Trump'tan Çin'e 50 Milyar Dolarlık Ek Gümrük Vergisi

Halk Sağlığına Asbest Darbesi

halk-sagligina-asbest-darbesi

Valilikler, Çevre İl Müdürlükleri, Belediyeler Yan Gelip Yatarsa...
08 Şubat 2018 Perşembe 14:51

İnşaat firmaları 7-8 bin liralık maliyet için halk sağlığını hiçe sayıyor. Yıkılan eski binalardan çıkan ve rüzgârla çevreye yayılan asbest tozlarının gelecek 15-20 yıllık süreçte akciğer kanserinde patlamaya neden olabileceği uyarısı yapılıyor.




Türkiye’de yılda yaklaşık 30 bin kişiye akciğer kanseri tanısı konulurken, yaklaşık 20 bin kişi de bu hastalık nedeniyle yaşamını kaybediyor. Sigara bağımlılığı ve hava kirliliği akciğer kanserinin en önemli nedenleri arasında. En ölümcül olan akciğer kanserinin en önemli nedenlerinden biri asbest.


Uzmanlara göre Türkiye yüzölçümünün yüzde 15’i asbest mineralinden oluşurken, kırsal kesimlerde asbestli malzeme kullanımı nedeniyle binlerce insan ciddi risk altında. Asbeste maruz kalma konusunda en önemli risk faktörlerinden biri de büyükşehirlerdeki kentsel dönüşüm ve yıkılan eski binalar.
Yeni yapılan yahut son on  ila onbeş yılda yapılmış binalarında yalıtım ve  dış cephelerinde yoğun bir şekilde kullanılan asbest maddesi için,Valilikler, Çevre İl Müdürlükleri, belediyeler Yan Gelip Yatarsa,önümüzdeki üç yıl içinde Akciğer Kanseri başta olmak üzere, tüm solunum ve dolaşım yolları hastalıkları en az yüzde 40 oranında artacak,kendini düşnmeyen çocuğunu, torununu ve tüm sevdiklerini düşünmeli.

ONGUN HABER olarak hem resmi girişimlerde bulunuyor, hemde Vatandaşı ve İlgili Resmi Birimleri uyarıyoruz...

Kendi Sağlıklarını Bile Külfet Görüyorlar

2010 yılından önce yapılan tüm binalarda asbestli malzemelerin kullanıldığını öne süren Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Genel Sekreteri Cevahir Efe Akçelik, “İstanbul’daki 39 ilçe belediyesinden sadece yedisinde eski binaların yıkımı için ‘asbest temiz’ belgesi isteniyor. Bu ilçeler Kadıköy, Şişli, Beşiktaş, Ataşehir, Maltepe, Tuzla ve Bağcılar. Müteahhitler asbest ölçümü ve önlemlerini mali külfet görürken, belediyeler üzerinde baskı kurmaya çalışıyor. Yıkım, yapım işini yapacak müteahhit bir an önce ruhsat alarak zaman ve maliyeti minimize etmek istiyor. Yönetmelikler olsa da ilçe belediyelerin yaptırım gücü olmadığından asbest ölçüm ve denetimleri gerçekleştirilmiyor” diyor. Akçelik, özellikle İstanbul’da riskli alan ilan edilen bölgelerde önümüzdeki günlerde yıkımların başlayacağı bilgisini vererek sözlerine şöyle devam ediyor: “Örneğin Eyüp ve Gaziosmanpaşa’da yıkımlar olacak. Bu yıkımlarda asbestli malzemeler güvenli sökülmediği takdirde, insanlar asbest tozuna maruz kalacak. Maltepe’de 2016-2017 arasında yıkım yapılan binaların yüzde 25’inde asbest tespit edildi. Bu ilçede, yıkım öncesi güvenli söküm ve bertaraf yöntemleri sayesinde vatandaşlar asbest tozuna maruz kalmadı. Günümüzde kullanılmaya devam eden veya kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı gerçekleştirilen birçok binada asbest içeren malzeme bulunduğundan, yüz binlerce insanın maruz kalması nedeniyle akciğer kanserine yakalanma riski taşıyor. Asbest ticareti 2010 yılında yasaklanmasına karşın 10 yılda 130 bin ton asbest ithal edildiği biliniyor. Dolayısıyla yıkım işlerinde çalışanlar, aileleri ve yıkım bölgesinde yaşayanlar için ciddi boyutta maruz kalma tehlikesi söz konusu.” 

Rapor 1500 lira! 

Türkiye’de asbest ölçümü yapan yaklaşık 20 akredite firma bulunuyor. Vonka Asbest Mühendislik’in sahibi Kenan Yıldız, Milliyet’e yaptığı açıklamada, şu bilgileri verdi: “Yıkım yapılacak eski binaların neredeyse tamamında asbestli malzemeler var. Müteahitler asbest raporu almaktan kaçınıyor. Oysa, 5-6 katlı bir binada yapılacak ölçüm raporunun maliyeti bin 500 lirayı geçmez. Genellikle eski binaların kazan daireleri, yer karoları, marley ve çatı sistemlerinde asbest tespit ediyoruz. 5-6 katlı bir binadaki asbestli malzemenin söküm ve bertaraf edilmesi 7-8 bin lirayı geçmez. Her eski üç binadan birinde asbestli malzeme olduğu varsayılıyor. Ancak gerçekten denetim ve ölçümler yapılsa bu oran her iki binanın biri olarak kayıtlara geçer. Yıkım öncesi asbestli malzemelerin uzmanlar tarafından sökülerek, İBB’nin atık merkezine yollanması gerekiyor.” 

Gemi Atıkları Nerede? Biz Söyleleim Anadoluaki Küçük İllerin Çöplüklerinde...

Yıldız, diğer riskli konunun da eski gemi sökümünden kaynaklandığı söylüyor. Yönetmelikler olmasına karşın, denetimlerin yetersiz olduğunu belirten Yıldız, “Sekiz ilçe dışında güvenli bertaraf yok. Yetkili bakanlıklar ilçe belediyelere denetim ve yetki devri yapmalı. Örneğin İstanbul Fikirtepe’de kentsel dönüşüm yapılıyor. Bu bölgedeki dönüşüm bakanlık tarafından yürütüldüğünden asbest raporları alınmadı. Türkiye’de asbest ölçümü yapan 20 firma var. Herkes birbirini tanıyor. Yıllardır bu işin içindeyim. Gemi sökümleri en çok asbest riski olan çalışma alanı. Bugüne kadar sadece Silahlı Kuvvetler’e ait iki eski geminin sökümü için asbest raporu ve güvenli bertaraf gerçekleştirdik. Söküm yapılan eski gemiler nasıl söküldü, atıklar nereye boşaltıldı, kimsenin haberi yok. Durum sandığınızdan daha ciddi risk içeriyor” diye konuşuyor. 

Örnekleme: Kadıköy’de Asbest!

İstanbul’da kentsel dönüşümün en yoğun olduğu ilçelerin başında gelen Kadıköy’de 2015’te yıkılacak binalardan Asbest Envanter Raporu istenmesine karar kılındı. Yetkililer son üç yılda ilçedeki bin 835 inşaat sahasını denetlerken, yapılan analizler sonucunda toplam 562 inşaat sahasında asbestli malzeme tespit etti. İnşaat sahalarındaki asbestli malzemeler, akredite firma ve kişiler tarafından temizlendi, 744 ton asbestli malzemenin bertarafı sağlandı.

Maltepe’de 230 Bina Anadoludaki İllerde Bu Sayı Çok Daha Fazla...

Şişli Belediyesi tarafından yapılan denetimlerde 2017 yılında 12 bin 86 kilo tehlikeli inşaat atığı bertaraf edildi. Denetimlerde 204 yapıda asbest analizi gerçekleştirilirken, bunların 34’ünde asbestli bina tespit edildi ve tehlikeli atıklar güvenli şekilde uzaklaştırıldı. Ataşehir’de toplam 161 binada asbest araştırması yapıldı. 27 binada asbest atığına rastlanırken, 6 bin 972 kilo asbestli malzeme bertaraf edildi. Maltepe Belediyesi son bir yılda bin 133 binayı denetledi, 230 binada ise asbest tespit edildi.  Şişli Belediyesi bünyesinde görev yapan Çevre Mühendisi Erdoğan Erdoğan ise ortaya çıkan tablo hakkında şu bilgileri verdi: “Örneğin Beyoğlu ve Kağıthane gibi ilçelerde güvenli söküm ve bertaraf yapılmadığından yakın komşu semtler de risk altında. A sbest atıkları mutlaka zararsız halde bertaraf edilmeli. Mikron düzeyinde toz zerrecikleri yer çekiminden etkilenmediğinden kilometrelerce uzağa taşınabiliyor.”
Uzmanlara asbeste maruz kalma konusunda en önemli risk faktörlerinden biri de büyükşehirlerdeki kentsel dönüşüm ve yıkılan eski binalar..Türkiye’de yılda yaklaşık 30 bin kişiye akciğer kanseri tanısı konulurken, yaklaşık 20 bin kişi de bu hastalık nedeniyle yaşamını kaybediyor.

Kanserojen bir mineral olan asbestin kullanımının insan sağlığına zarar vermesi nedeniyle Türkiye’de 2010’da yasaklandı.

TÜRK TORAKS DERNEĞİ AÇIKLAMA YAPTI TEHLİKE ÇOK BÜYÜK

Ülkemizdeki mevzuata göre (25 Ocak 2013 tarih ve 28539 sayılı Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik) Asbestin her türünün çıkarılması, satılması ve ithalatı; asbest içeren her türlü ürünün  ithalatı ve satılması; asbest ürünlerinin veya asbest ilave edilmiş ürünlerin üretimi ve işlenmesi yasaktır. 

Günümüzde en büyük tehlike habere konu olan Havagazı Fabrikası gibi eskiden yapılmış ve asbest içeren malzemelerin kullanıldığı binaların sökümüdür. Asbest, iyi bir yalıtım malzemesi olduğu için eski binaların yapımında sıkça kullanılmıştır. Binalarda en yaygın kullanım alanları çatı, yer ve tavan kaplamaları, yalıtım amaçlı püskürtme kaplamalar, yangına dayanıklı yalıtım panelleri, kaloriferler, kazanlar, asbestli çimentodan imal edilmiş ürünler, conta elemanları, atık su boruları ve derzlerdir. 

Asbest lifli yapıda inorganik bir maddedir. İnsan vücuduna genellikle solunum yoluyla girmekte ve başta akciğer olmak üzere birçok organda kanser dahil pek çok sağlık sorununa yol açabilmektedir. En sık karşılaşılan sağlık sorunları akciğerin katılaşmasına yol açan asbestozis hastalığı, akciğer kanseri ve malin mezotelyoma olarak adlandırılan akciğer zarı kanseridir. Asbest solunduktan sonra etkisi hemen ortaya çıkmadığı, hastalık oluşumu için yaklaşık 10-40 yıl gibi bir süreç gerektirdiği için başlangıçta tehlikenin farkına varılamamaktadır. 

Eski binalardaki yoğun asbest içeriği nedeniyle , eğer usulüne uygun söküm yapılmaz ise, sadece söküm sırasında çalışanların sağlığını tehdit etmekle kalmayıp, asbest liflerinin yayıldığı yakın çevrede yaşayanlar için de risk oluşturabilmektedir. Birçok ülkede 1980 öncesi yapılan tüm binalar asbest açısından riskli kabul edilirken, insan sağlığını önceleyen bazı ülkeler daha temkinli davranarak bu tarihi 2000 yılı ve öncesi olarak dikkate almaktadırlar. Ülkemizde de Asbest kullanımının 2010 yılı itibariyle yasaklandığı göz önüne alınırsa eski binalarda asbest riski yabana atılamayacağı aşikardır. 

İlgili yönetmelikte belirtildiği gibi sökümler bu konuda deneyimli uzmanlar gözetiminde yine bu konuda uzman çalışanlar tarafından belirli şartlara riayet edilerek yapılmalı ve çevreye asbest liflerinin yayılımı engellenmelidir. Bu tür binalarda öncelikle asbest bulunan alanlar belirlenmeli; mümkün olduğu kadar bu asbest içeriği (uygun elbise, koruyucu maske, havalandırma, negatif basınç gibi çalışan sağlığını koruyucu önlemlere dikkat edilerek) temizlenmeli; çıkarılan asbestli malzeme özel kapalı ambalajlarda taşınmalı; yine asbest için özel hazırlanmış hafriyat alanlarına dökülmeli; sonrasında da olası bir yayılımı engellemek için bina uygun şekilde ıslatılarak yıkım gerçekleştirilmelidir. Islatma işlemi de uygun yapılmazsa asbestli içerik akan suyla çevreye yayılabilir ve kuruduktan sonra yine çevredekiler açısından zararlı olabilir. 

Sökümün ve hafriyat temizlenme çalışmalarının usulüne uygun ve kamuoyundaki kaygıları azaltacak şekilde şeffaf bir şekilde yapılması diliyor; çalışanların ve çevredekilerin sağlığı açısından gerekli gördüğümüz bu açıklamayı kamuoyunun dikkatine sunuyoruz. 

Saygılarımızla, 

Türk Toraks Derneği  Çevresel ve Mesleki Akciğer Hastalıkları Çalışma Grubu

İÇ ANADOLU BÖLGESİ KONYA HAVZASI SINIRLARINDAKİ KÜÇÜK İLLERİN YAPILARINDA NE ÖLÇÜDE ASBEST KULLANILMIŞTIR?
BU İLLERİN ÇÖPLÜKLERİNE BÜYÜKŞEHİRLERDEN NE KADAR ASBESTLİ ATIK GÖNDERİLMİŞTİR? BU SORULARIN MUHATAPLARINI ARIYORUZ...



Asbest Nedir?

Asbest elyafları büyükAsbestli fiber silic amineral ve (kaynak: Asbestorama, Asbest Duyarlılık Mineralleri, 2013)

Asbest, mikroskopik iğne benzeri elyaflardan oluşan doğal kristal silika mineralleri için ortak bir addır. Bu terim Yunan asbestosundan türemiştir ve 'yanmaz bozulmaz' demektir. İnce lifler kristal yapılarına göre iki gruba ayrılırlar:

  • Amfiboller, akciğer dokusunda çok düşük çözünürlüklü, sağlam çubuk şeklindeki silikat elyaflardır. Bu grup amosit veya kahverengi asbest ve krosidolit veya mavi asbest gibi en tehlikeli asbest türlerini içerir. Ayrıca bu grupta antofilit, tremolit ve aktinolit bulunur ancak daha az görülür.

  • Serpantinler, içeriye yuvarlanmış bir tabaka formundaki silikat liflerinden oluşur. Asbest dokusunda diğer asbest türlerinden daha az süre kalırlar, ancak bu onları daha az tehlikeli yapmaz. Bu grup beyaz asbest olarak da bilinen krizotil içerir.

Bu çok ince elyaflar (<1μm) aslında çok ince ince lifler halinde ayrılabilen yüzlerce daha ince demetlerden (0.02 μm'ye kadar) oluşur.

Sokaklarda dolaşan 'asbest' tehlikesine dikkat!

 

 

 

Ses Kapa

 

Türkiye’de yılda yaklaşık 30 bin kişiye akciğer kanseri tanısı konulurken, yaklaşık 20 bin kişi de bu hastalık nedeniyle yaşamını kaybediyor.

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 


Haber okunma sayısı: 1216

{lang: 'tr'}

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • KARAHAN TAŞÇI

    Misafir: BELEDİYELER VE VALİLİKLER ACABA ASBEST İÇİN ÖNLEM ALDIMI KARAMAN BELEDİYESİNİN SU BORULARI ASBESTLİ 14 Şubat 2018 12:54

DİĞER HABERLER


ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

ANKARA - HAVA DURUMU

ANKARA

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ