ASELSAN'da Bir Şüpheli Ölüm Daha!
ASELSAN’da çok tartışılan şüpheli ölüm ve intiharlara bir yenisi daha eklendi. 32 yaşındaki ASELSAN elektronik yüksek mühendisi Kerem Parıldar, bir binanın 14. katından kendisini atarak hayatına son verdi. Böylelikle ASELSAN’da son 11 yılda 8. ölüm olayı meydana geldi.


ASELSAN'da, ‘'Yerli Savunma Sistemleri'' üzerinde çalışan Parıldar'ın oturduğu Koru Mahallesi ile, hayatına son verdiği 15 kilometre uzaklıktaki, 100. yıl semtindeki bina arasında bir bağlantı bulunamadı!!!


Önceki gün meydana gelen olayda Parıldar, 100 Yıl Mahallesi İşçi Blokları 1427'inci caddede bulunan bir binaya çıkarak kendisini 14. kattan aşağı attı. Parıldar'ın neden burayı seçtiği ve intihardaki şüpheli durumlar inceleniyor. ASELSAN'da daha önce de 7 mühendis, kuşkulu biçimde hayata veda etmişti.

Bayburt Eğitim Kültür Hizmet Vakfı başkanı Dr. Nusret Parıldar'ın da yeğeni ve bekar olan ASELSAN mühendislerinden Kerem Parıldar, Ankara Gölbaşı Merkez Camisinde kılınan öğle namazının ardından toprağa verildi.
DİKKAT ÇEKEN SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI
8'inci şüpheli intihardan sonra ASELSAN mühendislerinin yer aldığı sosyal medya grubunda yapılan bir paylaşım da dikkat çekti. Bir mühendis Parıldar'ın ölümü sonrası grupta şu yorumu yaptı:
“Bugün her yerde bir miktar baskı veya konjonktürün vermiş olduğu rahatsızlık var kesin. Bizim cenahta ise tüm bunlara ek olarak yapılan işte hata götürmezlik, takvim mecburiyeti, ağır görev ve sorumluluk yükü de binince, gerek AR-GE tarafı gerekse program kanadından çok zor dönemler oluyor maalesef. Duygu, istek, arzu… Bu tür insani meziyetleri bırakalı çok oldu”
MK-ULTRA VAKALARI YENİLENECEK GÖZÜNÜZ KULAĞINIZ ASELSAN'DA OLSUN
ASELSAN'da 2006 yılından bu yana, F-16 savaş uçakları, milli tank, insansız hava araçları (İHA), uzun namlulu yeni nesil silahlar gibi önemli projelerde çalışan 7 mühendis kuşkulu biçimde hayatını kaybetti. Şüpheli ölümleri bugüne kadar 8 Cumhuriyet Savcısı soruşturdu. 15 Temmuz'dan sonraki bu olaylarda FETÖ parmağı olduğu da iddia edildi. Sır perdesi ise aralanamadı.

İşte O Şüpheli Ölümler:(BİZ CİNAYETLER DİYORUZ...)

ASELSAN'da 2006 yılından bu yana, F-16 savaş uçakları, milli tank, insansız hava araçları (İHA), uzun namlulu yeni nesil silahlar gibi önemli projelerde çalışan 7 mühendis kuşkulu biçimde hayatını kaybetti. Şüpheli ölümleri bugüne kadar 8 Cumhuriyet Savcısı soruşturdu. 15 Temmuz'dan sonraki bu olaylarda FETÖ parmağı olduğu da iddia edildi. Sır perdesi ise aralanamadı. İşte o ölümler:
-Hüseyin Başbilen: 31 yaşındayken, 4 Ağustos 2006'da özel aracında boğazı ve bileği kesilmiş halde bulundu. Yürüttüğü önemli projelere ilişkin sunum yapmasına bir gün kala ölü bulundu. Projelerin yer aldığı flash bellek bulunamadı.
-Ali Ünal: 30 yaşındaki mühendis 17 Ocak 2007'de kafasına isabet eden kurşunla hayatını kaybetti. F-16 savaş uçaklarının modernizasyonu, komuta kontrol ve şifreleme sistemleri üzerinde çalışıyordu.
-Evrim Yançeken: 26 ocak 2007'de oturduğu binanın 6'ıncı katından düşürek öldü. Başbilen ve Ünal gibi askeri projeler üzerinde çalışıyordu.
Burhanettin Volkan: 7 Ekim 2007'de Ankara Bando Okulları Komutanlığında nöbetçi subay odasında ölü bulundu. Vizör marka silahla intihar ettiği söylendi.
-Zafer Oluk: 10 Mayıs 2008'de askerlik görevini yaptığı birlikte elektrik çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Yazılım mühendisi idi.
-Hakan Öksüz: 25 Ocak 2012'de Eskişehir yolu üzerinde geçirdiği şüpheli bir trafik kazasında öldü. Mikro elektronik güdüm ve elektro-optik grubu projelerinde çalışıyordu.
-Erdem Uğur: 16 Ocak 2015'de Ankara'daki evinde ölü bulundu. Gazdan zehirlenerek intihar ettiği açıklandı. Hortum ağzında bulundu. Manyetik alan konusunda uzman olan Uğur, F-16 savaş uçakları, İHA, tank ve savaş silahları gibi milli projelerde görev yapıyordu.
KOMPLO TEORİSİ DEĞİL BAĞLANTILARINI AŞAĞIYA YAZDIK KAPASİTESİ MÜSAİT OLAN OKUYUNCA ANLAR...

Uzak mesafeli silâhlar, F16 ve millî tank çalışmaları yapan üç ASELSAN mühendisi Hüseyin Başbilen, Halim Ünsel Ünal ve Evrim Yançeken’in birbirine yakın tarihli ölümleri Türkiye kamuoyunda uzun tartışmaları da beraberinde getirdi. ODTÜ mezunu olan üç mühendisten Hüseyin Başbilen 7 Ağustos 2006’da hayatını kaybetti. Başbilen evden işine gitmek üzere çıktıktan sonra 3 gün boyunca kendinden haber alınamadı. Yapılan aramaların sonunca arabasında ölü bulundu. Hüseyin Başbilen 17 Ocak 2007 tarihinde ise bir diğer ASELSAN mühendisi Halim Ünal başından tek kurşunla vurularak öldürülmüş bir halde bulundu. Halim Ünal Halim Ünal’ın ölümünden dokuz gün sonra ise Evrim Yançeken Batıkent’teki evinde intihar etti. ODTÜ mezunu olan ASELSAN görevlisi Yançeken (26), Alihisar Sitesi’nin 7. katında bulunan evinde, sabah saat 06.00 sıralarında pencereden atladı. Evrim Yançeken Burhaneddin Volkan ise, 2005’te ASELSAN’da çalışmaya başladı. 2 yıl Uçak Komuta Kontrol Merkezi bölümünde çalışan Volkan, 8 mühendis arasında en başarılı ikinci isimdi. Volkan’ın 7 Ekim 2007’de görev yaptığı Bando Okullar Komutanlığı’ndaki nöbetçi subay odasında Vzör marka silahla intihar ettiği açıklandı. Ölümlerinden sonra verilen ifadelerde FETÖ ile ASELSAN mühendislerinin ölümü arasındaki iddialar, konu ile ilgili tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. ASELSAN’da Şüpheli Ölümler ASELSAN çalışanlarının şüpheli ölümleri Başbilen, Ünal ve Yançeken ile sınırlı kalmadı. Sabah Gazetesi’ni 4 Şubat 2013 tarihli haberi bir başka ASELSAN mühendisi olan Hakan Öksüz’ün, Ankara’da geçirdiği bir trafik kazası neticesinde hayatını kaybettiğini duyurdu. Hakan Öksüz’ün hayatını kaybettiği kaza Öksüz, ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden dereceyle mezun olmuştu ve de 15 yıldan beri ASELSAN bünyesinde çalışıyordu. Önemli projelerde görev alan Öksüz, ölümünden bir yıl evvel eşini ve çocuğunu Kahramanmaraş’a göndermişti. Edinilen bilgilere göre Öksüz, takip edildiğini düşünüyordu. Kahramanmaraş’ta görüştüğü ailesine zaman zaman, “Bana zarar verecekler. Siz zarar görmeyin. Psikolojik baskı altındayım.” dediği söyleniyordu. ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden dereceyle mezun olan ve yaklaşık 15 yıldan bu yana da ASELSAN’da önemli projelerde görev alan Öksüz’ün eşi ve çocuğunu 1 yıl önce Kahramanmaraş’a göndermesi, kazanın suikast olabileceği yönündeki şüpheleri artırdı. Ailesi ve yakın çevresinden alınan bilgilere göre, mühendis Öksüz, takip edildiğini düşünüyordu. Zaman zaman geldiği memleketinde ailesine, “Bana zarar verecekler. Siz zarar görmeyin. Psikolojik baskı altındayım.” diyordu. Hakan Öksüz ve oğlu ASELSAN’daki Ölümlerde FETÖ İddiası ASELSAN’daki şüpheli ölümlere dair bir yazı kaleme alan Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat eski Daire Başkanı Bülent Orakoğlu’na göre, “ ‘Bağımsız Türkiye Konseptinde’ stratejik öneme sahip, yerli savunma sistemlerimizin dışa bağımlılıktan kurtarılması ve millileştirilmesi adına ”Türk Savunma Sanayii’nin ‘ son yıllarda yaptığı büyük atılımla, birçok alanda başarılı projeleri hayata geçirmeye devam etmesi, küresel emperyalist güçleri ve Türkiye’deki uzantılarını (FETÖ) rahatsız etmişti. Zira savunma sanayiinde yürütülen proje sayısının 260’a ulaşması, yüklenilen projelerin büyüklüğünün 24 milyar dolar civarında bulunması Türkiye’nin caydırıcı gücünü kat be kat arttırmasının açık işaretleriydi. Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat eski Daire Başkanı Bülent Orakoğlu Savunma Sanayii Müsteşarlığı, Aselsan, Havelsan, Tusaş, TÜBİTAK gibi kurumlarda, yerli savunma sanayii üretiminde ”Milli Tank, Gemi, Uçak, Helikopter İHA ve Uzun Menzilli Füze Savunma Sistemleri” projelerinde çalışan stratejik ve kozmik bilgilere sahip mühendis ve uzman personelin ve üst düzey yöneticilerin 2008- 2010 yılında FETÖ tarafından illegal olarak dinlemeye alınmaları, Aselsan mühendislerinin genelde intihar süsü verilmiş tuhaf ve şüpheli ölümlerini yeniden gündeme taşımıştı. ASELSAN ve Tevhid Selâm Kumpası ASELSAN mühendislerinin şüpheli ölümlerindeki bir başka soru işareti de, bu ölümlerin Tevhid Selâm kumpası dosyasına eklenmesi oldu. 2016 yılında Tevhid-i Selam kumpası üzerinde savcılar yeni bir soruşturma başlatmışlardı. ASELSAN cinayetleri de bu kapsamda ele alınmak istenmişti. “Selâm-Tevhid” dosyası diye bilinen dosyada herhangi bir şiddet eylemi tespit edilememsi üzerine ASELSAN cinayetleri Selâm-Tevhid dosyasına dahil edilmeye çalışıldı ve böylece birtakım isimler ASELSAN ölümleri ile sorumlu tutulmak istendi. Konu ile ilgili olarak Bülent Orakoğlu, aynı yazısında, “ASELSAN cinayetlerinin Anayasayı Koruma savcılarınca Tevhid-Selam dosyasına eklenmesi ile ciddi bir soruşturma yapılması halinde iki derin yapının sonunu getirebilecek önemli gelişmelere neden olabilir.” İfadesine yer verdi. Ayrıca Akşam Gazetesi’nin haberine göre mühendislerin şüpheli ölümüne dair özel ekibin yaptığı araştırmada, geçmiş yıllarda söz konusu olayların Ergenekon soruşturmalarına dahil edilmeye çalışıldığı kaydedildi. Dönemin FETÖ savcılarından Fikret Seçen’in, ölümleri Ergenekon’a bağlayarak FETÖ yapılanmasını gizlemeye çalıştığı belirtildi. Savcı Fikret Seçen FETÖ yapılanmasına mensup hakim ve savcıların, örgüt çıkarları adına ASELSAN ölümlerine dair soruşturmaların derinleştirilmediği iddia edildi. ASELSAN çalışanlarının ölümleri ile FETÖ arasında bir bağlantı olduğuna dair farklı iddialar da hayatını kaybeden mühendislerin ailelerinden geldi. Mühendis Burhaneddin Volkan’ın babası Mahmut Volkan, şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden oğlunun ölümüyle FETÖ’nün bağlantılı olabileceğini açıkladı. Mahmut Volkan şunları söyledi: “Oğlum lise ve üniversite yıllarını onların yanında geçirdi, yurtlarında kaldı. Üniversiteden sonra iş hayatına başladı. Ancak örgüt oğlumun peşini bırakmadı. Onlardan kurtulmaya çalışıyorduk. Buna müsaade etmediler. Sürekli toplantı yaparak oğlumun beynini yıkmaya çalıştılar. Onların yanından her geldiğinde oğlumun elinde Fethullah Gülen’in kitapları oluyordu. Okuması için oğlumu zorluyorlardı. Geçen süre zarfında oğlum bu örgütle tartışma yaşadı. Bütün bağlarını kopardı. Bunun ardından bir ay geçmeden oğlumun ölüm haberini aldım. Bu kadar tesadüfün bir araya gelmesi mantıklı gelmiyor. Bu işin içinde FETÖ’nün olduğunu düşünüyoruz. Oğlum FETÖ kurbanı olabilir.” Ayrıca 7 Ağustos 2006’da boğazı ve bileği kesilmiş olarak aracının içinde bulunan mühendis Hüseyin Başbilen’in babası Vehbi Başbilen de FETÖ’yü suçlamıştı,hatırlayın yada susun...



 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.