesi amacıyla ise 21-22 Ocak tarihlerinde İstanbul'da "Ezan Çalıştayı" gerçekleştirildi.
ÇOKLU MERKEZİ SİSTEME GEÇİŞ
Çalıştaylarda 'ezanda ses-nefes eğitimi ve icra edilecek makamlar'dan, 'ezanda ses ve mikrofon kullanımı'na kadar birçok konu masaya yatırıldı. Çalıştay sonunda alınan teklif ve önerilerle, günde beş vakit Müslümanların namaza davet edildiği kutlu çağrının daha güzel hale getirilmesi amaçlandı. Din görevlilerinin dikkat etmesi gereken hususlar şöyle sıralandı: "Uygulanabilecek standart ezan formlarıyla ilgili örnek okuyuşların yer aldığı materyaller hazırlanacak. Ezan portalı oluşturulacak. Çoklu merkezi ezan sistemine geçilmesi için mahalle düzeyinde lokal merkezler oluşturulması değerlendirilecek. Bazı camilerde kasetten yayın yapan cihazların kullanımının yaygınlaşmadan gerekli tedbirler alınacak."
SINIR GETİRİLECEK
Ezanı güzel okuyamayan müezzinlerle ilgili gelen şikayetlerin de değerlendirildiği çalıştayda, "Ezanı güzel okuma yeterliğine sahip din görevlilerinin camilerde ezan okuması gerektiği" kararı alındı. Ayrıca 85 dB'in üzerindeki ses şiddetinin insan sağlığı açısından tehlikeli olduğu göz önünde bulundurularak camilerde ses cihazı kullanımına makul bir dB sınırı getirilmesi ve bunun 80 dB olması kararlaştırıldı. Müezzin-kayyım atamalarında öncelikle görevlinin ezanı usulüne uygun okuyup okuyamadığına bakılmasının gerektiği belirlenen çalıştayda, müezzinlerin nakil sınavlarında ses, seda ve makam bilgisi için puantaj cetvelinde konulan 5 puanlık değerlendirme kıstasının da arttırılmasına karar verildi. Çalıştayda ayrıca İmam Hatiplerde ve İlahiyat fakültelerinde dini musiki desreleri konulması ve var olan derslerin saatlerinin arttırılması için gerekli kurumlara öneri verilmesine karar verildi.
Ses ve cihaz kaynaklı sorunlar çözülecek
Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yavuz Ünal, Diyanet'e gelen şikâyetlerin kahir ekseriyetinin ezanın okunuş biçiminin rahatsız etmesi, yanlış mikrofon kullanımı gibi konularda olduğunu söyledi. Din Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Yaşar Yiğit, ise “Bundan sonraki süreçte farklı illerimizde benzeri çalıştaylar düzenleyerek ülke genelinde din görevlilerimizin daha güzel ezanlar okumasına yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Ses ve cihazlardan kaynaklanan sorunların çözümüne yönelik çalışmalar yapacağız” ifadelerini kullandı.
Ezcümle;
Şehirlerimizde,biribirinden kıymetli  isimleriyle marûf ibadethânemizde bu günlerde tüm vakitleri davûdi sesiyle haber eyleyen, bilhassâ haber eylerken bizi de deli eyleyen, kulaklarımızı ve ruhlarımızı pür-nûr eyleyen muhterem beyefendi'nin çekmiş olduğu eziyet ve bize verdiği ızrâr sebebiyle bu mübarek vezâif'den vâreste edilmesini şahsım ve cümle  Ezân-ı Muhammedi'yi ahenk ile dinleme hakkı olan müminler adına  arz ederim.

İzlenme: 108 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR