12 Eylül Utancı'nın 33. Yılı..



Türkiye, tam 33 yıl önce tarihine bir utanç vesikası olarak geçecek karanlık bir sabaha uyandı.






Takvimler 12 Eylül 1980’i gösterirken duyulan tank gürültüleri, izleri bugün bile silinmeyen bir insanlık suçunun gelişini haber veriyordu. Türkiye, 27 Mayıs 1960 Darbesi ve 12 Mart 1971 Muhtırası’ndan sonra bir kez daha, “Asmayıp da besleyelim mi” diyen ruhsuz bir anlayışın yönetimine girdi.  

FERHAT TÜYSÜZ VE ERDAL EREN 17 YAŞINDA ASILDI

İhtilal mahkemelerinde yapılan sözde yargılamalarda, 517 kişiye idam cezası verildi, bu cezalardan 50’si infaz edildi. 17 yaşındaki Erdal Eren’in idam kararı Yargıtay tarafından iki kere iptal edilmiş olmasına karşın, Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanarak 13 Aralık 1980’de infaz edildi. 

ABD BÜYÜKELÇİSİ’NİN KRİPTOSU "YOUR BOY'S HAVE DONE İT"

Dönemin ABD Büyükelçisi’nin ülkesine gönderdiği kriptoya, “Bizim çocuklar işi bitirdi” diye geçen 12 Eylül Askeri Darbesi’nin cunta yönetimi, daha da ileri giderek “Burunlarının kanaması halinde cezaevindeki herkesin öldürülmesi” talimatını verdi. Darbenin başındaki komutan Kenan Evren, yıllar sonra katıldığı bir televizyon programında, bu emri doğruladı.

DAYANAK İÇ HİZMET KANUNU’YDU

Dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren’in başını çektiği beş generalden oluşan cunta yönetiminin, geçen Temmuz ayında kaldırılan TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35. Maddesinde yer alan ‘Cumhuriyeti kollama ve koruma görevini’ dayanak göstererek gerçekleştirdiği darbe, yıllar sonra da olsa şimdi yargıya hesap veriyor. Darbenin hayattaki komutanları Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya, geçen yıl açılan davanın sanıkları olarak ‘ağırlaştırılmış müebbet’ talebiyle yargılanıyorlar. 

PARTİ LiDERLERİ SÜRGÜN EDİLDİ

Darbenin sabahı saat 05.30’da Süleyman Demirel, Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan’a, Genelkurmay Başkanı Kenan Evren tarafından, “TSK’nın yönetime el koyduğu, hükümetin feshedildiği, parlamento üyeliklerinin sona erdiğini” bildiren birer tebliğ gönderildi. Aynı sabah Ecevit ve Demirel eşleriyle birlikte aynı uçakla Hamzakoy’a, Necmettin Erbakan ise Uzunada’ya götürüldüler. Evinde bulunamayan Alparslan Türkeş ise 14 Eylül’de teslim oldu ve Uzunada’ya gönderildi.

GAZETECİ ABDİ İPEKÇİ ÖLDÜRÜLDÜ

Türkiye’yi 12 Eylül darbesine götüren süreçte, 1970’li yıllarda başlayan ve giderek tırmanan sağ-sol çatışmaları dikkat cekiyordu. Sıkıyönetim uygulamasına rağmen bu çatışmaların durulmaması ve giderek alevlenmesi, askerin darbeye zemin hazırlamak için bilerek seyirci kaldığı gerçeğini su yüzüne çıkardı. Sadece sağ ve sol grupların çatışmaları değil, art arda yaşanan suikastler de darbenin gelişini hızlandırdı. Şubat 1979 Milliyet Gazetesi Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi öldürüldü. Darbeye kadar geçen sürede, Prof. Cavit Orhan Tütengil, Ümit Kaftancıoğlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Gün Sazak, Maden-İş Sandikası genel Başkanı Kemal Türkler uğradıkları saldırılarda can verdiler. 

İLK İŞARET UYARI MEKTUBU

İstikrarsızlıkların yaşandığı bir dönemde gerginleşen ortam cuntacıların işini kolaylaştırdı. Demirel’in Başbakanlığı’nda kurulan azınlık hükümeti döneminde de gerilim tırmandı. Darbenin ilk işareti olan TSK’nın ‘uyarı mektubu’, 
27 Aralık 1979’da Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’e verildi. Genelkurmay Başkanı Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komutanı Bülend Ulusu, Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya ile Jandarma 
Genel Komutanı Sedat Celasun’un imzasını taşıyan mektupta, ülkedeki iç karışıklıklardan duyulan rahatsızlık dile getiriliyordu.

YARGILAMANIN ÖNÜ AÇILDI

Halen yürürlükte olan 1982 Anayasası, 7 Kasım 1982’de yapılan tartışmalı bir halk oylamasıyla kabul edildi. Beyaz zarflara konarak atılan oy pusulalarında mavi rengin fark edileceğinden endişe eden çok sayıda yurttaşın, bu çekince ile Anayasa’ya “Evet” dediği yıllarca konuşuldu. Aynı halk oylamasıyla Evren Cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa’daki geçici 15. Madde ise cuntacıların yargılanmalarını engelledi. 2010’daki Anayasa değişikliğiyle bu madde kaldırıldı; Evren ve Şahinkaya hakkında dava açıldı. 

RAKAMLARLA UTANÇ

İşte Darbe'nin Türkiye'ye Zarar Bilançosu:

 

  • TBMM kapatıldı, anayasa ortadan kaldırıldı, siyasi partilerin kapısına kilit vuruldu ve mallarına el konuldu.

  • 650 bin kişi gözaltına alındı.

  • 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.

 

  • Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.

  • 71 bin kişi TCK’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.

  • 98 bin 404 kişi “örgüt üyesi olmak” suçundan yargılandı.  

  • 7 bin kişi için idam cezası istendi.

  • 517 kişiye idam cezası verildi.

  • Haklarında idam cezası verilenlerden 50’si asıldı.

  • İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis’e gönderildi.

 

  • 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.

  • 171 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelendi.

  • Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.

  • 14 kişi açlık grevinde öldü.

  • 16 kişi “kaçarken” vuruldu.

  • 95 kişi “çatışmada” öldü.

  • 73 kişiye “doğal ölüm raporu” verildi.

  • 43 kişinin “intihar ettiği” bildirildi.

 

  • 388 bin kişiye pasaport verilmedi.

  • 30 bin kişi “sakıncalı” olduğu için işten atıldı.

  • 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.

  • 30 bin kişi “siyasi mülteci” olarak yurtdışına gitti.

 

  • 937 film “sakıncalı” bulunduğu için yasaklandı.

  • 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.

  • 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.

 

  • 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.

  • Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

  • 31 gazeteci cezaevine girdi.

  • 300 gazeteci saldırıya uğradı.

  • 3 gazeteci silahla öldürüldü.

  • Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.

  • 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.

  • 39 ton gazete ve dergi imha edildi.


(1980 - 1990 arası)
1980 15,7 milyar dolar
1981 16,6 milyar dolar
1982 17,8 milyar dolar
1983 18,8 milyar dolar
1984 20,8 milyar dolar
1985 25,6 milyar dolar
1986 32,2 milyar dolar
1987 40,3 milyar dolar
1988 40,7 milyar dolar
1989 41,7 milyar dolar
1990 49,0 milyar dolar
1991 50,4 milyar dolar
(Kaynak: Hazine - Merkez Bankası )



19 Mart 1984 Bilecik, Bitlis, Burdur, Çanakkale, Çankırı, Gümüşhane, Isparta, Kastamonu, Kırklareli, Kırşehir, Kütahya, İzmir, Sinop 
19 Temmuz 1984 Afyon, Amasya, Aydın, Balıkesir, Bolu, Çorum, Muğla, Nevşehir, Niğde, Rize, Sakarya, Tekirdağ, Yozgat 
19 Kasım 1984 Denizli, Giresun, Kayseri, Konya, Manisa, Uşak 
18 Mart 1985 Antalya, Bursa, Eskişehir, Hakkari, İçel, Kocaeli, Malatya, Kahramanmaraş, Samsun, Sivas, Tokat, Zonguldak 
19 Temmuz 1985 Ankara, Artvin, Edirne, Erzincan, İzmir, Ordu 
19 Eylül 1985 Trabzon 
19 Kasım 1985 Adana, Adıyaman, Ağrı, Erzurum, Gaziantep, Hatay, İstanbul, Kars 
19 Mart 1986 Bingöl, Elazığ, Tunceli, Şanlıurfa 
19 Mart 1987 Van 

İşte Darbecilerin Kar Bilançosu

NEJAT TÜMER
- Gelinine ait, İstanbul- Etiler'de bir bankada 543.049, 126.401, 81.522 lira para.

NURETTİN ERSİN
- Oğlu Oktay Ersin üzerine, Ankara – Çankaya'da kargir apartman, Bodrum Gökçebel'de 29 blok, 169 bağımsız bölümden oluşan binalar ile Bodrum Karakaya'da avlulu kargir ev.
- Kızı Yıldız Ülgenalp'in üzerine Ankara Çankaya'da 2 kargir apartman, Bodrum Gökçebel'de bahçeli 29 blok 169 bağımsız bölümden oluşan binalar.
- Gelini Gülten Jülide Ersin'in Ankara- Yenimahalle –Çayyolu'nda 14 bloktan oluşan kargir apartman.
- Eski gelinleri üzerinde, İstanbul- Beşiktaş- Bebek'te 4 katlı 13 meskenli, bahçeli, kargir apartman, İstanbul- Beyoğlu'nda 6 katlı, 9 daireli kargir apartman.
- Eski gelinine ait, İstanbul- Etiler'de bir bankada 300.000, 165.000, 140.024 ve 156.000 lira para.

KENAN EVREN
- Damadı Maksut Süleyman Göksu'ya ait, Ankara Çankaya'da 3 adet A.B.C. nolu betonarme kargir bina ve müşterekleri.
- Damadı Maksut Süleyman Göksu'ya ait, Erzurum Aziziye'de 1 adet, Ankara Gölbaşı İncek'te imarlı 4 adet, Hatay Belen Karapelit'te 10 adet, İskenderun'da 7 adet, Marmaris Turunç'ta 1 arsa.
- Damadı Erkan Gürvit'e ait, İstanbul Sarıyer'de 41 bloklu kargir apartman ve arsa ile İstanbul Şişli'de 1 rezidans. 

TAHSİN ŞAHİNKAYA
- Oğlu Serdar Şahinkaya'nın üzerine İstanbul Kadıköy'de daire
- Damadı Mustafa Cemil Kartal'a ait Kocaeli Gebze'de kereste fabrikası olan tarla, Yalova- Çiftlikköy'de 90 adet betonarme dubleks blok bina ile üç adet betonarme tek katlı işyeri, kafeterya ve 1 arsa. 

SEDAT CELASUN

- Eski gelini Füsun Celasun'a ait, Ankara- Çankaya'da 224 daireli, 5 katlı, 28 bloktan oluşan kargir apartman.













 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.