100 Günlük Sessizlikten Utanıyoruz...
Türkiye genelinde gerçekleştirilen yürüyüş, eylem ve gösterilerde, Mısır'da 100. gününe giren darbe protesto edildi.
Ongun Medya Ve Düşünce Ensitüsü Olarak 21. Yüzyılda Bir Darbe'nin 100 gündür hala  ayakta kalmasından İnsanlık ve Ümmet adına Utanıyoruz...


İSTANBUL

Fatih Camisi'nde bir araya gelen çeşitli sivil toplum kuruluşu üyeleri, darbeyi protesto etmek için Saraçhane Parkı'na yürüdü.

Mısır, Filistin, Suriye bayrakları ve Mısır'ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin fotoğrafları ile katliam resimleri taşıyan gruptakiler sık sık tekbir getirerek, darbe karşıtı slogan attı. Bazılarının üzerinde Rabia işareti olan tişört giydiği gruptakiler, cuma namazının ardından bu işareti yaparak Fevzipaşa Caddesi'ne doğru yürüdü.

11bb4882f5842feeeea620aaa8a86e66.jpg.thumb_700.jpg

6b9b8c636fa8ca9bc8f6410947e689e7.jpg.thumb_700.jpg

31f4a9ac8969302e8dbe326b36679c0f.jpg.thumb_700.jpg

DİYARBAKIR

Ulucami önünde cuma namazının ardından bir araya gelen Mısırla Dayanışma İnsiyatifine üye 57 sivil toplum örgütü temsilcisi ve vatandaşlar tekbir getirerek Sisi, Mısır hükümeti ve darbeye destek veren ülkeler aleyhine sloganlar eşliğinde Dağkapı Meydanı'na kadar yürüdü.

Grup adına konuşan Ferzende Lale, "Dünya Müslümanlarına ve azıcık da olsa vicdan sahibi olan dünya insanlarına bir çağrıda bulunuyoruz. Bu katliama karşı çıkmak, dur demek azıcık da olsa vicdan sahibi olan, "Ben de insanım" diyen herkesin görevidir. Mısır meydanlarında toplanıp özgürlük mücadelesini verenleri desteklemek şehitlerimize karşı bir vefa borcudur" ifadesini kullandı.

ffe7a9257a4f0177c43bb8f9929f7e2a.jpg.thumb_700.jpg

b2438338df6b8945c6b8491a48ec2444.jpg.thumb_700.jpg

b13e133450f9bc36643e738e018fa29d.jpg.thumb_700.jpg

ANKARA

Mısır'daki darbenin 100. günü nedeniyle Kocatepe Camii'nde darbede hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kılındı, dua edildi.  Platform adına konuşan İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı'ndan (İLKAV) Emrullah Ayan, "Zulme uğrayan Müslüman kardeşlerimizi asla yalnız bırakmayacağız. Allah’ı razı etmeyi hedefleyen Mısırlı Müslümanlar gibi biz de dün ve bugün meydanlarda olduk, yarın da meydanlarda olacağız. Allah yolunda hakkıyla cihad ve hak ölçüleri esas alan direnişler sonucunda zalimler Müslümanların kanlarında boğulurken, zafer Müslümanların olacak" şeklinde konuştu.

b3827eec3450a96f7bc41cebc1a8db45.jpg.thumb_700.jpg

481af9087d9cc317a4264041c7f8661b.jpg.thumb_700.jpg

KONYA 

Platformu öncülüğünde, Türkiye İmam Hatipliler Vakfının (TİMAV) organizasyonuyla Konya'da sabah namazında Kunut Duası okundu.

Sabah namazında tarihi Kapu Camisi'nde toplanan cemaat, Mısır'daki darbe mağdurları için gözyaşı döktü, dua etti.

TİMAV Başkanı Abdullah Ecevit Öksüz, yaptığı açıklamada, Mısır'da yaşananların unutturulmaması gerektiğini bildirerek, Mısır ve Suriye'de Müslümanların zulüm gördüğünü bildirdi. Namaz sonrası, Konya Büyükşehir Belediyesince vatandaşlara süt ve simit ikramı yapıldı.

ŞANLIURFA

Cuma namazı sonrası Balıklıgöl yerleşkesinde bir araya gelen Memur-Sen, Anadolu Gençlik Derneği (AGD), Deniz Feneri Derneği ve RUHA-Der gibi sivil toplum kuruluşu üyelerinin bulunduğu grup, Ahmet Bahçıvan İş Merkezi'ne kadar yürüdü.

Ellerinde Mısır'daki olaylarda çekilmiş fotoğraf ve döviz taşıyan kalabalık, darbe karşıtı slogan attı.  AGD Şube Başkanı Fevzi Çelik, "Darbeye sessiz kalanları insanlığın katlinin iştirakçisi olarak kabul ediyoruz. Darbecileri, cunta yönetimini destekleyenleri, insan onurunun kadim düşmanları olarak ilan ediyoruz. Mısır halkının iradesinin, Mısır'ın demokratik yollarla seçilmiş sivil idaresinin yanında olmayı da insan olmanın gereği olarak görüyürüz" diye konuştu.

f8976d7778c70a12a6ab8d82a3a1e706.jpg.thumb_700.jpg

33814acc0b112f9c4a7d49a407321729.jpg.thumb_700.jpg

ZONGULDAK

Ereğli'de Ümmet İçin Dayanışma Platformu üyesi bir grup, Mısır'daki askeri darbenin 100. günü dolayısıyla düzenlediği eylemle katliamları protesto etti.

Devrim Bulvarı'nda toplanan platform üyeleri, Mısır'da ordunun yönetime el koymasının ardından geçen 100 günlük sürede yaşanan katliamlara taşıdıkları döviz ve sloganlarla tepki gösterdi.

Platformun sözcüsü Ali Kabaş, yaptığı açıklamada, "3 Temmuz’dan bu yana tanklar, zırhlı araçlar ve ağır silahlar kullanılarak gerçekleştirilen katliamlarda, aralarında gençlerin, çocukların ve hamile kadınların da yer aldığı binlerce sivil öldürüldü. Zorba kurşunlarıyla ölenlerin ve yaralananların sayısı tam olarak bilinmiyor ve her geçen gün daha da artıyor" dedi.

cf515ed8de74d0367093fad078d5b947.jpg.thumb_700.jpg

701a79c08de6191e12493b4498fa35aa.jpg.thumb_700.jpg

KAYSERİ

Mısır'da darbe karşıtlarına yönelik katliamlarda hayatını kaybedenler için Kayseri'de gıyabi cenaze namazı kılındı.

Kayseri Gönüllü Kültür Teşekküllerinin öncülüğündeki vatandaşlar, cuma namazı için tarihi Hunat Camii'nde bir araya geldi. Namazın ardından çok sayıda vatandaş, Mısır'da katliamda öldürülen binlerce kişi için gıyabi cenaze namazı kıldı. Çocukların da saf tuttuğu namazın ardından katliamda hayatını kaybedenlerle, zulmün bir an önce bitmesi için dua edildi.

Dua sırasında bazı vatandaşların gözyaşlarını tutamadığı gözlendi.

MALATYA 

Malatya'da faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, Mısır'daki darbenin 100. günü dolayısıyla, Malatya Gazeteciler Cemiyetinde ortak basın toplantısı düzenledi.

Katılımcılar adına konuşan Malatya Meşale Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği Bilgi ve İletişim Komisyonu Başkanı Necip Cengil, kime yapılırsa yapılsın haksızlıklara, darbelere, zulümlere karşı olduklarını ifade ederek, "Darbeye karşı direnen Mısır halkının sabrını, kararlılığını paylaşıyoruz. Darbelere karşı olduğumuzu açıklıyor, kardeşlik havasının sınır tanımadığını, tanımayacağını, insanlığın insanca duruşuna saygımızı ve desteğimizi ifade ediyoruz. Dünya darbeye darbe diyemeyen iki yüzlü sistemlerle tanıştı" diye konuştu.

TUNCELİ

Genç Memur-Sen üyeleri, düzenlenen eylemle darbeyi protesto etti.

Grup adına açıklama yapan Memur-Sen Tunceli İl Temsilcisi Mehmet Erbay, Mısır halkına yaşatılanları, bütün insanlığa karşı tehdit olarak gördüklerini belirtti. Erbay, "3 Temmuz darbesine sessiz kalanları, insanlığın katlinin iştirakçileri olarak görüyoruz. Darbecileri, cunta yönetimini destekleyenleri, insan onurunun kadim düşmanları olarak ilan ediyoruz. Mısır halkının iradesinin, Mısır'ın demokratik yollarla seçilmiş sivil iradesinin yanında olmayı, insan olmanın gereği olarak görüyoruz. Vicdanı olan, insan olan herkesi darbeye, darbecilere, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, insan hayatına kasteden her türlü eyleme karşı çıkmaya,Mısır halkının direnişine, insanlığın dirilişine katkı sunmaya davet ediyoruz" şeklinde konuştu.

58bf02d3c771ff47fc1107d408dfef90.jpg.thumb_700.jpg

MARDİN

Rabia Platformu öncülüğünde Midyat'taki Cevatpaşa Camisi'nde cuma namazının ardından bir araya gelen vatandaşlar, Mısırdaki katliamı protesto etti.

Platform sözcüsü Abdulkadir Altay, "Rabia Kuşağı olarak Mısır'da 100 gündür hüküm süren zulmün ikinci yüz gününe ulaşmasına izin vermeyeceğiz. Kim olduğuna bakmaksızın mazlumun yanında, kimden geldiğine bakmaksızın zulmün karşısında duracağız. Adaletin, hürriyetin, meşruiyetin, insan haklarının ve insan onurunun savunucusu olacağız" görüşünü paylaştı.

880c2744b24bce286035acf33280154b.jpg.thumb_700.jpg

ORDU

Genç Memur-Sen Ordu İl Temsilcisi Ebru Demir, Mısır'da yaşananları ve Mısır halkına yaşatılanları tüm insanlığa tehdit olarak gördüklerini bildirdi.

Demir, yaptığı yazılı açıklamada, darbecileri, cunta yönetimini destekleyenleri, insan onurunun kadim düşmanları olarak ilan ettiklerini belirterek, "Vicdanı olan, insan olan herkesi darbeye, darbecilere, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, insan hayatına kasteden her türlü eyleme karşı çıkmaya, Mısır halkının direnişine, insanlığın dirilişine katkı sunmaya davet ediyoruz" ifadesini kullandı.

İŞTE
 100 GÜNLÜK UTANCIN KRONOLOJİSİ

Mısır'da askeri darbenin bilançosu: 3 bin 510 kişi öldü, 20 bin 559 kişi yaralandı, 2 bin 144 kişi tutuklandı.

Mısır'da, demokratik yollarla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin görevden alındığı darbenin üzerinden 99 gün geçti. 100'üncü gününü dolduracak olan 3 Temmuz Darbesi, "Rabia işareti" ile sembolleşen "sivil direniş", 
darbe yönetiminin bu direnişe yaptığı kanlı müdahale, baskı ve tutuklamalarla dünya gündemine oturdu.

 

Mısır'ı bugün olağanüstü hal ile yönetilen, kaos ve kriz çıkmazına sokan darbe, atamasını bizzat Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin yaptığı Milli Savunma Bakanı Abdulfettah Es- Sisi tarafından gerçekleştirildi.

Askeri müdahaleyle Mursi'yi önce görevden alıp, ardından da gözaltına alan darbe yönetimi, beklenmedik bir sivil direnişle karşılaştı. İlk günden itibaren sokakların tanklarla kuşatma altına alındığı Mısır'da, Rabiatul Adeviyye ile Nahda Meydanı'nda gerçekleştirilen gösterilerin bastırılması için önce gözaltı dalgası başlatıldı, bu sonuç vermeyince da kanlı müdahalede bulunuldu.

İlk büyük müdahalenin gerçekleştiği 14 Ağustos'ta, Rabiatül Adeviyye Meydanı'ndaki göstericilere gerçek mermilerle yapılan saldırıda Mısır Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre 578 kişi öldü, 4 bin 201 kişi yaralandı. Ancak Hürriyet ve Adalet Partisi (HAP) ise ülke genelinde ölü sayısının bini, yaralı sayısının da 10 bini aştığını ifade ederken, İhvan, ölü sayısının 2 bin 600, yaralı sayısını ise 7 bin olduğunu açıkladı.

Darbenin kanlı 99 günü

O günden bu yana, kanlı müdahalenin ve tutuklamaların artarak devam ettiği Mısır'da, darbenin ve silahın gölgesinde geçen 99 günde şunlar yaşandı:

3 Temmuz:

Darbenin açıklanmasına saatler kala Cumhurbaşkanı Mursi, daha önce açıkladığı, "milli mutabakat hükümeti" önerisini yineledi. Ancak tanklar, Cumhurbaşkanlığı Sarayı, devlet televizyonu, Tahrir ve Nahda meydanları etrafından konuşlandı. Kısa bir süre sonra açıklama yapan Savunma Bakanı Sisi, Mursi’nin görevden alındığını, seçimlere kadar Anayasa Mahkemesi Başkanı Adli Mansur’un geçici cumhurbaşkanlığına getirildiğini belirterek, siyasi sürecin kademeli olarak normalleşmesini iddia ettiği "yol haritası"nı açıkladı. Ülkenin en önemli dini otoritesi olan El-Ezher Üniversitesi'nin Şeyhi Ahmed et-Tayyib, darbeyi "kötünün iyisi" olarak nitelendirdi.

Açıklanan darbenin hemen ardından İhvan yöneticileri başta olmak üzere bir çok kişiye yönelik gözaltılar başladı.

4 Temmuz:

Geçici cumhurbaşkanlığı görevine getirilen Adli Mansur'a, Suudi Arabistan kutlama mesajı gönderirken, Mursi ve İhvan liderleri hakkında, ''yabancı güçlerle işbirliği yapıp, istihbarat toplama ve firar etme'' suçlamasıyla dava açıldı. İhvan liderleri ve mensuplarına yönelik gözaltılar artarak devam etti. 

5 Temmuz:

İhvan'ın Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii, “Milyonlar, Cumhurbaşkanı Mursi görevine dönene kadar meydanlardan ayrılmayacak. Cumhurbaşkanımızdan vazgeçmeyiz. Canımız onun uğruna feda olsun” açıklamasında bulundu.

Darbe karşıtları, ordunun yönetime el koyma kararını protesto için 28 Haziran'da "meşruiyeti desteklemek" için eylemlerine başladıkları Rabiatul Adeviyye Meydanı'nda, yüzbinlerin katıldığı zaman zaman milyona ulaşan gösteriler düzenledi.

Darbenin ardından Mısır'ın Sina bölgesinde silahlı çatışmalar başladı. Olaylarda 1 asker ve 4 polis öldü. Mısır ordusu bölgede operasyon başlatırken, İsrail ablukası altındaki Gazze'nin "dünyaya açılan tek noktası" Refah Sınır Kapısı kapatıldı. Sina’daki çatışmaları ateşleyen aşiretler, Mursi’nin görevine dönmesini istedi.

6 Temmuz: 

Darbe karşıtları, Kahire'deki Cumhuriyet Muhafızları Karargahı'na doğru yürüyüş düzenledi.

İhvan liderlerine yönelik gözaltılar devam etti. İhvan'ın Rehberlik Konseyi Başkan Yardımcısı Hayrat Şatır tutuklandı.

7 Temmuz:

Ulusal Kurtuluş Cephesi lideri Muhammed el-Baradai, geçici cumhurbaşkanı yardımcılığına getirildi.

Sabah namazında göstericilere ateş açıldı

8 Temmuz:

Cumhuriyet Muhafızları Karargahı önünde Muhammed Mursi'ye destek veren halkın üzerine sabah namazında ateş açıldı, 84 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce sivil yaralandı. 

Geçici Cumhurbaşkanı Mansur, 33 maddelik geçici anayasa yayınladı. Anayasa Hazırlık Komisyonu'na anayasa taslağının hazırlanması için 9 ay süre tanırken, İhvan anayasayı kabul etmediğini duyurdu.

Sina'daki çatışmalar ivme kazandı. 

9 Temmuz:

Sabah namazı sırasında düzenlenen katliamın ardından özellikle Rabiatul Adeviyye Meydanı'nda toplananların sayısı giderek artarken, orduya destek için Tahrir Meydanı'nda bulunan göstericiler, meydanı boşaltmaya başladı. 

Eski Maliye Bakanı Hazım el-Biblavi, geçici başbakanlığa atandı.  

10 Temmuz:

Uluslararası Af Örgütü, Mısır’da ordunun yönetime el koymasının ardından meydana gelen olaylarda bazı göstericilerin, güvenlik güçlerinin "orantısız güç" kullanımı neticisinde hayatını kaybettiğini bildirdi.

11 Temmuz:

BM Genel Sekreteri Ban-ki Mun ve ABD yönetimi, İhvan liderlerinin tutuklanmasından endişe duyulduğunu bildirdi. Washington, Mısır ordusundan azami itidal göstermesini istedi. 

12 Temmuz:

Darbe karşıtı yüzbinler, gösterilere devam ederken Almanya, Mursi’nin serbest bırakılmasını istedi. Türkiye’nin birçok ilinin yanı sıra Pakistan’da da destek gösterileri düzenlendi.

Dış tepkiler

14 Temmuz:

Avrupa Birliği, Mısır'da en kısa sürede meşru yönetime geçilmesi çağrısında bulundu. Almanya, Mursi'nin serbest bırakılması talebini yineledi.

15 Temmuz:

Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, “Bizim için Mısır’ın Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’dir” dedi. 

16 Temmuz:

Ramses, Giza ve Nahda meydanlarında, "Baltacılar" adlı suç grupları, darbe karşıtı göstericilere saldırdı, çok sayıda kişi yaralandı. Polis, protestoculara müdahale ederken olayları takip eden AA Foto Muhabiri Muhammed el-Şami, gözyaşartıcı gaz kapsülünün ayağına isabet etmesi sonucu yaralandı. 

17 Temmuz:

Kahire'de temaslarda bulunan AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, Mursi'nin serbest bırakılması talebini tekrarladı.

Darbe karşıtı gösteriler, başta Kahire olmak üzere ülkenin 22 kentinde devam ederken, Biblavi başkanlığındaki geçici hükümet göreve resmen başladı.

18 Temmuz:

Kahire'de Rabiatul Adeviyye Meydanı'nda darbe karşıtı göstericilere "Baltacı"lar saldırdı.

21 Temmuz:

İhvan, ABD'nin Kahire Büyükelçisi'ne ülkeyi terk etme çağrısında bulundu.

22 Temmuz:

AB dışişleri bakanları, Mursi'nin serbest bırakılması çağrısı yaptı. 

23 Temmuz:

ABD Başkanı Obama, Mısır ordusuna F-16 savaş uçaklarının verilmesi planının ertelenmesine karar verdi.

26 Temmuz:

Cuma namazının ardından Rabiatul Adeviyye Meydanı'nda yüzbinlerce darbe karşıtı Mısırlı gösteri düzenledi.

Mısır Başsavcılığı, Mursi'nin 2011 yılında Hamas'la işbirliği yaparak, Mısır askerlerinin öldürdüğü suçlamasıyla tutuklanmasını talep etti.

27 Temmuz:

Güvenlik güçlerinin Rabiatul Adeviyye meydanındaki halka ateş açması sonucu 200 kişi hayatını kaybetti, 4 bin 500’den fazla kişi yaralandı. Katliama birçok ülkeden kınama geldi. Türk Dışişleri Bakanlığı, “Sivil gösterilere karşı takınılacak yanlış tavırlar, demokrasiye geçiş sürecine fayda sağlamayacak, tüm Mısırhalkı için öngörülemez sonuçlar doğuracaktır” açıklamasını yaptı.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Mısır’da siyasi tutuklamalara son verilmesi ve kanunlara uygun şekilde siyasi liderlerin serbest bırakılması çağrısını tekrarladı.

29 Temmuz:

BM Genel Sekreteri Ban, "Mısır’da her yeni ölümün uzun dönemde uzlaşı çabalarını daha da zorlaştıracağı" uyarısında bulunurken, AB Temsilcisi Ashton, Mısır’a ikinci ziyaretinde Mursi ile görüştü. Ashton'un, Mursi'ye gösterilerin sonlandırılması halinde serbest bırakılabileceği teklifini ilettiği ancak Mursi'nin bunu reddederek, demokratik yollarla göreve geldiğini vurguladığı belirtildi. 

31 Temmuz:

Yüzbinlerce kişi, Kahire'nin yanı sıra 27 kentte düzenlenen gösterilerde darbeyi protesto ederek Mursi'ye destek verdi.

2 Ağustos:

Darbe karşıtları "Darbeye karşı milyonluk" gösteri kapsamında 33 camide başlayan yürüyüşler düzenledi. 

Polis, Kahire'deki 6 Ekim Köprüsü yakınında yer alan Serbest Medya Bölgesi'nde toplanan darbe karşıtı göstericilere göz yaşartıcı gaz bombasıyla müdahale etti.

4 Ağustos:

Mısır'da demokrasi yanlıları, ordunun yönetime el koyması ve Mursi'nin görevden uzaklaştırılmasını protesto etmek amacıyla "Milyonluk Kadir Gecesi" gösterileri çerçevesinde, ülkenin farklı kentlerinde eş zamanlı eylemler düzenledi. 

7 Ağustos:

Geçici Hükümet'in başbakanı Biblavi, Rabiatul Adeviyye ve Nahda meydanlarındaki gösterilere son verilmesi kararından geri adım atılmayacağını bildirdi. Biblavi, düzenlediği basın toplantısında "Gösterilere son verilmesi yönündeki karar, nihai ve üzerinde herkesin mutabık olduğu, vazgeçilmesi söz konusu olmayan bir karardır. Ramazan ayının kutsallığının gözetilmesi nedeniyle söz konusu karar şu ana kadar uygulanmamış, taraflara, durumu gözden geçirmeleri ve polis müdahalesine gerek olmaksızın krizin sonlandırılması için bir fırsat verilmiştir'' dedi.

Ramazan Bayramı 

8-10 Ağustos:

Askeri darbe nedeniyle ramazan ayını meydanlarda geçiren Mısır halkı, bayramı, gösterilerin yapıldığı Rabiatul Adeviyye ve Nahda meydanlarında kutladı.

Bayram namazı öncesinde, görevinden uzaklaştırılan seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin eşi Necla Ali Mahmud, Rabiatul Adeviyye Meydanı'nda bulunan onbinlerce kişiye hitaben bir konuşma yaptı. 

Mısırlı darbe karşıtları 9 Ağustos'u "Darbeyi Yıkma Cuması" ilan ederek, Kahire'nin 28 ayrı camisinde cuma namazı sonrası gösteri yapılan alanlara doğru yürüyüşe geçti.

Olağanüstü hal ve sokağa çıkma yasağı

14 Ağustos:

Güvenlik güçleri, 14 Ağustos'ta demokrasi yanlılarının doldurduğu Rabiatul Adeviyye ve Nahda meydanlarına müdahale etti. Gerçek mermilerin kullanıldığı müdahalede, keskin nişancıların hedef gözeterek ateş açması sonucu darbe yönetimi tarafından gerçekleştirilen ikinci büyük katliam yaşandı.

Müdahalede çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesinin ardından Mısır'da bir ay süreyle olağanüstü hal ve 14 vilayette 19.00 ila 21.00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Mısır Sağlık Bakanlığı, güvenlik güçlerinin darbe karşıtı gösterilere müdahelesi sonucu ülke genelinde ölenlerin sayısının 578'e, yaralıların 4 bin 201'e yükseldiğini duyurdu.

Hürriyet ve Adalet Partisi (HAP) ise ülke genelinde ölü sayısının bini, yaralı sayısının da 10 bini aştığını ifade ederken, İhvan, ölü sayısının 2 bin 600, yaralı sayısını ise 7 bin olduğunu açıkladı.

15 Ağustos:

Güvenlik güçlerinin gerçekleştirdiği katliamdan kaçanların sığınağı olan Rabiatul Adeviyye Meydanı'nın yakınındaki İman Camisi'ne Rabiatul Adeviyye Meydanı'na yapılan müdahalede hayatını kaybeden 310 kişinin cenazesi getirildi.

Mısır güvenlik güçleri, İman Camisi'ni basarak cenazelere el koydu.

 Mısır'da kimliği belirlenemeyen gruplarca, kiliselere, polis merkezlerine, hükümet kurumlarına yönelik saldırılar düzenlendi. Mısır basınında şiddet olaylarının arkasında İhvan olduğu iddia edilirken, bu suçlamalar İhvan tarafından reddedildi. 

16 Ağustos:

Mısır'da göstericilere yönelik katliama tepki amacıyla düzenlenen "Gazap Cuması" eylemlerine, İhvan mensuplarının yanı sıra farklı gruplar da destek verdi.

Askeri darbeyi sonlandırmak üzere yapılan gösteri çağrıları üzerine yüzbinlerce kişi, ülkenin 27 kenti ile 15 büyük ilçesinde gösteri düzenledi. Güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu 81'i Ramses Meydanı'nda olmak üzere, 129 kişi hayatını kaybetti. Ramses Meydanı'nda hayatını kaybedenler ile yaralananlar bölgede bulunan El-Fetih Camisi'ne sevkedildi. Ayrıca emniyet güçlerinin müdahalesinden kaçan göstericiler de camiye sığındı.

Gazeteciler gözaltında

17 Ağustos:

El-Fetih Camisi'ne sığınan 300 kadar gösterici, güvenlik güçleri tarafından zorla çıkarılarak, cami tahliye edildi.

Bölgedeki gelişmeleri takip ederken aynı camiye sığınmak zorunda kalan AA muhabiri Hiba Zekeriya ve TRT muhabiri Metin Turan'ın da aralarında bulunduğu bazı kişiler, tahliye sırasında gözaltına alındı. Zekeriya 8 saat gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldı. 

18 Ağustos:

Haklarında tutuklama kararı çıkarılan darbe karşıtlarının, Kahire'nin kuzeyindeki El-Kalyubiye ilindeki Ebu Zabel Hapishanesi'ne nakli sırasında çıkan olayda güvenlik güçleri nakil arabasının içindeki darbekarşıtlarına göz yaşartıcı gazla müdahale etti. Mısır İçişleri Bakanlığı, 38 kişinin gaz zehirlenmesi sonucu hayatını kaybettiğini belirtirken, ölenlerin yakınları, bazı cesetlerde işkence izleri ve başlarına isabet etmiş kurşunlar görüldüğünü iddia etti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.