Trump'tan Çin'e 50 Milyar Dolarlık Ek Gümrük Vergisi

Şehit, Muhsin Yazıcıoğlu 63 Yaşında

sehit-muhsin-yazicioglu-63-yasinda

Karların Dağları Kapatmasına Gerek Yok Reis,Her Üşüdüğümüzde Aklımıza Düşüyorsun...
31 Aralık 2017 Pazar 22:07

Cesaret ve mertliğin 21.yüzyıldaki sembol isimlerinden, Şehit Muhsin Yazıcıoğlu 31 Aralık 1954 tarihinde yani bugün Dünya'ya gelmiştir. Doğum günü kutlu olsun, Allah (C.C.) ona rahmet eylesin o ölmedi bütün onu sevenlerin kalbinde yaşamakta.


1954 yılında Muhsin Yazıcıoğlu, Sivas’ın Şarkışla ilçesinde çiftçilik yapan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Zorunlu eğitimini Şarkışla da bitirdikten sonra, üniversite eğitimi için 1972 yılında Başkent Ankara’nın yolunu tuttu. Burada üniversite eğitimini Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinde alarak mezun olmuştur.

Yazıcıoğlu, küçük yaşlarda Cemiyetçilik çalışmalarına başlamıştır. 1968 yılında Şarkışla da Cemiyetçilik çalışmaları sırasında Genç Ülkücü Hareketine katılmıştır. 1972 yılında da üniversite eğitimi için gittiği Ankara da eğitimi sırasında Ülkü Ocakları Genel Merkezinde çalışmaya başlamıştır. Zamanla gösterdiği başarısı ile Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı ve ardından da Genel Başkanlık yapmıştır. 1978 yılında açılan Ülkücü Gençlik Derneğinin de kurucusu olan Yazıcıoğlu, Genel Başkanlığını da yapmıştır.



Aynı dönemde yaşanan Bahçelievler ve Kahramanmaraş katliamlarına adı karışarak suçlanan Muhsin Yazıcıoğlu bu olaylardan ceza kesilmeden beş buçuk yılını hücrede iki yılını da cezaevinde olmak üzere 7,5 yıl yatmıştır. Suçlamanın asılsız olduğunun ispatlanması sonucu aklanan Yazıcıoğlu, suçsuz yere yedi buçuk yıl yattığı cezaevinden çıkarılmıştır.



Cezaevinde yattığı yedi buçuk yıl süresince de şiirle ilgilenerek ardında o dönemlerini anlatan birçok şiir bırakmıştır. O dönemde yazdığı en bilindik ve ses getiren şiiri de “ÜŞÜYORUM” şiiridir.



Cezaevinden çıktıktan sonrada bir süre cezaevinde yatan Ülkücüler ve onların ailelerine yardım desteği için kurulan bir dernekte Genel Başkanlık yapmıştır. Daha sonra 1987 yılında Yazıcıoğlu, Milliyetçi Çalışma Partisine katılarak burada genel sekreterlik görevini yürütmüştür. Yazıcıoğlu 1991 yılında beş partinin birden oluşturduğu ittifak doğrultusunda Milletvekili adayı gösterilmiş ve yapılan genel seçimler sonucunda da Sivas Milletvekili olmuştur.


1992 yılına kadar Milliyetçi Çalışma Partisinden Milletvekilliğini sürdüren Yazıcıoğu, 1992 yılında parti ile fikirlerinde ortak nokta bulamadıkları gerekçesi ile beş arkadaşı ile partiden ayrılarak Büyük Birlik Partisini kurarak Genel Başkanlığına getirilmiştir.

1995 yılında da ANAP ve BBP ittifakı ile tekrar Milletvekili seçilerek parlamentoya girmiştir. 1996 yılında da ANAP partisinden ayrılarak tekrar BBP ne katılmıştır. 1998-2000 parti kurultayında da tekrar BBP Genel Başkanlığına geçmiştir. 2007 yılında yapılan genel seçimlerde de Büyük Birlik Partisinden Sivas Milletvekili olarak tekrar Meclise girmiştir.


HALEN CEVPLANAMAMIŞ SORULAR 

Yazıcıoğlu, BBP Genel Başkanı iken  Kahramanmaraş mitinginden Yozgat-Yerköy mitingine giderken içinde bulunduğu helikopterin düşmesi sonucunda hayatını kaybemişti.

Bu olay bir kaza olarak nitelense de helikopterin düşmesinin ardından yaşananlar akıllarda soru işaretlerine neden oldu.

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte 6 kişinin bindiği helikopter, Yazıcıoğlu'nun miting yaptığı Kahramanmaraş'tan Yozgat'a gidiyordu. Helikoperde Yazıcıoğlu ile birlikte İHA muhabiri İsmail Güneş, parti yetkilileri de bulunuyordu.

KAZADAN SONRA İLK VE SON SES İSMAİL GÜNEŞ’TEN

Kazadan sonra kuşkuları doğuran ilk gelişme İsmail Güneş'in 112 ile 155'i araması ve dakikalarca konuşmasına rağmen yerlerinin doğru tespit edilememesiydi.

İHA muhabiri İsmail Güneş, kazanın hemen ardınan 155'i arayarak kayıtlara geçen şu cümleleri sarf etmişti: 

İsmail Güneş: Alo, Alo, Alo. 

155: Alo. 

İsmail Güneş: Efendim. 

155: İsmail Bey siz misiniz? 

İsmail Güneş: Evet. 

155: Kardeş bu helikopterle ilgili görüşecektik bu helikopter düştü demişsiniz. 

İsmail Güneş: Doğru.

155: Nerede düştü? 

İsmail Güneş: Bilmiyorum abi. 

155: Bilmiyorsunuz, nerede düştü, yani hangi mevkide düştü? 

İsmail Güneş: Valla mevkisini de bilmiyorum. 

155: Siz neredesiniz şu an?

İsmail Güneş: Helikopterin içinde.

155: Tamam helikopter….. Abi bir dakika dur. Ne kadar çıktınız Çankırı? Düzeltiyorum, Maraş’tan ne kadar mesafeye gittiniz tahminen? Alo.

155 (görevli yanındaki memurlara dönerek): 'Abi bu adam helikopterin içinde düştük diyor, nerede olduğunu bilmiyorum' diyor.

20 DAKİKALIK GÖRÜŞME VAR ANCAK YER TESPİT EDİLEMEDİ

Bu konuşmalar da kaza ile ilgili olarak şüpheleri artıran gelişmelerden. Nitekim İsmail Güneş’in helikopterin düştüğünü 112 Acil'e haber vermesinin ardından, 112 Acil ekibi Kahramanmaraş Emniyet’i arayarak yer tespit çalışmalarının yapılmasını istedi. Buna göre saat 15.50 ile 16.10 arasında İsmail Güneş’i konuşturan 112 Acil, diğer hattan da 155 Polis İmdat ile görüşme yaptı. Toplamda 20 dakika süren bu telefon görüşmelerine rağmen sinyalin alındığı baz istasyonu tespit edilemeyince enkaza da ulaşılamadı.

ARAMA ÇALIŞMALARININ YAPILDIĞI YERDEN 115 UZAKTA BULUNDULAR

Bu konuşmalar İsmail Güneş'in son konuşması olmuştur. Kazadan 48 saat sonra helikopterin enkazı ve Muhsin Yazıcıoğlu dâhil 6 kişinin naaşı arama ekipleri içerisinden 17 gönüllü civar köylüsü tarafından Sisne ve Kızılöz Köyleri arasındaki Keş Dağı Kuru Dere Kanlıçukur mevkiinde bulundu. Enkaz, 48 saat süren arama çalışmalarının yapıldığı bölgenin içerisinde değil 115 km uzağındaydı.

VALİDEN ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR

Dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici’nin o gün yaptığı açıklamalar da olayın ardından en çok tartışılan konular arasında yer aldı. Vali olayla ilgili ilk açıklamasında Yazıcıoğlu’nun yaşadığı, ayağının kırık bir vaziyette olduğu ve helikopterin düştüğü bölgeye ekiplerin intikal ettiğini söylemiş ancak bunlar doğru çıkmamıştı. Valinin bu açıklamasının ardından çalışmaların durduğu ve Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin ölümünde bu açıklamanın da etkili olduğu konuşulanlar arasındaydı.

VALİ O NOTU EMNİYET MÜDÜRÜNDEN ALDIĞINI SÖYLEDİ

Bilici, ilgili açıklamayı dönemin Kayseri Emniyet Müdürü Orhan Özdemir’in kendisine okuduğu bilgi notu üzerine yaptığını söyledi. Daha sonra Özdemir’den bilgi notunu istediğini belirten Bilici, kendisine önce imzasız ve kaşesiz bir not getirildiğini, tekrar istemesi üzerine Kahramanmaraş’tan geldiği söylenen imzalı ve kaşeli bir bilgi notu verildiğini söyledi. “Bu bilgi notunu olayla ilgili soruşturmayı yürüten savcıya, Meclis’teki komisyona ve Devlet Denetleme Kurulu’na verdiğini” vurguladı.

HELİKOPTER DÜŞTÜ, ENKAZ 48 SAAT SONRA BULUNDU

25 Mart 2009 tarihinde, Kahramanmaraş mitinginden Yozgat-Yerköy mitingine hareket etmek üzere içinde bulunduğu helikopter bilinmeyen bir sebepten dolayı düştü.

Helikopter düştükten sonra İHA muhabiri İsmail Güneş 112 Acil Servisi aramıştır. Bu konuşmada bacağının kırık olduğunu, helikopterde bulunanlardan sadece BBP Sivas il Başkanı Erhan Üstündağ'ın inlediğini, ne BBP Sivas il başkan yardımcısı Murat Çetinkaya ne de pilot Kaya İstektepe'den ses gelmediğini, Muhsin Yazıcıoğlu'nu ise göremediğini söylemiştir.

YAZICIOĞLU'NUN KAYIP 3 EŞYASI…

Kazada yaşamını yitiren BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun kaybolan çantası, sim kartı ve silahı da hala bulunamadı. Meclis’te konuyla ilgili kurulan araştırma komisyonunu uğraşlarına rağmen bu konuda henüz sonuç alınamadı.

DAHA ÖNCE 17 KEZ TRAFİK KAZASI GEÇİRDİ

28 Mart 2009 tarihi ve saat 14:10'da BBP Genel Sekreteri Yalçın Topçu'nun yaptığı açıklamaya göre, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekiler vefat etmişlerdir. Kendisi daha önce on yedi defa trafik kazası geçirmişti ancak bunların hepsini hafif sıyrıklarla atlatmıştı.

SUİKAST OLDUĞUNA İNANIYORUZ

Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümü üzerine ortaya suikast iddiası atıldı. Bu iddiaların araştırılması amacıyla 2 Şubat 2010'da TBMM'de Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.

04 Nisan 2011 tarihinde açıklanan Meclis Araştırma Komisyonu raporundan tatmin olmayan ailesi ise iddialarında arkasının kesilmemesi ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün gazeteciler ile sohbette sarf ettiği "helikopterin beynini keçiler sökmedi ya" cümlesi üzerine dönemin Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Yalçın Topçu ve Gülefer Yazıcıoğlu'nun girişimleri üzerine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün talimatıyla Devlet Denetleme Kurulu olayı incelemeye almış ve 21 Ocak 2011 tarihinde de raporunu açıklamıştır.

Yazıcıoğlu’nu FETÖ’cü Tuğamiral mi Öldürdü?

Büyük Birlik Partisi (BBP) lideri merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin iddialar bitmiyor.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili oklar, FETÖ/PDY’ye çevrilirken, Yazıcıoğlu ailesinin avukatlarından Selami Ekici, çarpıcı iddialar gündeme getirdi. Ekici, FETÖ darbe girişimine katıldığı gerekçesiyle cezaevine konulan Ege Deniz Bölge Komutanı Tuğamiral Süleyman Manka’nın, Yazıcıoğlu’nu ölümünde rol oynayan ekibin başı olduğu yönünde emniyet istihbarat kaynaklarından duyum aldıklarını iddia ederek Manka hakkında Yazcıoğlu dosyasını soruşturan Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Darbeci Manka Neredeydi?

Yazıcıoğlu ailesinin avukatlarından Ekici, iddialarını şöyle sıraladı: “Manka hakkında 9 Ağustos’ta Yazıcıoğlu dosyasını soruşturan Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk. Savcı henüz Manka’nın ifadesini almış değil. 15 Temmuz’dan önce emniyet istihbarat birimlerinden Manka’nın lideri olduğu 6 kişilik bu ekibin Yazıcıoğlu’nun ölümünde rol aldığı bilgisi geldi. Manka’nın olaydan sonra enkaz mahallinde olduğu yönünde iddialar bulunmakta. Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi’nin de bir çalışma yürüttüğü gibi iddialar da mevcut. Bu şahsın olay tarihinde nerede olduğunun araştırılmasını talep ediyoruz. Olay günü kişisel telefonu ve göreviyle ilgili telefonlarının yine askeri haberleşme sistemindeki kayıtlarda sinyal verdiği yerlerin araştırılmasını talep ediyoruz. Manka, 15 Temmuz darbe girişiminde FETÖ/PDY çetesinin elebaşlarından biri olarak tutuklandı. Manka’nın şüpheli sıfatıyla soruşturularak 25 Mart 2009 öncesi ve sonrasının etraflıca araştırılmasını istiyoruz.”

Darbe girişimi kapsamında 18 Temmuz’da tutuklanan Tuğamiral Manka’nın dinlenme odasında örgüt içindeki hiyerarşide şifre amaçlı kullanıldığı iddia edilen 1 dolar ele geçirilmişti.

Muhsin Yazıcıoğlu’nu taşıyan helikopter, 2009’da Kahramanmaraş mitinginden Yozgat Yerköy mitingine hareket etmek için havalanmış, 6 kişinin bulunduğu helikopter bilinmeyen bir nedenle saat 15.03’te Sisne ve Kızılöz köyleri arasındaki Keş Dağı Kurudere Kanlıçukur mevkine düşmüştü. Yazıcıoğlu ve helikopterdekilerin naaşına 48 saat sonra ulaşılabilmişti. Otopsi raporunda ise Yazıcıoğlu’nun düşme anından sonra 1 saat daha hayatta kaldığı belirtilmişti.

Bu Adamlar Kim?

Ekici, iddialarına şöyle devam etti: “Yazıcıoğlu ile aynı helikopterde bulunan rahmetli gazeteci İsmail Güneş’in kaza sonrası yaptığı telefon görüşmeleri herkesin malumu. Güneş, kazanın ardından 112’yi arayarak, ‘Kim bu adamlar ya’ diye bir cümle sarf ediyor. O dönem bu konunun üzerinde çok durulmamıştı. Hatta Güneş’in kazanın şokuyla ağaçları insan gibi gördüğü dile getirilmişti. BBP Erzurum eski İl Başkanı Emrullah Önalan, savcılık ifadesinde Yazıcıoğlu’nun ölmeden önceki 17 saniyelik görüntüsünü izlediğini söylemişti. Bu görüntüleri 2009’da eski bir polis muhabiri olan gazeteci Ahmet Akpak ile izlediğini, Muhsin Başkan’ın ölümünden önce çömelmiş ve elleri dua eder vaziyette görüldüğünü, gömlek yakasının açık olduğunu dile getirmişti. Görüntülerde 3 kişinin Yazıcıoğlu’na yaklaştığını, çekimlerin bu kişilerin arkasında olan bir başkası tarafından kaydedilmiş olabileceğini öne sürdü. Görüntülerin peşine düşünce görüntülerin sahibi olduğu ileri sürülen Ahmet Akpak’ın 2010’da şeker komasından öldüğünü öğrendik. Görüntülerin Ahmet Akpak’ın oğlu Alper Akpak’ta olabileceği şüphesiyle Alper Akpak’a ulaştık. Alper Akpak, babasının eşyalarının olduğunu, arşivlerini kontrol edip görüntüleri bulduğu takdirde teslim edeceğini söyleyip bir hafta süre istedi. Akpak sonrasında telefonlarımıza çıkmayınca delil kararttığı gerekçesiyle hakkında suç duyurusunda bulunduk. Savcılık Akpak hakkında soruşturma yürütüyordu. Akpak, ifadesine başvurulacağı sırada Kasımpaşa’daki bir taraftar kavgasında öldürüldü.”

İHMALLER HALA TARTIŞILIYOR

Günümüzde kazanın oluş biçimi ve kaza sonrasında yaşanan ihmaller halen tartışılmakta olup, konu Kahramanmaraş Özel Yetkili Savcılığınca halen soruşturulmaktadır.

6 Ocak 2014 tarihinde Aksiyon dergisinin 996. sayısında Muhsin Yazıcıoğlu ve beş arkadaşını taşıyan helikopterin düşme nedeninin karbonmonoksit olabileceğine ilişkin bilgilere yer verildi.

BÜYÜK İDDİA: KARBONMONOKSİT

2 yıla aşkın bir süredir Özel Yetkili Malatya Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında helikopterin neden düştüğüne ilişkin çok önemli delillere ulaşıldı. Bu kapsamda Aksiyon Dergisi ölenlerin kanlarında helikopter düşmeden önce karbonmonoksit bulunduğuna ilişkin özel bir dosya yayımladı. Köksal Akpınar'ın haberine göre, Pilot Kaya İstektepe ve gazeteci İsmail Güneş'in kanında bulunan karbonmonoksit değerlerinin helikopter düştüğünde çok daha yüksek olduğu ispatlandı. Savcılık, hayatını kaybedenlerin kanlarındaki karbonmonoksitin, jetlerin egzoz gazından oluştuğu üzerinde duruyor.



KORKUMUZ ŞU; KATİLLERİ VE AZMETTİRENLERİ KHK'LAR İLE BERAAT ETTİRECEKLER
Merhum Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinin parçalarını sökenlerle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın otelini basanlar aynı adamlar. Aydın Özsıcak ve o ekip aynısı. Özsıcak'ı serbest bırakanlar, bugün FETÖ'den tutuklu. O uçakları kullanan, helikopterin üzerinden geçen F-16 kullananlar da içeride, tutuklular..













 






63. Doğum Günün Kutlu Olsun Muhsin Reis; Karların Dağları Kapatmasına Gerek Yok Reis,Her Üşüdüğümüzde Aklımıza Düşüyorsun...


Haber okunma sayısı: 1159

{lang: 'tr'}

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER