Çevremizde üst üste o kadar iğrenç ve ustaca üzerinden geçilip kamufle edilmiş olaylar zuhur ediyor ki saatlerce yazarak anlatarak vermek istediğimiz mesajları ibretlik hikayeler bizden daha iyi anlatıyor.Aslında Yerel Seçimlerle ilgili içerikli birden fazla yazı yazıp belgelerini de alt altına dizmeye niyetim var ama sadece bir analiz yazabildim, veriler ve belgeler çok azla geliyor, düzenleyip yazması kolay olmuyor.
Çünkü o kadar kirli o kadar çetrefilli şeyler olup bitiyor ki,Yerel yönetim birimlerinden devletin ana kademesi ile o kadar rezil ağlar  var  ve bu ağların kurulu bir düzen haline gelmesi yıllarca hatta on yıllarca öncesine dayanıyor,Örneğin,bir  belediye başkanlığını kazanmak için dahi siz ve çevrenizdekiler güç birliği yapıp, milyonlarca lira masraf ediyorsunuz, amacınız, bir hırs, bir ego,bir inat ise, seçim kazanıldığı andan itibaren bir taraftan sevinirken bir diğer taraftan düşünmeye başlarsınız şimdi ne olacak...... seçim öncesi çevrenzie sizi destekleyenlerin yaptıkları masrafları, toplamda kendi cebinizden çıkan parayı, seçim konuşmalarında verdiğiniz vaad'leri,partinizin delegelerine kapalı kapılar ardında verdiğiniz sözleri bir anda düşünmeye başlarsınız, oturduğunuz koltuk için harcanan parayı maaşla falan geri kazanmak mümkün olmadığı için, kazanç kapılarını  sizi maddi gücüyle destekleyen insanlara yahut tepki çekmemesi adına bu insanların çevresinde bulunan çalışanlarına, akraba ve yakın ilişkide olduklarına açmak durumunda kalırsınız.
Bu konuya uygun yaşanmış bir hikaye gönderdi bu gün saygı duyduğum bir büyüğüm
"Bir zamanlar Çin'de bir adam o kadar aç ve bitkin düşmüştü ki, dayanamayıp bir armut çaldı. 
Adamı yakalayıp cezalandırılmak üzere İmparator'un karşısına çıkardılar. 
Hırsız İmparator'u görünce ona şöyle dedi:"Değerli efendim, çok açtım, dayanamadım çaldım ve yedim. Beni affetmeniz için yalvarıyorum. Eğer affedersiniz size paha biçilemez bir armağanım olacak..
"İmparator dudak büker:"Senin gibi birinde paha biçilemez ne olabilir ki?"Hırsız, avucunun içindeki armut çekirdeğini uzatır ve “bu çekirdeği ekerseniz bir gün içinde altın meyveler veren bir ağacın yeşerdiğini göreceksiniz.."İmparator kahkaha atarak; “ek o zaman, altın meyveleri görünce affederim seni.." dedi.
Yoksul adam:"Haşmetlim bu tohumu ben ekemem çünkü İmparator irkildi, suratını astı, bir süre düşündü, sonra hırçın bir sesle;"Ben imparator'um bahçıvan değil. O tohumu başbakana ver eksin de altın meyveleri görelim” dedi. 
Yoksul adam, tohumu başbakana uzatınca başbakan telâşe içersinde İmparator'a dönüp itiraz etti. "Ben ekim biçim işlerinde çok beceriksizim efendim, sihirli tohumu ziyan ederim. Bence bu tohumu hazinadar başı eksin.
”Hazinedar başı da hemen bir bahane buldu ve bu görevi başkasına devretti. Bir bir orada bulunan herkes sudan sebeplerle tohum ekme görevinden kaçındılar. 
Sonra İmparator, doğan sessizliğin içerisinde bir süre düşündü. 
Başı önünde başbakana, hazinedara ve bütün görevlilere dik dik baktı ve “hadi bakalım bu hırsız bahçıvana tohumun nasıl altın meyve verdiğini hep birlikte gösterip sevindirelim." diyerek cebinden bir altın çıkarıp yoksul adamın tutması için attı. 
Herkesin ceplerinden sessiz sedasız birer altın çıkarıp adama vermesini izledi. Sonra da gülerek; “bas git buradan be adam; bugünlük bu ders hepimize yeter” dedi.
Bu hikayenin hiç bir hedefi yok ama bir kısım yönetici'nin de üzerine alması gereken detaylar var, küçük bir örnek vermenin dışında bir niyetim yok,belediyelerde yapılan fuzuli masraflar, diz boyu israflar ve dönen yolsuzluklar şehr'ûl emin olarak hak yoldan ayrılmadan, haksızlığa fırsat vermeden belediyecilik yapmaya çalışan idealist insanları bile zan altında bırakır hale geldi.Belediyeler halktan aldıkları vergilerle halka hizmet eden devletin en önemli kurumlarındandır, oraların birilerinin rant kapısı, geçim kaynağı, arka bahçesi olmamalı. 
Zira "bizden önceki dönemin enkazını devraldık" diyerek kolayca sıyırılınabilecek bir ortam yok artık.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.