Trump'tan Çin'e 50 Milyar Dolarlık Ek Gümrük Vergisi

Türkiye'nin İlk Başörtülü İlçe Müdürü Görevden Nasıl Alındı?

turkiyenin-ilk-basortulu-ilce-muduru-gorevden-nasil-alindi

Şefika Biçer, Milli Eğitim Bakanlığı Tarafından Yönetmeliklere Aykırı Şekilde Görevden Alındı.
18 Şubat 2018 Pazar 17:54

Türkiye’nin ilk türbanlı ilçe milli eğitim müdürü olan Şefika Biçer, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yönetmeliklere aykırı bir şekilde görevden alındı.




Malûm sendika başkanı ile yaşadığı tartışmada ben Sendikanın değil devletin ilçe müdürüyüm açıklamalarının bedelini ödeyen Şefika BİÇER, kendi sendikasıyla girdiği mücadeleyi şimdilik kaybetti görünmekle birlikte daha çetin bir mücadeleye hazırlık yapıyor.

MEB’teki kurallara göre kadrolu bir ilçe milli eğitim müdürü görevden alınacaksa, araştırmacı kadrosundan merkeze çekilmeliydi. Ancak Türkiye’nin ilk türbanlı milli eğitim müdürünü Bakanlık, 20 gün önce kendi çıkardığı yönetmeliğe aykırı bir şekilde sınıf öğretmeni olarak atayarak “tenzili rütbe” uyguladı.

Üstelik MEB, bu görevden alma kararının ardından yaptığı atamayla da yönetmeliğe aykırı davrandı. Çünkü son çıkan ilgili yönetmelikle, yazılı sınavı kazanarak şube müdürü olmamış ve şube müdürlüğü görevini en az iki yıl yapmamış kişiye “ilçe müdürü olarak atanamama” kuralı getirilmişti. Fakat Şefika Biçer’in yerine atanan Zülkarneyin Avcı yazılı sınavı kazanarak şube müdürü olmamış ve şube müdürlüğü görevini en az iki yıl yapmamıştı.


Milli Eğitim Bakanlığı kararıyla Ankara Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden alınan Şefika Biçer, sınıf öğretmeni olarak atandı. Biçer’in yerine ise Ankara Kalaba İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Zülkarneyin Avcı atandı.

İşte Belgeler: 



Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürü iken görevden ilginç bir şekilde alınan Şefika BİÇER sadece Devlet’in memuru olmaya gayret gösteriyor, adaleti önceliyordu.

Güvenilir kaynaklardan alınan bilgilerde; Eğitim Bir Sen şube başkanı Levent Köse ile girdiği mücadeleyi kaybeden , Şefika Biçer'in yeni ve kapsamlı bir hukuki mücadeleye başladığı ve mücadelesini elinde Eğitim Bir Sen’i bir hayli sıkıntıya sokacak belgeler ile basına ve kamuoyuna açık yapacağı kaydediliyor.

ONGUN HABER ŞEFİKA HOCA’YI YALNIZ BIRAKMAYACAK

Başta Milli Eğitim Bakanlığı,  devamında diğer kamu kurum ve kuruluşları içinde mevzuatı işine geldiği gibi yorumlayıp, istediği şekilde esneterek kullanan yada yok farzeden, iktidar kuvvetine yakın durup, her türlü terör örgütü’nünfaaliyetlerine katılım sağlayan, demokratik özerklik konferanslarında boy gösteren,sümenaltı edilmiş olsa da FETÖ ve KCK ile halen  belirgin bağlantıları olan, yerel çıkar çevreleri ile bir milletvekilliği koparmak adına etik olmayan birliktelikler oluşturan, iflas etmek üzere olan yakınlarının devlet destekleriyle ayakta durması için bölge milletvekili ve bakanları ile  yalvar yakar görüşmeler yapan,ücretli yahut taşeron görevlendirmelerde at terbiyecilerini dahi öğretmen yapmaktan geri durmayan, hatalar gösterildiği zaman üzerine alınan,dostça uyarıları tehdit algılamak gibi karakter erozyonu anaforunda çaresizlik içinde kıvraran, korkak, kıkırdak dokulu, kıraldan fazla kralcı, bir kaç ay önce FETÖ soruşturmalarında görevden el çektirilip Eşi’nin kredi kartı ile mağza alışverişi yaparken, koltuğuna geri döndüğünde haklı maruzatlara kulak tıkayıp, aba altından sopa gösterme hadsizliğinden geri durmayan,geçici bir vazife ile kısa süre görevlendirilmiş eğitimcilere bile bundan sonra Allah’ın oğlu seni bu kapıdan sokamaz diyen ahlaksız tipitiplere,halen elimizde bir çok belgesi bulunan fotoselli bürokratların FETÖ’cü derneklerin toplantısında kul hakkından (!) bahsedilirken,ağlama krizlerine giren, ama makamına gelen 1500 tl’lik çiçeğin kaynağını soramayan acizlerin ne tarafta olduklarına bakmıyoruz, Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Yeniden Büyük Türkiye idealine de ihanet ettiklerine kesinlikle emin olduğumuz her kim olursa olsun böylesi ahlak yoksunları’nın adı,soyadı, ailesi, Ankaradaki dayıları,bağlantıları, sendikası, partisi, bizim için hiç bir önem taşımıyor, kişiliği olmaya’nın kimliğide olmaz Şefika Hocam.

Bahse konu Eğitim Bir Sen şube başkanı Levent Köse ile ilgili herhangi bir sözümüz yada ithamımız yoktur, bu haber ve yazı içinde kendisini hiç bir suç veya söz ile itham etmiyoruz, esasen hiç bir şahsa karşı doğrudan yada dolaylı olarak bir itham içinde değiliz, lâkin bu zamana kadar yaşananların son damlasını Şefika Hocaya yapılan mevuzat dışı bir uygulama oluşturmuştur.

Bu ülke’nin seçilmiş Cumhurbaşkanı böyke bir duruma her zaman tepki gösterir,kendisinden aldığımız güç ile bu tür hadiselerin üzerine gözümüzü kırpmadan giderken mutlak surette Cumhurbaşkanımıza ulaşacak ve zat-ı devlet’lerini de belgeleriyle bilgilendireceğiz.

Ayrıca; Hür Haber Portalı’nın Soruları da Uzun Zamandır Kafamızı Karıştırıyordu Bu vesile ile onlarıda soralım.

Kaynak. http://www.hurhaber.com/meb-de-neler-oluyor-haberi-311441.html

Fetullahçı Silahlı terör örgütün çöreklendiği kuruluşların başında gelen MEB'deki temizlik bitmedi mi? İnternette sosyal medya hesapları ve bazı internet sitelerinde halen FETÖ'nün operasyon çektiğine ilişkin bol soru işaretli yayınlar dikkat çekiyor.

Konuyla ilgili önce Memurlar Net'te bir analiz yayınlandı. Analizde Bakanlıkta ismi verilmeyen bir daire başkanının operasyonundan bahsedildi. Analizde şu cümlelere yer verildi;

MEB'deki bir yapı tarafından korunan ve kollanan bir daire başkanı, hemen her gün tetikçi olarak kullandığı bir internet sayfasıyla, Türkiye Cumhuriyetini rezil ediyor.

Adı soyadı önemli değil.

Daha önce Ankara'nın en önemli ilçesinin milli eğitim müdürüydü, hakkında çıkan yolsuzluk iddiaları sonrasında görevden alındı ancak daha sonra bildiği özel bilgiler dolaysıyla Daire Başkanı yapıldı.

Ödüllendirilen daire başkanı, internette bir sayfa açtı. Bu sayfadan her gün bazı MEB bürokratlarını hedef alıp itibarsızlaştırırken bazılarını da övüp göklere çıkarıyor.

Örneğin geçtiğimiz aylarda, Müsteşar yardımcısı Ercan Demirci'yi "Cumhuriyet gazetesinden özür diledi" diyerek tahkir etti, başka bir Müsteşar yardımcısı Ahmet Emre Bilgili'yi ise 28 Şubatçıları korumakla suçlayıp, hedef gösterdi.

Bu da yetmezmiş gibi, bu Daire Başkanı, Türkiye'nin eğitim alanında kalem oynatan sayılı akademisyenlerinden Doç. Dr. Bekir Gür'ü, FETÖ'cü ilan etti. Gür'ü FETÖ'cü olarak damgalayan daire başkanının tek delili ise Gür'ün, 2004 yılında, ABD'deki bir okula akademik danışmanlık yapmış olması. Yani bu Daire başkanına göre 13 yıl önceki bir işlem, FETÖ'cü olmak için yeterli. Korunup kollanan daire başkanını zeka seviyesi böyle bir şey işte! Bu kepaze tespit de yetmezmiş gibi bu daire başkanı, Bakan Nabi Avcı tarafından 2016 yılının başında Fulbright komisyonuna seçilen Gür'ü, CIA şefini çağrıştıracak şekilde "Fulbright Masası Şefi" olarak adlandırmaktan bile çekinmedi. Oysaki kanuni anlaşmalar gereğince Türkiye, her yıl Fulbright komisyonuna üye seçmek zorunda...

Çok ilginç başka bir husus ise şu: Müsteşar yardımcılarına, tetikçi olarak kullandığı web sitesiyle ayar veren bu daire başkanı, Müsteşar Yusuf Tekin'in her açıklamasını ise göklere çıkarmakta, sanal alemde Müsteşarın her dediğini retweet etmektedir.

Şimdi şu sorulara bir yanıt vermek gerekiyor?

1- Milli Eğitim Bakanlığını kepaze eden böyle bir Daire başkanını kimler koruyor?

2- Bu daire başkanını koruyan MEB'deki etkin yapı, ayak oyunlarını ve Bizansvari taktikleri bırakıp da ne zaman eğitimle ilgilenecek?

3- Bakan İsmet Yılmaz, kendi kariyer planları için her kutsalı kullanabilecek bu adamları, çalışma arkadaşı olarak görmekten çekinmiyor mu?

M.E.B'na 10 SORU

1. Yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarıyla mecliste soru önergesine konu olan ve görevden alınan ilçe müdürü Bakan değişince kim tarafından ve niçin daire başkanı yapıldı?

2. 7 Haziran seçimleri öncesi fiilen yönettiği site üzerinden bakanlığın ve hükümetin yıpranmasına sebep olan mevcut daire başkanı yine bir seçim öncesi aynı operasyonlara başlaması tesadüf müdür?

3. MEB, bu daire başkanının operasyon amaçlı kullandığı bu site içindeki ‘FETÖ güzellemesi' yapan haber içeriklerini ne zaman ve neden sildiğini ve sitenin uzantısını niçin değiştirdiğini biliyor mu?

4. MEB, bu daire başkanının fiili olarak yönettiği siteye bakanlık içerisinden mahrem bilgi boyutlu içeriklerin verilerek beslendiğini, bu yollarla yapılan haberlerle bakanlığın dizayn edilmeye çalışıldığını, bu sitenin bu şahıs ve çevresindeki bazı kişiler için kariyer basamağı aracı olarak görüldüğünü biliyor mu?

5. Ticari ilişkileri, yolsuzluk iddialarıyla, yaptığı montaj ve şantaj haberlerle hep tartışmalı biri olarak tanınan bu şahsı bu haliyle kimler, niçin koruyor?

6. Milli Eğitim Bakanlığı, MİT krizinden sonra Milli Eğitim Bakanlığında görevden alınan FETÖ'cü bürokratları savunarak 'Cemaate operasyon çekiliyor' diye haber yapan bu kişi o dönemde bu haberi ne için, kim adına yaptığından haberdar mı?

7. “Dünya'da ve Türkiye'de neredeyse her olumsuz olay arkasında cemaati arayanlar şizofrenik tutumlarını her geçen gün artırarak tedavisi zor bir hastalığın pençesinde iftira ve karalama kampanyalarına devam ediyorlar” diye haber yapan bu şahıs bu cümleyle Cumhurbaşkanını mı kast etti, bugün bu cümleyi nasıl açıklıyor ve darbeyi kimin yaptığına inanıyor? Söz konusu bu içeriği darbe sonrası neden kaldırmıştır?

8. MEB, FETÖ sendikası kurulduğunda ilk biz haber veriyoruz diyerek cemaat sendikasının PR'ını yapan bu daire başkanının o dönem FETÖ' ile irtibatı ve iltisakının hangi düzeyde olduğunu ve ilk ve üyelik formunu sitesinde yayınladığını biliyor mu?

9. Hakkındaki yolsuzluk iddiaları olmasına rağmen kendisi terfi eden, bakanı gönderen bu daire başkanı yine bir bakanı gönderecek kendisi ve hesaba dâhil olan diğerleri hep birlikte mi terfi edecek, asıl hesap bu mu?

10. Milli Eğitim Bakanlığı bu daire başkanının özel okullar ve yayınevleriyle hangi yollarla nasıl bir ticari ilişki kurduğuna yönelik iddialardan haberdar mı?

Kaynak Link:http://www.hurhaber.com/meb-de-neler-oluyor-haberi-311441.html


 


Haber okunma sayısı: 1089

{lang: 'tr'}

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER