Türk Eğitim Sen Kıyafet Fetişizmine Taraf mı?
Kamu çalışanlarının kılık kıyafeti ile ilgili tartışmaların, başlatılan sivil itaatsizlikle geride kaldığının düşünüldüğü bu günlerde, bazı sendikaların ilginç tutumları sendikaların kıyafet serbestîsi konusundaki samimiyetini yeniden gündeme getirdi.

Türk-Eğitim-Sen Afyon Şubesi’nin bir okula yazdığı yazı, özgürlükleri savunduğunu söyleyen sendikaların samimiyetsizliğini gözler önüne serdi.

TES Özgürlükler Konusunda Samimi Değil mi?

2013 yılında Eğitim-Bir-Sen tarafından başlatılan kılık kıyafet konusundaki sivil itaatsizlik eyleminin ardından Türk Eğitim-Sen de kılık kıyafet serbestliğinden yana olduğunu belirtmişti. Türk Eğitim-Sen’in serbest kıyafetle işe gidilmesine yönelik karar aldığı günlerde sendikadan yükselen aykırı sesler Türk Eğitim-Sen’in özgürlükleri içselleştirmediği yorumlarına neden olmuştu.

2013 yılında başlayan kıyafet eylemi ile ilgili olarak Osmaniye ve Gaziantep’teki sendika yöneticilerinin kıyafet serbestliğine karşı söylemlerine bir yenisi daha eklendi. Türk Eğitim-Sen Merkez Yürütme Kurulunun 2013 yılında aldığı kararın ardından kendi üyelerinin de kılık kıyafet yönetmeliğine uymayacakları yönünde bir beklenti oluşurken Türk Eğitim-Sen Afyon Şube Başkanı tuhaf bir girişimde bulundu.

Kamu çalışanlarının kılık kıyafet yönetmeliği konusunda Türk Eğitim-Sen’in samimi olmadığı yönündeki eleştirileri doğrular nitelikteki uygulama Afyon’da yaşandı. Afyon İbrahim Evren Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğü’ne Türk Eğitim-Sen Afyonkarahisar Şube Başkanı Nizamettin Şenol imzasıyla giden yazıda, okulda kılık kıyafet yönetmeliğine uygun davranmayan müdür yardımcıları hakkında ne tür işlemler yapıldığı soruldu.

Türk Eğitim-Sen Afyonkarahisar Şube Başkanı Nizamettin Şenol’un, Şube Teşkilat Sekreteri Mesut Okumuş adına da kendisinin imza attığı görülen yazıda “Okulunuzdaki bazı müdür yardımcılarının kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin kılık ve kıyafetine dair yönetmeliğe uymadığı görülmüştür. Kılık kıyafet yönetmeliğine uymayan müdür yardımcıları hakkında şimdiye kadar hangi yasal işlemin yapıldığının tarafımıza bildirilmesini arz ederiz.” ifadelerini kullandı.


Genel Merkezin Tavrı  Nasıl Acaba ?

Türk Eğitim-Sen’in yönetim kurulu kararı ortadayken Afyon şube başkanının, baskıcı sistemin jandarmalığına soyunması Genel Merkez Yöneticileri tarafından izah edilmesi beklenirken Nizamettin Şenol’un bu tavrı ise “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?” yorumlarına neden oldu.

Sendika Olduğunu İddi Eden Bu Yapı'nın  Genel başkanı Sayın İsmail KONUCUK'un İmza Koyduğu Alttaki Belge TES'in Genel Tavrını Çeçeve Olarak Net İfade Etmesi Gerekirken...

 “Eğitim-Bir-Sen’in sivil kıyafet eylemi Eğitim-Sen’in esaretidir.” demiş konuyu dini argümanlar üzerinden ele almıştı. Sonrasında başörtüsü serbest bırakılınca hemen ertesi gün eylem kararı alarak Eğitim-Bir-Sen’i, ‘Senin gerçek amacın başörtüsüydü amacına ulaştın, şimdi erkekler için de eyleme devam ette görelim bakalım.’ dercesine hareket etmişti. Sivil kıyafet eylemini biraz da sulandırarak eşofmanla basının karşısına çıkmış, ironik bir tavırla toplumun dinî referanslarla yönetilmeye başlandığını ve her türlü dinî simgelerin kullanılmasını eğitim açısından çok tehlikeli gördüğünü açıklamış, Eğitim-Bir-Sen’in temel bir insan hakkı olarak gördüğü serbest kıyafet konusuna tepkisini, “Kamusal alanda dinsel görüntünün ve simgelerin kullanılmasına tepki göstermek için eylem yapıyoruz”şeklinde açıklamıştı. Eğitim-Bir-sen’in talebine bırakın destek vermeyi karşı bir eylemle tavrını ortaya koymuştu. Başörtüsü çözülünce tam zıddıyla tavrını değiştirmiş esas rezervinin başörtüsüne olduğunu açıkça ortaya koymuştu. Serbest kıyafet olabilirdi ama başörtüsü bunun içinde yer alamazdı. Çünkü laik eğitimin tertibi düzeni bozulurdu. Fakat eşofmanla, şortla derse gidiyoruz açıklaması bunların hiç birine zeval vermezdi. Bu bizce konuyu provokatif bir mecraya çekmek anlamına geliyor. 
(Açıklamayı izlemek için tıklayınız http://www.egitimsen.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=18101.VSReNfmsVj9 )

Türk Eğitim-Sen: İlk başlarda devletin otoritesi sarsılır mı acaba? Kravatsız öğretmen mi olur, şeklinde düşünürken özellikle başörtülü üyelerinin başlarını örterek derse girebilmek için bu konuda kararı olan sendikalara üye olduğunu görünce geriye yönelik eylem kararı aldıkları görülüyor. Özellikle Eğitim-Bir-Sen’den sonra karar almış olmamak için böyle yaptıkları düşünülebilir.(http://www.memursen.org.tr/haber/gundogdu-gundeme-iliskin-degerlendirmelerde-bulundu) (EK-3)



Alanda ise kadın üyelerin kaymasını bu şekilde engelledikten sonra erkekler resmiyete uymaya özen gösteriyorlar. Hatta bazı illerde (Osmaniye, Gaziantep, Afyon) şube başkanları serbest kıyafetle giden diğer sendika üyeleri için valiliklere yazı yazarak yasal işlem yapılmasını talep ediyorlar.

http://www.gazetekamu.com/turk-egitim-sen-ne-kadar-ozgur.html ) (EK-4)



Vatandaş Diyor Ki;

Türk Eğitim Sen Acaba, Deve midir, Kuş mudur, Postacı mıdır, Postalcı mıdır, Son Darbe'nin Tesirinden Kurtulamamış Akut Stockholm Senromu Geçirmeye Devam Eden Fetişistmidir, Yoksa Bir Sendika mıdır?
Türk Eğitim Sen Copların Askerlerine Halen Hizmet mi etmektedir, Ne Yaptığının Farkındamıdır yorumları sıksık yapılıyor.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner38