İşte DİYANET'in FETÖ Raporu

iste-diyanetin-feto-raporu

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez: FETÖ Bir Sızma Hareketidir
26 Temmuz 2017 Çarşamba 14:12

Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından 'Kendi Dilinden FETÖ -Örgütlü Bir Din İstismarı' başlığı altında, örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in 40 yıllık dini söylemini incelediği çalışmayı tamamladı.


Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesindeki, Din İşleri Yüksek Kurulunca, FETÖ terör örgütü ele başı Fethullah Gülen'in 40 yıllık dini söylemini "Kendi Dilinden FETÖ -Örgütlü Bir Din İstismarı" başlığı altında inceledi.

FETÖ elebaşının 670 saatlik bütün konuşmalarının, Türkçe basılmış 80 kitabının, çıkardığı dergilerin, dergilere yazdığı bütün başyazılarının incelendiği çalışmada, Gülen'in nasıl bir söylem kullandığı ve bunun İslami açıdan taşıdığı sorunlar tüm yönleriyle ele alındı.

Kendi Dilinden FETÖ-Örgütlü Bir Din İstismarı" başlıklı rapor için tıklayınız...

Çalışmada, "bazı vaazlarında açıkça Allah'ı gördüğünü ve Hz. Peygamber ile görüştüğünü söyleyen FETÖ elebaşının nasıl çarpık bir din anlayışı ürettiği, İslam’ın asli kaynaklarında ve sahih uygulamasında yeri olmayan bir sapkın dini söylem geliştirdiği", kendi ifadeleriyle gözler önüne serilerek ifşa edildi.
Din İşleri Yüksek Kurulunca yaklaşık bir yıldır kapsamlı olarak süren çalışmada, FETÖ’nün bozuk din anlayışı, "Allah ile Aldatma", "Peygamber ile Aldatma", "Karma Teoloji" ve "Cemaat Adı Altında Örgütlenme" başlıkları ile FETÖ'nün kendi kaynaklarından tespit edildi.


                                                                                             
Bu çalışmanın sonuçlarını  Diyanet İşleri Başkanı  Mehmet Görmez açıkladı. Görmez, "FETÖ elebaşının yöntemi o kadar karışık değildir aslında. Hemen hemen her konuşmada mutlaka saptırıcı bir ifade adeta söz arasına ve satır aralarına gizlenmiştir. Birden fazla anlama gelen ifadeler kullanarak karmakarışık bir teolojinin ortaya çıkmasını sağlamak. Kendini kast ettiği halde üçüncü şahıslar üzerinden konuşmak. Kibrini tevazu gibi göstermek" dedi. 

"DİNİ İSTİSMAR EDEREK SUİKASTLER DÜZENLEDİ"
" Türkiye Cumhuriyeti'nin en zor zamanında bugün örgütlü bir şekilde FETÖ hareketini Din Kurulu'nun incelemesi önem arzediyordu.  İmam Gazali, Batinilerin hezeyanlarını anlattığı kitabında, dini istismar ederek suikastler düzenlemiştir. Haşhaşiler ne İslam'a kalıcı zarar verebilmiş ne de sahtekârla bezenmiş din anlayışlarını sürdürebilmişlerdir. Aradan bin yıl geçmiş ve yine onlar gibi Haşhaşi zihniyet ortaya çıkmıştır. Dinin aydınlık bir rehber olduğunu gören, müminlere feraseti öğütleyen insanlar hep olagelmiştir. Tarihten kendimize ders çıkarmakta çok başarılı olmadığımız belki de tarihten ders çıkarmaktır.
"FETÖ ELEBAŞININ YÖNTEMLERİ"
Sızıntı dergisi sadece bir derginin değil bir hareketin ve bir metodun adıdır. Bu hareket sadece devlete değil inancalara düşüncelere değerlere sızma hareketi olduğu çok açık bir şekilde anlaşılmış olacaktır. FETÖ elebaşının yöntemi o kadar karışık değildir aslında. Hemen hemen her konuşmada mutlaka saptırıcı bir ifade adeta söz arasına ve satır aralarına gizlenmiştir. Birden fazla anlama gelen ifadeler kullanarak karmakarışık bir teolojinin ortaya çıkmasını sağlamak. Kendini kast ettiği halde üçüncü şahıslar üzerinden konuşmak. Kibrini tevazu gibi göstermek. Gösteriyi anlamın önüne geçirmek. Menfaati söz konusu olduğunda bu yöntemleri ustaca kullanmıştır.
"BİR KONUŞMASINDA PEYGAMBER'İ İZMİR'E AYAĞINA GETİRİYOR"
Bütünde Allah inancını uluhiyet akidesini sistematik olarak bozmaya çalışması. Kendi mensuplarına sürekli Allah'a ulaşma çabasının mümkün olduğunu anlatmıştır. Her konuşmasında peygamberi  İzmir'e getirmesi. Camiye cemaatin arasında sokması onunla sürekli konuştuğunu söylemesi artık içten bile değildir. Ancak bunun çok sinsice yapıldığını görüyoruz. Gözyaşları içinde yapıldığına şahit oluyoruz. Önündeki genç çocukların çığlıkları arasında yapıldığını görüyoruz. Bir taraftan peygamberi ayağına getirirken meleklerle görüştüğünü söylüyor. Haktan kendisine nida geldiğini söylemekten çekinmiyor.
"O HELEZONDA HAV HAV EDEREK BİRİLERİNİN ARKASINDAN TIRMANIP DURMAKTIR"
Sadece Allah ilke aldatılmıyor insanlar  Kuran ile de aldatılıyor.  Kuran'ın ayetlerini de kendine yontmaktan geri durmuyor. Bir ayeti bağlamından kopararak herhangi bir ilke gözetmeden kendi örgütüne yükseltmek ve yüceltmek için kullandığına şahit oluyoruz. Gaybı gördüğünü iddia etmektedir. Bu yüzden peygamberlerle beraberdir haşa. Bu yüzden haşa peygamberlerle beraberdir, kendi ifadesiyle mesihin merkebi, ashab-i kef'in kıtmiridir. O helezonda havhav ederek birilerinin arkasından tırmanıp durmaktadır.
"HER RESİM ZİHİN BULANDIRIYOR"
Her insanın dublesi var peygamberin de dublesi var vallahi o kişi şu an aranızda demekten çekinmiyor. Herkül'den bahsediyor. Herkül'ün resimlerini sızıntı dergisinin kapağına defalarca taşıyor. Sızıntı dergisinde 19 bin resim incelenmiştir. Bunların 8 bini başka inanç dünyalarına ait. Mesiyanik, evanjelik gibi başka inanç dünyalarına ait resimlerden oluşuyor. Ve her resim zihin bulandırıyor. İnsanların inançlarını zedeliyor. Bilinçlerini değiştirmeye çalışıyor.



FETÖ BİR SIZMA HAREKETİDİR
FETÖ örgütlü bir din istismarı hareketidir. FETÖ sadece devletlere değil, düşüncelere, inançlara ve kalplere sızma hareketidir. Yanlış bilgileri doğru bilgilerle harmanlayarak verdiler. Hemen her konuşmada mutlaka saptırıcı bir ifade adeta satır aralarına gizlenmiştir. FETÖ takiye sözlerle insanların zihinlerine inançlarına ve değerlerine sızmıştır.

NE HAZİNDİR BU SÖZLER CAMİ KÜRSÜSÜNDE SÖYLENDİ

Mensuplarının karşısında haşa kendi şahsında Allah'ın mütecelli olduğunu söylemekten kaçınmamıştır. Ne hazindir ki, bu sözleri cami kürsüsünde söylemiştir. Bu sözler onun sapkınlık derecesine göstermesi açısından önemli, fakat daha tehlikeli olan uluhiyet akidesini sistematik olarak bozmaya çalışması. Kendi mensuplarına sürekli Allah'a ulaşmanın mümkün olduğunu anlatma çabasında olmuştur. Allah'ı ulaşılabilir kılmak bir insanın her konuşmasından peygamberi İzmir'e getirmesi, camiye, cemaati arasına sokması, onunla görüştüğünü sürekli iddia etmesi artık işten bile değildir. Bunu sinsice yapıldığını görüyoruz. Gözyaşları içerisinde söylendiğine şahit oluyoruz. Önündeki genç çocukların çığlıklarını arttıracak şekilde söylediğine şahit oluyoruz.

"KAH MESİH OLMUŞ KAH PEYGAMBERİN SEÇTİĞİ KİŞİ OLMUŞ" 

Zihinleri yeterince bulandırdıktan sonra işi Mesih'e bağlıyor. Bir kurtuluş hikayesine bağlıyor her şeyi. Kahramanlar olduğunu söylüyor. Onun için diyalog bir araçtır. Bu yüzden o diyalog çalışmalarını diyalog çalışmalarını başlatanların kastından daha öteye taşımakta gecikmemiştir. Konuşmalarında kendi örgüt mensuplarını ya Allah cemaati ya da peygamber cemaati olarak tasnif etmektedir. Bu karmaşa içinde kendisi de kah mesih olmuş kah peygamberin seçtiği kişi olmuştur.

"HER İNSANIN BİR DUBLESİ VAR, PEYGAMBERİN DE BİR DUBLESİ VAR, ARANIZDADIR" DEMEKTEN ÇEKİNMİYOR

Allah'a ulaşılabilir görüyor. Her insanın bir dublesi var, peygamberin de dublesi var, vallahi o duble şu anda aranızdadır demekten çekinmiyor. yeri geliyor teslis inancını savunuyor, yeri geliyor Yunan tanrıçalarından bahsediyor. Herkül'den bahsediyor, Herkül'ün resmini yayın organının kapağına taşıyor. Sızıntı dergisinde 19 bin resmin 8 bini başka inanç grubun sembollerinden ibarettir. Mesiyanik, Evanjelizm gibi başka inanç dünyasına ait sembollerden oluşuyor. Tıpkı misyonerlik odaklı Evanjelik akımlardan esinlenildiği gibi. Sızıntı'nın nice kapaklarında kucağında İsa Meryem timsali resimlerle karşılışıyoruz. Zihinleri yeterince bulandıktan sonra işi Mesih'e bağlıyor. Kendisine bağlı olanları bu kurtuluşun erleri olduğunu iddia ediyor.



KENDİ CEMAATİ ONUN İÇİN ALLAH CEMAATİDİR

Öğretisine göre Hz. Muhammed bir yönüyle ruhül Kudüs'tür. Teslis akidesindeki haşa üçlemenin bir tanesi. Bunu yaparken vaktinde diyalog faaliyetleri ve o faaliyetlerin sunduğu imkanları alabildiğine kullanmıştır. Onun için diyalog da bir araçtır.  Dünyaya yayılmanın kendini dünyaya açmanın bir aracı. Bu yüzden o diyalog çalışmalarını başlatanların kastından beri daha öteye gitmekte gecikmemiştir. Küresel bir istismara doğru koşarken dinlerin de izdivacını sağlama gayretine girmiştir. Bu izdivaç safsatasından da İsevi Müslümanlar gibi söylemler üretmeye başlamıştır. Kendi cemaati onun için Allah'ın cemaatidir.

PEYGAMBERE HAŞA SENİN İÇİN SANA RAĞMEN YAPTIM DEMİŞ

Kendisi kâh Mesih, kâh peygamberin onayladığı kişi olmuştur. Güya niyeti halistir, tüm bu birleştirmeleri peygambere rağmen peygamber için yapacaktır. Ben bu kötülükleri yaptım  diyor, ama düşündüm peygamberin karşısına getirdim, üzgünüm bunları senin için sana rağmen yapıyorum diyor. Onun bu söylemlerini yaymak için camiyi de istismar etmiştir, kürsüyü kirletmiştir. Mabedi sui emelini, suistimalinin aracı kılmıştır. Ta ki karanlıklar yayılan sözde ışık evlerini kurana kadar. Ona göre mabetler kapanabilir artık kendisinin açtığı ışık yayan evler vardır. Kapılarında paslı kilitler olabilir ama bir kısım evlere Allah'tan izin ve ferman var. Mescidin fonksiyonunu eda eden evler."



"CAMİYİ İSTİSMAR ETTİ; KÜRSÜYÜ KİRLETTİ"
Söylemlerini yaymak için camiyi istismar etmiş kürsüyü kirletmiştir. Çocuklarını bunlara teslim eden anne ve babalara sesleniyorum: biraz sonra izleyeceğiniz konuşmalar bir defa bir yerde yapılmamıştır. Onlar yüzbinlerce defa o evlerde gece yarıları çocuklarınıza izlettirilmiş ve dinlettirilmiştir. Masum çocukların zihinlerine sızmak için gece yarıları telkin ve propagandaya maruz bırakmışlardır. O konuşmalar bir telkin ve propaganda aracı olarak o çocuklara o evlerde onların beyinlerini teslim almak üzere yapılmış sözler olduğu ortaya çıkmıştır."


 


Haber okunma sayısı: 472



Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

KATEGORİLER


ANKARA - HAVA DURUMU

ANKARA

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ