Türkiye Gençlik Birliği Mi ? Türkiye(li) Gençlik Birliği Mi ?

TGB denilen bağımsız,anti emperyalist gençlerin eylemini yaptığı ve o gençlik ateşiyle kime hizmet ettiklerini bizce iyi bilinen taşeron, Atatürkçü (sözde) görüntü veren bir gençlik örgütü…

Örgütten kısaca bahsetmek istiyorum;

Türkiye Gençlik Birliği ulusal bağımsızlık amacı ve Cumhuriyet Devrimleri etrafında birleşmiş Türk Gençliğinin ortak mücadele örgütüdür. TGB Türk gençliğini sağ-sol ayrımı yapmadan Vatan Savunmasında birleştirmek amacıyla yola çıkmıştır.

Merkezi Ankara‘dadır. Türkiye‘nin 71 ilde ve yurtdışında şubeleri bulunmaktadır.

Kırmızı Beyaz ve Genç Adımlar adlı iki süreli yayın çıkarmaktadır.

Örgüte baktığınız da geniş kitlesiyle hem adından ciddi bir şekilde söz ettirdi.Hem de gerçekten büyük işlere ve eylemlere imza attılar.İktidar yönüyle baktığımız da örgüt kaale alındı mı ? Tabi ki hayır.Onlar yine kendi fikirlerini yürütmeye devam ettiler haliyle…

Fakat onlar yine de görevini en iyi şekilde yaptılar.Çünkü,hayat karar ve eylemdir.Suan da birçok kentte bu kuruluşun örgütlenmesi devam ediyor.Aynı zaman’da da şunu belirtmek istiyorum; Bu gençlerin hızlı örgütlenme sloganı da karınca çalışması…

Evet,doğa’dan örnek vermek gerekirse karıncaların çalışkanlığını tüm dünya iyi bilir.Yaz Kış ,Gece Gündüz sürekli çalışır..

Yeri gelir 5-10 TL verip sigara almazlar ve örgütte toplarlar parayı..

En son da hatırlarsanız 19 Mayıs Atatürk’ü Anma,Gençlik ve Spor Bayramı’nda  “VIVA 19 Mayıs” adı altında Taksim’de emniyet rakamlarına göre 400,000 kişi ile sağlam bir çıkartma yaptılar.Bu kadar insanı ,hatta neredeyse yarım milyon genci toplamak ve bir araya getirmek gerçekten zordur.Bakıyorsun iyi,hoş,güzel, gençlik ateş ve ülkeyi kurtarma çabaları var.Fakat örgütün bağlantılı olduğu,hatta bağlantılı da demeyelim.Sürekli övgüyle söz edilen öyle kurum ve kuruluşlar var ki, tabir-i caizse PKK lideri,eşkıya reis’i Abdullah’ın kankası,kadım dostu olan kişi,yani Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük’ü adeta baş üstünde tutuyorlar.Yine bakıyorsun TGB’nin bağlantılı ve iç içe olduğu Ulusal Kanal ve Aydınlık Gazetesi’nde yine Perinçek ve Küçük’ün parmağı var.Hani Atatürkçü gençlik düşmanla işbirliği yapmaz,mutabakata girmezdi ?

 Haliyle bu örgüt için gerçekten cevaplanması zor ama bir yandan da her şeyin alenen ve bariz olarak ortada gözüken Atatürkçülük adı altında Komunizm propagandası yapması gözden kaçınılmaz bir hal almıştır.

Bir de bu arkadaşların Kürtçe pankart olayı vardı.Neydi o,hatırlayanınız var mı ?

Pankart resim’de de olduğu gibi aynı bu şekildedir…


“Turk û Kurd Bırane,Amerika neyare” Yani Türkçe meali; “ Türk Kürt kardeştir,Amerika kalleştir.”

Bir de 19 Mayıs öncesi Taksim’de gözümün önünde Kürtçe bir şarkı ile halay çekmeleri  vardı.Neden özellikle Kürtçe ?

Amerika’nın kalleş olmadığını bilmeyen yok zaten arkadaşım ama senin Kürtçe pankart (propaganda) ne alaka ?

Senin resmi dilin nedir ? Adama,”Sen ya 40’a kadar saymayı bilmiyorsun,ya da hiç dayak yememişsin” derler. Madem ki Atatürkçüsünüz,Atatürk Kürtçe’yi benimseyen bir lider miydi ? Ya da yalakalık olsun diye,onlara rant olsun diye,Kürtçe pankartlar ve yazılar mı yazdırdı ?

Aklınızı başınıza alın Allah aşkına…

Ayrıca bu derneğin iletişim kaynakları’ndan biri olan Aydınlık gazetesi’nin reklam verdiği,yazarlığını Taraf gazetesi yazarı Şevan Nişanyan’ın yazdığı Sözlerin Soyağacı isimli bir kitap.Malumunuz,Taraf gazetesi’nin de artık kime ve nereye hizmet ettiği de belli !

 

Öncelikle TGB’yi sahaya süren Perinçek ve Aydınlık Grubu’nun geçmişte Atatürk ve Kemalizm hakkında yazmış oldukları kitapları, yayınları, tutumlarını ve Apo ile görüşmelerini hatırlamak gerek… 

Bir dönem Atatürk’ü ve dönemini aşağılayan, Kürtlere baskı-soykırım uyguladı diyen, Kıbrıs’ta Türkleri işgalci olarak gören ve dillendiren bir Perinçek… 

Bugün TGB görevlidir! Kendisine verilen görevi yapmaktadır. Tıpkı RTE gibi…Bilindiği gibi tüm dünyada ve özellikle Türkiye’de yükselen Amerikan karşıtlığı yadsınamaz bir gerçek. Buna paralel olarak Türk halkında bir uyanış ve kalkışmaya engel olmak, frenlemek, kontrol altında tutmak için ”sigorta” vazifesi görecek bir yapılanmaya ihtiyaç vardı. Yani halkın gazını alacak sözde Atatürkçü bir oluşum…

Bu planlar her detayı en ince ayrıntısına varana dek düşünüldü ve yapıldı okyanus ötesinde, çünkü önlerinde engel teşkil eden bir örnek duruyordu; ATATÜRK! Geçmişte bunun faturasını çok ağır ödediler ve planlarını 100 yıl sonraya ertelemek zorunda kaldılar. Türk halkından korkuyorlar, gerçekten çok korkuyorlar. Bir Atatürk’ün daha çıkıp bu halkı örgütlemesi ve planlarını suya düşürmesi tehlikesine karşı TGB gibi sabıkasız ve sahte bir Atatürkçü oluşum ile dizginlemek istiyorlar kabaran milliyetçi duyguları. Kısacası işlerini bu defa şansa bırakmaya niyetleri yok! Türk halkının başını boş bırakmak niyetinde de değiller. TGB’nin sivri çıkışları aslında Amerika’nın işine gelmekte, düşünsenize adamlar ordunuzun başına çuval geçirmiş, bütün Antiamerikancı komutanlarını içeri tıkmış, kırmızı çizgilerini kevgire çevirmiş, sözde kozmik odan yol geçen hanına dönmüş, daha ne olsun… birkaç Amerikan askerini hırpalasanız, başına çuval geçirseniz ne olacak, lafı bile olmaz… Elde edilen nedir? Var mı kayde değer birşey, AKP neyinden geri kaldı Türk düşmanlığında… Ülkede ne değişti TGB varolduğundan beri?

Bu mudur devrimcilik? Atatürk böyle mi yapmıştır devrimleri? 

Yürüyüş ve gösterilerinde açtıkları pankartlara dikkat edin. Üstte kürtçe altta Türkçe yazıyor! 

Bölünmenin başlıca unsuru ‘’DİL’’dir ve burada verilmek istenen ince bir mesaj var demiştik. Sanki bu ülkede iki ayrı dil ve millet yaşıyor, sanki ortada bir Türk-kürt çatışması varmış gibi…

Bunun anlamı Kürtlere bir anlamda (resmen!) özerklik statüsü kazandırmaktır. 

‘’Viva 19 mayıs’’ ı da unutmadık…
Lozan’da İngiltere Başbakanı Çörçil bakın ne diyor; ‘’bugün burada istediklerinizi alıyorsunuz ama ben Kürtlere bir ‘’alfabe’’ (DİL) verdiğim gün bugün burada verdiklerimin hepsini geri alacağım’’. Yani bugün, 100 yıl sonra bize dayatılan Sevr’den bahsediyor! Anayasamızda değişmez, değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddelerimiz nelerdi… Peki şimdi TGB’nin yaptığı nedir? 

Peki TGB’nın bu kadar kısa sürede böylesine büyümesi nasıl oluyor, büyük bir maddi destek gerekli bunun için, bilen var sa bize de söylesin.

Bugüne kadar ABD ve Tayyip kendine muhalif olan kim var sa hepsini içeri tıkmadı mı? Tayyip kendisi gelince ayağa kalkmadı diye sırf bu yüzden Türk Ordusu’nun bir generalini Silivri’ye göndermedi mi? Bütün antiamerikancı subaylar ve paşalar, gazeteciler içerde üstelik dünya sıralamasında lideriz bu konuda. Ne yani, MADE IN Tayyip TGB’yi mi susturamayacak? Var mı böyle bir mantıksızlık, kaldı ki bugün hiç şüphe yok ki her istediğini yapabilecek güce ulaşmış, karşı devrim yapmıştır Akp. Karşısında kendi rızası dışında muhalefet yapabilecek bir güç ve yapılanma yoktur. İki dudağının arasındadır herşey RTE’nin.

Bugün hükümete ve TGB ‘ye muhalif yazılarından ötürü o gazeteden bu gazeteye kovulan ve sesini duyuracak platform(yer) bulamayan birçok gazeteci, yazar ve aydınımız var, bunlardan bir tanesi sizlerin de tanıdığı Cem Yağcıoğlu’dur. Aydınlıkçıların ve TGB’nin hedefindeki isimdir. Kendi çabalarıyla mücadelesini tek başına yürütmeye, yazılarını korkmadan yazmaya devam etmektedir. Görüp görebileceğiniz en milliyetçi, en Atatürkçü, en adam gibi adamdır. Merak buyurup da okumak isteyen olursa baksın bakalım kim daha Atatürkçüymüş, TGB’mi yok sa Cem Yağcıoğlu mu? Bunları gerçek muhalefet, gerçek Atatürkçülük nasıl yapılırmış görün, her Atatürkçü’yüm diyenin ardına düşmeyin diye yazıyorum… Yağ çekmek için değil…

Bugün Türkiye’de irili ufaklı birçok sitede, internet gazetesinde, hükümet karşıtı yazılar yazan, görünürde Atatürkçü olan ama gerçekte iş uygulamaya gelince üçyüz altmış derece dönen yazar, köşe yazarları ve yorumcular göreceksiniz. Yazılarına bakıp ‘’işte budur’’ dediğiniz, adam zannettiğiniz ama aslında hiç de göründükleri gibi düşüncelerinin uygulayıcısı olmayan birtakım sözde Atatürkçü yazarlar… 

Soruyorlar haklı olarak okurlar, ”madem TGB sizin dediğiniz gibi idiyse neden bu Kemalist ideolojiye sahip kişiler TGB’nin yanındalar ve bunların farkında değiller mi” diye… Bunun sebeplerini ben bilemem, okumuş, kariyer sahibi olmak bir insanın cahil olmayacağı anlamına gelmez. Ya da çıkar-menfaat gözetmeyeceği, satın alınamayacağı anlamına… Veya bunamış… (Kaynak:Lider Max Bilgi Paylaşım Platformu Sitesinden Alıntıdır.)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.